Devletin kültür sanat işlerini bütün gücüyle desteklemesi şart
07.12.2017 09:21 KÜLTÜR SANAT

BURAK ABATAY @abatayburak

Kültür ekonomisi ya da bilinen diğer adıyla kreatif ekonomi bugün küresel çapta harcamaların ya da kazançların büyük kalemlerinden bir tanesi. Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’in derlediği kitapla Türkiye’de kültür ekonomisi sektörüne ilişkin çarpıcı verileri düzenli ve sistemli bir şekilde bir kitapta toplamış durumda.

Kaynak Yayınları tarafından basılan kitapta Şen, Türkiye’deki çarpıcı verilerin uluslararası örneklerle karşılaytırması sonucu, AB üyeliği sürecinde Türkiye’de sektörün geliştirilebilmesi için karar vericilere öneriler de sunuluyor. Prof. Dr. Şen ile kitabı ve Türkiye’deki kültür ekonomisini konuştuk.

»Türkiye’de kültür ekonomisini ölçümlendirmek neden bu kadar zor?
Türkiye’de kültür ekonomisinin herhangi bir metodolojisi bugüne kadar yapılmamış. Daha açıkçası bu konuda araştırma yapılmaya teşebbüs edilmemiş. Bu açıdan biz vakıf olarak Avrupa Birliği ülkelerinde, başta Almanya olmak üzere bu metadolojiyi belirli ölçüde üstlendik. Almanya’da 43 alt sektörde yapılan araştırmayı biz 13 ana sektör ve 53 alt sektörde ölçümledik. Bu da hakikaten sonuçların başarılı çıkmasına büyük ölçüde etkili oldu.

»Avrupalı devletlerin özel teşebbüslere verdiği, Türkiye’de ise devletin vermediği desteği görüyoruz kitapta. Türkiye’de o yüzden mi ağır aksak gidiyor işler?
Türkiye’de devletin kültüre yeterince destek vermediğini görüyoruz. Avrupa Birliği’ne giden yolda 25 AB ülkesinde kültür ekonomisi ölçülürken, bizde bu konuda devlet destekli bir çalışma bulunmuyor. Bunun değişmesi şart. Bu bilinci sağlamak için bu araştırmadan sonra Türkiye’de Kültür Ekonomisi Araştırmalar Danışma Kurulu’nu kurduk.

»Mesela İKSV’nin devletten 2011’de 2 milyon TL mali destek alması ancak buna karşılık 4.7 milyon TL vergi vermesi özel teşebbüsleri ne kadar sürdürülebilir kılıyor?
Tekfen Vakfı ile birlikte bundan sonra bu çalışmalara çeki düzen vereceğiz. Devletin en azından kültüre getirilen vergilendirmeleri en alt düzeye düşürmesi lazım. Bunu yapmadığınız takdirde Türkiye’de kültüre yapılan yatırımların artmasını bekleyemeyiz.

»Büyük holdinglerin kültür sanata verdiği çok büyük bir destek var. Kültür sanat, burjuvazi için bir prestij ya da kâr kapısı mı?
Büyük holdinglerin bazıları ciddi bir şekilde buna destek veriyor. Bunların başında Borusan Holding, İş Bankası, Koç Holding gibi kurumlar geliyor. Tekfen’i de bu gruba dahil edebiliriz.

»Küresel şirketler için Türkiye’de kültür ekonomisi güvenilir bir şey mi?
Türkiye küresel şirketler için kültür ekonomisi açısından güvenilir bir ülke olarak görülmeli. Türkiye’de büyük bir kültür açlığı var. Küresel şirketlerin burada yapacağı etkinliklere talep büyük olur. Baktığınız zaman Türkiye’de belirli sınıfların kültüre çok ciddi bir para harcadığı görülüyor. Bazı konserlerde fiyatlar 400 TL’ye kadar çıkıyor. Bu açıdan kültür ekonomisine yurtdışı kuruluşlar ilgi göstermeli. Bunun için STK’ler ve devlet ciddi tanıtım yapmalı.

»Dizi ihraç etmek nicelik anlamında ya da nitelik anlamında sektörel bir başarı mıdır?
Dizi ihraç etmeye baktığınız zaman, ilk olarak nicelik açısından Türkiye’nin büyük bir aşama içine girdiğini görüyoruz. Bugün 130 ülkeye Türkiye az veya çok dizi ihraç etmektedir. Dizilerden gelen para neredeyse tekstil ihracatımıza yaklaşmış bir durumdadır. Özellikle Orta Asya, Orta Doğu, Balkanlar dizi ihracatının hedef ülkeleridir. Bundan sonra diziler konusunda AB ülkeleri ve özellikle gelişmiş ülkeler hedef alınmalıdır. Nitelik açısından ülkelere göre durum değişmektedir. Nitelikli dizileri alan ülkelerin sayısı fazla değildir. Fakat diziyi özellikle eğlence aracı olarak gören ülkelere bu satış artmaktadır. Dizi sektöründeki bu gelişmeler Türkiye için önemlidir. Türkiye iki kültür değerini yavaş yavaş dünyaya kabul ettirmeye başlamıştır. ABD’den sonra en fazla dizi ihraç eden ülke konumunda Türkiye vardır. Aynı zamanda Türk popu da, Çin’den Moğalistan’a, Makendonya’ya kadar duyulan ve zevkle dinlenen sektör haline gelmiş durumdadır.