Devleti zarara uğratmış
KORKUT BORATAV KORKUT BORATAV
Doktor Naki Bulut… Dört yıl TTB Yüksek Onur

Doktor Naki Bulut…
Dört yıl TTB Yüksek Onur Kurulu üyeliği yapmıştı… Şimdilerde Muğla Tabip Odası Başkanı.
Halim selim, efendiden, kibar bir insan bilirdim, doğrusu.
Meğersem öyle değilmiş.
Acayip suçluymuş…
Devleti tam on dokuz lira yirmi kuruş zarara uğratmış!
• • •
Devlet Hastanesi’nin cerrahi polikliniğinde çalışırken… Muğla E Tipi Cezaevi’nden hasta getirmişler.
Jandarma ve infaz koruma memurları hükümlüye öyle ihtimam gösteriyorlarmış ki… Muayene sırasında da yalnız bırakmak istememişler.
Bizim Naki’de de serde TTB’lilik var ya…
“Muayene sırasında odada bulunmanız hasta mahremiyetine aykırı… Dışarı çıkmazsanız hastayı muayene etmem” demiş.
Bunun üzerine geri götürmüşler hastayı… Ertesi gün de tekrar getirip başka bir doktora muayene ettirmişler.
• • •
Sonra da oturup hesaplamışlar.
Cezaevinden hastaneye gidiş geliş on altı kilometre… Kilometrede altmış kuruştan… Toplam dokuz lira altmış kuruş…
Bir dokuz lira altmış kuruş da aracın amortisman bedeli…
Etti mi on dokuz lira yirmi kuruş?
Savcı soruşturmayı açmış Naki’ye… Devleti zarara uğrattı diye.
• • •
Soruşturmanın dayanağı… Adalet, içişleri ve Sağlık Bakanlıkları’nın 2003 yılında aralarında imzaladıkları “Üçlü Protokol”muş.
Protokole göre…
Tutuklu ve hükümlülerin muayenesi sırasında… Muayene odası muhafazalı ise, eğer… Jandarma kapının dışında bekleyecekmiş.
Yok, muhafazalı değilse… Odanın içinde bekleyecek ama… Doktorla hasta arasında geçen konuşmaları duymayacak bir uzaklıkta duracakmış.
Hepi topu sekiz on metrekarelik muayene odasına giren jandarma bu işi nasıl becerecekmiş… Yoksa hastayla doktor burunlarının dibindeki jandarma duymasın diye aralarında sessiz sinemacılık mı oynayacakmış ayrı mesele…
Bu hüküm “normal” tutuklu ve hükümlüler için geçerliymiş.
• • •
Eğer hasta, Terörle Mücadele ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamında tutuklu veya hükümlüyse… Ve dahi erkekse…
Muayene odası muhafazalı olsa da olmasa da… Jandarma cumburlop girecekmiş odaya.
Hiç gaspçının hemoroidiyle teröristin hemoroidi… Rüşvetçinin prostatıyla çetecinin prostatı bir olur muymuş?
Olmazmış tabii ki.
Naki işte onu bilememiş… Tıp fakültesinde öğretmemişler, zahar.
• • •
Bizim Naki…
“Hekimlik mesleğinin nasıl yürütüleceği, ulusal sağlık mevzuatında, TTB Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nda, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nde, Hasta Hakları Yönetmeliği’nde, Uluslararası Sözleşmelerde, istanbul Protokolü’nde ve Dünya Tabipler Birliği Bildirgeleri’nde tanımlanmıştır.
Hekimler hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate almadan mesleklerini yürütmek zorundadır.
Tutuklu ve hükümlülerin muayenesi de öteki hastalarınki gibi, kişilik haklarına saygılı, hekimlik sanatını uygulamaya elverişli koşullarda yapılmalı ve onların gizlilik hakları korunmalıdır” filan diyerekten aslanlar gibi savunuyormuş kendini de…
Ben neyi merak ettim, biliyor musunuz?
• • •
Hani kırk gün sonra Anayasa değişiklikleri için referandum yapılacak da…
Damardan “Evet” demeye cesaret edemeyen bazıları… “Yetmez ama Evet”  diyorlar ya…
Ben de iğvalarına uyup “Evet” desem…
Bizim Naki, hiç olmazsa… On dokuz lira yirmi kuruş ceza ödemekten kurtulur mu acaba?
Yoksam ona da mı yetmez?
O zaman hiç almıyiim, daha iyi.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız