Durulmuş ruhun şiirleri
04.12.2016 08:02 YAŞAM

NAZLI YILDIRIM

Şiire adanmış bir hayat; Süreyya Aylin Antmen… Onu, ‘hayatını şiire adamış kadın’ olarak betimlemek yanlış olmayacaktır. Dile kolay, şiirle yürünmüş 22 yıllık bir yol…

Antmen’in Şair kimliği her ne kadar öne çıksa da editör ve yayın yönetmeni tarafını da biliyoruz. Şiirleri ve yazıları şimdiye dek Şiir Ülkesi, Patika, Öteki-siz, Damar, NO Edebiyat, Cumhuriyet Kitap, Varlık, Özgür Edebiyat ve Şiirden gibi pek çok dergide yayımlandı. Onu özel yapan yanlardan belki de en önemlisi şiirlerinin İngilizce dışında, Zazaca, Urduca ve Kürtçe’ye de çevrilmiş olması.

Süreyya Aylin Antmen, Sonsuzluğa Kiracı adlı şiir kitabının ardından Geceyle Bir ile çıkageldi yeniden. Biz de kendisiyle, hem yeni kitabını hem de şiiri şiirini ve edebiyatı konuştuk.

» Beş yıllık aranın ardından geldi ‘Geceyle Bir’ adlı kitabınız. Kitabı biraz anlatır mısınız?
Sonsuzluğa Kiracı"dan sonra daha bir durulmuş olan ruhun, kendi içerisinde pek çok sıkıntıya karşı duran zorlu bir sürecin şiirleri "Geceyle Bir". Kalbin ve zihnin ortaklaşa verdiği bir savaşın, yakıcı reddedişin; duyulan özlemlerin, acının ve arzunun tortusu vardı, kalbin ateşe verdiği bir ruhta sanırım yalnızca bu tortuyu havalandırmış oldum ve şiirler birbirinin peşisıra geldiler. Bazen boşlukla biçimlenmiş acı verici bir sessizlik, bazense yükseklerde ve aşağılarda yaşam ateşini arayan bir doluluk eşlik etti şiire. Göklerde, kalpte başlayan bir ateşin yankılarını aradım. Ne olursa olsun yaşamın, bir kez olsun yitirmişlerin kazandığı bir savaş olduğunu belleğin derinliklerinden bu ateşin yankılarıyla çıkarmaya çalıştım.

» Her şairin şiirlerini beslediği bir öz vardır. Sizin şiirlerinizin özü nedir?
Benim şiirim sırtını yaşama yaslıyor, var olma gücünü yaşamın getirdiği hezimetlerden ve zaferlerden alıyor. Gerçekle yüzleşmek, başkalarının iç sınırlarına temas edebilmek ve bütün sınırları ortadan kaldırabilmek için bildiği en sahici yol bu.

» Kitaplarınızdaki imgelerinize nasıl yaklaşmalıyız?
"Sonsuzluğa Kiracı"da biraz daha yasına dönmüş bir dil vardı. Oğula, terden yapılmış bir kemiğin kırılışına, kırgınlık olarak var olmaya mahkûm şeylere odaklanıyor; bir şeyi kavramaya en yakın olduğumuz an aslında her şeyin sonsuza dek yitirilmiş olduğunu söylüyordu. "Geceyle Bir"de ise artık yasını toplamış, savaşı kaybettiğine inandığı yerde verdiği bütün savaşları kazanmış insanların ortak sesi var. En azından seslerin ortak bir sese dönüşebilmesini ümit ediyorum.

» Şiirin belirleyicisi sizce nedir?
Şiirin belirleyicisi; olan şeylerin ve olmayanların varlığıdır. Ve bilakis olmayan olandan daha çok hissedilir, daha keskin ve yaralayıcıdır. Olmayana karşı var ederiz ruhun kaygısını, kalbin isteğini, vicdan ve bellek de bize her aşamada hakkaniyetli bir dost olarak eşlik eder.

» Mütevazı ve gözden uzak bir yaşantınız var. Bir okur olarak gelecek çalışmalarınızı merak ediyoruz, biraz söz eder misiniz?
Yirmi iki yıldır şiirle yol alıyorum, 2004'ten bu yana uzun süre düzenli olarak dergilerde göründüm, geçen ayki istisnayı saymazsak sanırım üç yıla yakın bir süredir de dergilerden çekilmiş durumdayım. Tek şiir yayımladığım Özgür Edebiyat Dergisi'nin tadında bırakmaya karar verişinin de bunda etkisi oldu. Her zaman içimdeki sese kulak vererek hareket ettim. Yine içimdeki sesi dinleyerek şiirlerimi yalnızca bir kitapla bir araya getirmeye karar verdim, bundan sonrası için de aynı şekilde yol almayı düşünüyorum.

Öte yandan dergilerin genç şairler için, şiirin üzerinde sabırla ve özenle durmak gerekliliğini söyleyen yol gösterici bir işlevi vardır. Benim açımdan tek bir yol gösterici kaldı, o da şiirin kendisi.

"Geceyle Bir"in yayımlanması üç yıla yakın bir zaman aldı, Ve Yayınevi'yle yolumuz kesişene kadar o arada üçüncü kitabımın şiirleri de yarı yarıya tamamlanmıştı. Halen üzerinde çalıştığım bu dosyanın çok kısa bir süre içerisinde, tahminen iki yıl içinde kitaplaşacağını söyleyebilirim. Bununla birlikte yürüyen -şiir dışında- iki ayrı çalışmam daha var. Onları da yakın bir zamanda tamamlayabilmeyi umuyorum.