Anasayfa BİRGÜN PAZAR Domates, biber ve mermi

Domates, biber ve mermi

Saraya koşturup, sansür gelirse gelsin, paramız arttı ya diye teşekkür kuyruğunu girdiler yahu, utanmayı bilmeyene, utanç nedir anlatılır mı? Ohhh, mis gibi sansür kurulumuz oldu, yarasın! Bize film seçerler, yüksek müsaadeleriyle seyrederiz artık!

ALPER TURGUT

Yerel seçim goygoyu çoktan başladı, ortak bilinç, ortak erinç, ortak direnç ne gezer, herkes yine ve yeniden kendi penceresinden saydırıp duruyor, tanımsız bir ruh haliyle. Takım tutar gibi parti tutmak, adaya değil, örgütüne bakmak, ezberini bozmaya yanaşmadan, yanlışa yanlış katmak, hep bizde, maşallah! Hep böyle gelmiş, böyle gider demekten, en nihayetinde sıkılır insan, ancak sayın halkımız, bırakın söylenceyi, yaşamaktan bile sıkılmıyor. Bu kahredici tekdüzelik, kesinlikle yormuyor, farklı bir şey olması ihtimali dahi, resmen korkutuyor. Yahu bırakın, değişsin bazı şeyler, hayata bir parça renk gelsin. Ama yok, illa yerimizde sayacağız, seçeneklerden kaçacağız, illa.

Elma ve armudu karıştırmak misali gibi, genel ile yereli karşılaştırmak, tastamam. Güvenebileceğiniz, o başarır, o alnın akıyla çıkar diyebileceğiniz insanları seçmek varken, parti liderlerinin işaret ettiği adaylara yüklenmek, oldukça tuhaf değil mi? Memleketteki biricik tartışma, tekrar o az yer, bu çok götürür olursa, zaten vay halimize. Bu aşırır, ama bir kısmını paylaşır, bu cukkalar, lakin bizdendir demek, yolsuzluğa kılıf uydurmak değilse, harbiden nedir? Bu asla çarpmaz, çırpmaz, başkalarının hakkına dokunmaz diyebileceğimiz insan mı kalmadı memlekette? Çok yazık, çok!

Domatesi değil, mermiyi konuşmamız gerektiğini, askeri harcamalar için kemeri sıkmamızın lazım geldiğini anlatıyorlar, şimdi yerel seçimin, kurşunla ne alakasının olduğunu, ele ele verip çözmeye mi girişsek, bilemedim. Ya da şarkı söyleyelim hep birlikte; “Domates, biber, patlıcannnnn” diye. Haaa göğe yükselen kibirli binalardan da bahis açıyorlar ya, aslında bu mevzu uyar, sevgili arkadaşlar, niye gökdelen dikiyorsunuz, kafanıza göre, çok ayıp ediyorsunuz, lütfen kentlerimizi sevelim, dikeye değil, yataya yönelelim, çünkü patron kızıyor. Beton iktidarı kurup, neticeye köpürmek, şaka gibi.

Son yılların cazibe merkezi Kadıköy’ün tam ortasında oturunca, trend denen şeyin ne olduğunu iyice kavrayabildim. Çikolatacılar bir süredir modaydı, şimdi sırada lokmacılar var. Halkımız, lokmacı önünde dev kuyruklar oluşturuyor, sonra ertesi gün, yakın bir sokakta hopppp başka bir lokmacı daha açılmış, alan memnun, satan memnunsa, sorun da yok. Tüketim toplumuna bağlamayacağım meseleyi, sonuçta gençler, ağzının tadını biliyor deyip, geçeriz, o kadar. Anlatmak istediğim şey, Kadıköy’de hem seküler mutlu hem de muhafazakâr.

Görüyorum, izliyorum, muhafazakâr semtlerden tek tek veya topluca gelen gençler, cıvıl cıvıl sokaklara akıyorlar, içki içmiyorlar belki, çikolata, lokma, kahve, çay işte, her neyse. Muhalle baskısı yok, karışan yok, kendi çevrelerinden daha rahat ve huzurlular, demek ki, gençlerin kendilerini daha özgür ve daha mutlu hissedecekleri, birlikte yaşayabilecekleri alanları çoğaltmak, herkesin görevi ve önceliği olmalı, yerel seçim denen şeyde kenetlenebilmek, bu yüzden zaruri. Şimdi kayıkçı kavgalarına son verip, bir yere bağlanmayacak, boş tartışmaları bitirip, ortak hedeflere yönelmek zamanıdır. Beyoğlu’nu eski ruhuna kavuşturmak için, misal Alper Taş’ı tartışmak yerine, ona destek olmak, çok mu zor? Kazandığını düşünün, İstiklal Caddesi ve Taksim, güzellikler içerisinde dönmez mi geri? Tam da bu yüzden, hak arayışlarında, hep yanı başımızda olanları seçmenin önemi ve değeri büyük!

Kadıköy’ün CHP’li belediye başkan adayı avukat Şerdil Dara Odabaşı’na yönelik karalama kampanyası da son derece çirkin, biri Urfalı bu diyor, diğeri daha da fena Siverekliymiş diyor, öteki aaa resmen Kürt bu diyor, bir başkası HDP’yi destekleyen tivik atmış diyor, diyor da diyor. Hayatımda CHP’ye oy atmış değilim, zaten son yıllarda rey işine girdim, sandık da sandık diye tutturunca erk cenahı. Bu kez, gönül rahatlığıyla gidip oyumu Şerdil’e atacağım, sordum soruşturdum, işinde de gündelik hayatında da iyidir dediler, bana kâfi. Yıl olmuş 2019, hala şu buralı, bu şu milletten denir mi, Londra kendine Müslüman belediye başkanı seçerken, ötekini kucaklamayı bilirken, biz neyin peşindeyiz? Yolsuzluk varsa yüklen, haksızlık varsa yüklen, ihlaller varsa yüklen, ihmaller varsa yüklen, suç varsa yüklen, anlarım. Ama ötesi, beni baskı görenle dayanışma duygusuna itiyor, sonrası fasa fiso.

Sinemada sansürün kanunlaşmasını yazacaktım aslında, lakin bir avuç duyarlı sinemasever dışında, ahalinin pek de umurunda değil mesele, varsa yoksa komedi filmi gelsin, kıkır kıkır gülelim, gerisi hikâye. Sektörün içerisindeki çoğu insan bile sessizken, tepki göstermeye, hatta tek bir laf etmeye çekinirken, genel izleyiciyi niye ırgalasın ki mevzu? Saraya koşturup, sansür gelirse gelsin, paramız arttı ya diye teşekkür kuyruğunu girdiler yahu, utanmayı bilmeyene, utanç nedir anlatılır mı? Ohhh, mis gibi sansür kurulumuz oldu, yarasın! Bize film seçerler, yüksek müsaadeleriyle seyrederiz artık!

Meksikalı meşhur uyuşturucu baronu Joaquín Guzmán’ı anlatan El Chapo (Bücür) dizisinde, bir sahne vardı, işte yıl bilmem kaç, seçim var, dürüst ve ilkeli sol aday yükseltince oyları, çeşitli ayak oyunları başladı anında, onu da beceremeyince sağ çevre, hoppp gittiler, sandıktan oy çaldılar ve kıl payı kazandılar. Meksika’da da olsa veya dünyanın bambaşka bir yerinde, sağcıların, sandık sevgisi hemen kendini belli ediyor. Sandığı o denli çok seviyorlar ki, hep beslemek istiyorlar, baktılar doymuyor sandık canavarı, tıka basa doyuruyorlar, pardon dolduruyorlar. Evet, sol için beceriksiz denebilir, parça parça denebilir, kafa çalıştığı için odaklanamıyorlar da denebilir, ancak sandıkta oynuyorlar, insanların oylarına göz dikiyorlar denmez, denemez. Sol, bu vicdansızlığı kabul etmez.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,467AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Galatasaray’ın yeni transferi İstanbul’da

Spor Toto Süper Lig takımlarından Galatasaray’ın yeni transferi Jean Michael Seri İstanbul’a...

Galatasaray’ın yeni transferi Jimmy Durmaz cinsiyet ayrımcılığına karşı: Futbol oynayan kadınları desteklemeye devam edeceğim

Galatasaray’ın yeni transferi İsveçli oyuncu Jimmy Durmaz, sarı-kırmızılı ekibin kamp yaptığı Avusturya’da...

Yargıtay’dan Cumhuriyet gazetesi davasında beraat talebi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet gazetesi yazarlarıyla ilgili davaya ilişkin görüşünü tamamladı. Tebliğnamede,...

Adana’da 5 bin 400 litre sahte içki ele geçirildi

Adana'da polis, sahte içki üretilen depoya yaptığı baskında piyasaya sürülmek üzere olan...

Telefon hakkı ‘aileye saygı’

Anayasa Mahkemesi (AYM), hükümlü Ümit Balaban’ın kızıyla hafta içi telefon görüşmesi yapamadığı...

ABD’de göçmen merkezinde oğlu tutulan kadına cinsel saldırı

ABD'de göçmenlere dönük kötü muamele artarak sürüyor. Bir sınır güvenliği yetkilisinin oğlu...

AKP medreselere yasal statü vermeye hazırlanıyor

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçim öncesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Doğu ve...

ABD İran’a karşı Suudi Arabistan’a yüzlerce asker gönderebilir

İran'la gerilimi tırmandıran Trump yönetiminin yüzlerce askeri Suudi Arabistan'a göndermeye hazırlandığı belirtildi. 

Hindistan’daki selde ölü sayısı 109’a çıktı

Hindistan'ın doğu ve kuzeydoğusunda son günlerde etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sellerde...

HDP’den 5 kentte miting kararı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Sezai Temelli başkanlığında toplanan Parti...

Sonraki haber