Anasayfa BİRGÜN PAZAR Devlete unuttuğunu hatırlatıyoruz: Cinsel istismar suçtur

Devlete unuttuğunu hatırlatıyoruz: Cinsel istismar suçtur

HANDAN KOÇ

Meclis’e sunulması beklenen bir Anayasa değişikliği var ve bunun bir rejim değişikliği teklifi olmasını bekliyoruz. Zaten Meclis seçilmiş vekillerini bile koruyamaz halde. O arada iktidarın kadınlar hakkında nasıl düşündüğünü ortaya seren “ahlaksız bir teklif” meclise geldi.

Hükümet “cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, suça maruz kalan kadın ve çocuk ile failin evlenmesi durumunda cezasızlık öneren bir düzenlemeyi“ Meclis’te onaylatarak yürürlüğe koymak üzere iken gelen itirazlarla küçük bir tökezleme geçirdi. Tasarı iki salı günü tekrar görüşülecek, yasalaşırsa küçük çocuklarla cinsel ilişkiye giren erkekler, bu kız çocukları ile evlenince ceza almaktan kurtuluyor olacaklar. Çocuklara ve kadınlara karşı işlenen suçlara karşı mücadele eden kadın derneklerini arka arkaya kapatan hükümetin,üzerine üstlük tecavüzü meşrulaştıran bir yasa tasarısını acele bir şekilde meclise getirmesi, birikmiş bir kızgınlığı, bu kadar da olmaz diyerek ortaya çıkardı. Bakalım yasa geçecek mi?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı yaptığı açıklamada “Cinsel istismar suçunun evlilik mekanizması ile cezasızlığa bağlanması çalışmaları tarihsel bir utanç olarak kalacaktır. Mor Çatı olarak bu önergeyi gündeme getiren Boşanma Komisyonu üyelerine gönderdiğimiz utanç sertifikasını, yeniden ve bu kez bu önergeyi kabul eden tüm meclis üyelerini de ekleyerek gönderiyoruz!“ ifadelerini kullandı. Başbakan ve Adalet Bakanı gelen tepkiler üzerine konuştular, özürleri kabahatlerinden büyük oldu ve hiç utanmış görünmediler.

Peki,neden utanmıyorlar?
Bana kalırsa, bu soruya cevabı CNN’de katıldığı Neler Oluyor programında Vahdettin İnce verdi. ‘Bizim kültürümüzde reşit olmak ile Avrupa’da reşit olmak aynı değildir. Bizde reşit olmak kız çocuğu için muayyen halleridir, erkek çocuğu için ihtilam durumudur. Toplum değerlerini göz önünde bulunduracaksan yasayı buna göre kurarsın. Buna pedofili diyemezsiniz ‘ dedi, diyebildi. Çünkü onların kültüründe bu var. Çünkü Türkiye’de egemen Sünni kültürün rehber kitaplarında bunlar yazıyor. Onlar ilk adet kanamasını geçirmiş yani 11 yaşındaki bir kız çocuğunu evlenme yaşına gelmiş görüyor ve tesettüre girmesini o yüzden istiyorlar. Vahdettin İnce Kürt kökenli İslami bilimler okumuş kendine güvenli bir erkek. Dilerim onun ve düşünce arkadaşlarının kendine güvenini bozmak biz kadınların elinden olur.
Günümüzde muteber bir İslam âlimi olarak görülen HayreddinKaraman’ın neden erkeklerin çok eşli olmasına İslam’da izin olduğunu izah ederken kullandığı bir açıklama var. Doğal olanın her erkeğin iki eşi olması olduğu iddia ediliyor. Bu paragrafı da bu vesile bu kültürün parlak bir örneği olarak aktarmak istiyorum:


“Fizyolojik ve psikolojik olarak evliliğe hazır hale gelme bakımından kadınların önceliği vardır; sıcak bölgelerde kızlar dokuz yaşında bu olgunluğa erişirken erkeklerin onaltı yaşlarını beklemeleri gerekmektedir. Belli bir yılda onaltı yaşına girmiş bin erkek ve dokuz yaşına girmiş bin kız olsa, kanunî evlenme çağı olan yirmi beş yaşa kadar erkeklerden on nesil, kızlardan ise onbeş nesil biyolojik olarak evlenmeye hazır hale gelmiş olacaklardır, bu takdirde biyolojik büluğ bakımından kızların sayısı -farazî olarak- erkeklerinkinin iki katına da çıkabilecektir; bu vakıa, tabiat eliyle (sünnetullah gereği) bir erkeğe iki kızın hazırlanmasını ifade eder. “

Seçeneklerimiz
Türkiye de şu anda hala yürürlükte olan bir medeni yasa var. Bu yasa seküler, laik bir yasa . Ama kadınların mücadelesi ile toplumsal cinsiyet eşitliği gözeten düzenlemeler yapılmasa son derece cinsiyetçi bir yasa olarak kalacaktı. Öyle ki mesela evli bir kadın çalışmak için kocasından izin almak zorundaydı. Medeni kanunda kadınlar lehine yapılan düzenlemelere direnç dinden değil ,erkek egemenlerden geldi, hala da geliyor. Bunu bir tarafa koymak lazım. Öte yandan ben toplumumuzda son derece etkili , “paralel” sıfatını hak eden bir İslami medeni yasanın da adeta yürürlükte olduğunu görüyorum. Bu değerlerin aile yaşantısına çeşitli tarikatlar eli ile yön veren kurallar bütünü olarak etkili olduğunu düşünüyorum. Bu kurallar manzumesine bağlı olan, böyle yaşanmasını isteyen kadın ve erkekler var. Burada söz konusu olan tercih yaşam tarzı değil daha kapsayıcı felsefi- toplumsal idealler bence.

Bu anlamda gelecek açısından içinde yaşadığımız bu adı konmamış çok hukukluluğu reddedip etmemek seçenekleri ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Politik olarak İslami hukuk önerilerini reddetmeyi savunuyor muyuz, savunmuyor muyuz? Yetkimiz olsa yasaklar mıyız, yasaklamaz mıyız? Bence tek ve laik, dinsel düşünceden arındırılmış, kadın erkek eşitliğinden geri gitmesi söz konusu olmayan bir hukuk sistemimiz olmasını net bir şekilde savunmadan kadınlar olarak geleceğimizi kurmamız mümkün görünmüyor. Çünkü Vahdettin Bey’in deyimi ile bu “kültür“ kadınların son otuz yılda elde ettiği özgürlüklere karşı kinlenen erkeklere güç veriyor, onların reaksiyonunu örgütlüyor, kadınların itaatini sağlıyor.

Türkiye’nin her yerinde, kadınları güçsüz, parasız, hayalsiz, geleceksiz bırakan, kolunu kanadını kıran, bedenini aile mülkü, vücudunu haz ve günah yuvası olarak tanımlayan yazılı, yazısız erkek egemen kanunlara karşı gözü açılmış kadınlar var. Ülkeyi yönetenler ise kendi ayaklarımız üstünde durmamıza destek olan yasaları etkisiz kılmaya niyetli. Tüm dünyada kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesi sonucu oluşmuş ve bizim de ülke olarak imzaladığımız kadınları güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası sözleşmeler var. Bunlara uymak yerine, bizi bunlardan da etmek istiyorlar. Son günlerde hükümetin kadın ve çocuk hakları savunucusu pek çok derneği kapatmış olması bu anlamda hiç boşuna değil.

Ben Vahdettin İnce ve onun gibi düşünenler yazanlar cezalandırılsın istiyorum. “Paralel“ dinsel hukuk veya hukuklar istemiyorum. Karşımızda köklü bir düşünce ve inanç sistematiği görüyorum. Aman vermeyelim diyorum. Görünen o ki onbir yaşında istismara uğrayan, bir kız çocuğunun rızasından bahsedebilen Bekir Bozdağ gibi politikacıları, ya durduracağız, ya durduracağız yoksa durmayacaklar.

- Reklam -

SON HABERLER

Eyüp Dal işe alınmadığı için belediye önünde kendisini yakarak hayatını kaybetti

Antep'te uzun süreden beri işsiz olan ve başvurduğu iş yerlerinden olumsuz yanıt...

CHP’den Ziya Selçuk’a çağrı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, liselere yeni eğitim modeline ilişkin Milli...

ABD’nin Çin saldırganlığı sürüyor: Trump ‘ticaret savaşı’ndan oldukça mutlu

ABD'nin Çin'e ticaret ambargoları getirdiği, Güney Çin Denizi'ne savaş gemisi gönderdiği süreç...

Huawei: Kullanıcılara hizmet sağlamaya devam edeceğiz

Huawei, Google'nin erişim kısıtlama kararı sonrası açıklama yaparak kullanıcılarına güvenlik güncellemeleri ve...

Hastasının peçesini kaldırmasını isteyen doktora soruşturma

İngiltere’de muayene sırasında hastasının peçesini kaldırmasını isteyen doktor hakkında soruşturma açıldı.

HDP Grup Başkanvekili: Kürtlerin durumu iktidara göre değişiklik arz etmez

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, "İstanbul seçimlerinde Kürtlerin ne yapacağı tartışılıyor. Kürtler,...

Geleneksel uçurtma şenliği, 26 Mayıs’ta Çaycuma’da

Zonguldak'ın Çaycuma İlçesinde her yıl düzenlenen uçurtma şenliği pazar günü çocuklarla buluşacak....

Bir kadın daha boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürüldü!

Diyarbakır’da Müzeyyen Boylu Issı, boşanma aşamasında olduğu Mesut Issı tarafından 14 el...

Çin’den ABD’ye ‘provokasyona son ver’ çağrısı

Çin, ABD donanmasına bağlı bir destroyerin Güney Çin Denizi’nde hak iddia ettiği...

3 yaşındaki Nurcan, toprağa verildi

Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Ortakale köyündeki evlerinin önünden kaybolduktan 8 gün sonra...

Sonraki haber