Düşmanlık ölüm getirir
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul’daki bir iftarda çok ilginç açıklamalarda bulunmuş

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul’daki bir iftarda çok ilginç açıklamalarda bulunmuş. Aslında ilginç demek hayretin ifadesi. Söylediklarine dikkatle bakınca, AKP hükümetinin yarattığı vahşetin itirafı görülüyor. Diyor ki; “Genç kızlarımızla IŞİD sosyal medyadan ilişki kuruyor. Oraya geçip birlikte cinayet işliyorlar. Kafa kesmek için bu örgüte katılanlar var.”
•  •  •
Toplumu ötekileştirmek, ayrıştırmak ve çatıştırmak için 12 yıldır çaba sarf eden, insanların arasına hiç durmadan düşmanlık sokan zihniyetin ortaya çıkardığı son görüntü. “Kindar ve dindar gençlik” yetiştirmek arzusu, sonunda Türkiye’de böyle bir karakter yarattı. Mezhepsel farklılıklara olan düşmanlığı körükleyen bu zorlama çaba, Anadolu kültürüne uymayan bir sonuç çıkardı. Hoşgörünün, adaletin, insan sevgisinin hâkim olduğu bu topraklarda bugün, fesat, riya ve kin duyguları öne çıkarılıyor. Öyle ki; işi kafa kesmeye kadar taşıyan kişilikler yaratılıyor.
•  •  •
Müslüman’ın Müslüman’a olan zalimliği, şimdilik yurtdışında sürüyor. Irak ve Suriye’de yangın var. Cehennem savaşı devam ediyor. İnsanların kafasını uçurmalar, kalbini çıkarmalar, ciğerini yemeler, oralarda yapılıyor. Hemen güneyimizde kitlesel ölümlere neden olan mezhep savaşlarının arkasında AKP ve RTE’nin katkısı olduğu artık saklanamıyor. Emperyal güçler adına BOP Eşbaşkanı olarak sürdürdüğü icraatlar, sonunda dönüp dolaşıp bizi vurmaya başladı.
•  •  •
Erdoğan ve AKP, ABD’nin Irak işgalini sonuna kadar desteklemişti. Meclis’te baskı uygulamasına rağmen bazı AKP’li milletvekilleri “1 Mart tezkeresine” oy vermedi. Yapılan oylamaya 533 milletvekili katılmıştı. 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen 268 salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı. Erdoğan, işgalci güçlere verdiği sözü yerine getiremedi. Bu nedenle ABD’den epey zılgıt yedi. Türkiye’nin saygınlığını ve güvenini sarsma pahasına daha sonra, o güçlerin istediği her şeyi verdi. Hava sahasını açtı. İncirlik’ten binlerce defa havalanan uçaklar, günlerce Irak’ı bombaladı. Yüz binlerce insanı öldürdü. BOP Başkanı olarak kılı bile kıpırdamadı.
Bir milyondan fazla insan Irak’ta katledildi. Kadınlara kızlara tecavüz edildi. İnsanlar yersiz yurtsuz kaldılar. Her anlamda müthiş bir terör yaşandı. Ayrışmış toplumlar, ırk ve mezhep farklılığından parçalanmış insanlar. Sadece ölümün yollarda kol gezdiği, hiçbir güvenliğin kalmadığı fiilen bölünmüş bir ülke haline geldi Irak.
Türkiye Irak’la kavgalı. Haşimi-Maliki savaşında ve çıkan her iç çatışmada, taraf. Orada akan kan sınırlarımıza doğru yaklaşıyor. Cahil kaprisiyle, Şii’leri dışlayan, radikal İslamı kışkırtan bir politika, Türkiye’nin güvenliğini de sarsıyor.
•  •  •
Takvimden bir yaprak düşelim: Irak’ta vahşet soykırıma dönüştüğü sırada Erdoğan, Hamas’ı desteklediğini açıklamıştı. ABD küplere bindi. Çünkü 1 Mart tezkeresinden sonra yeni bir gaf daha yapıyordu. BOP Eşbaşkanlığı’nı filan dinlemedi. Erdoğan’ın Bush yönetimiyle ilişkileri kötüye gidince danışmanı Cüneyt Zapsu’yu acele Washington’a gönderdi. Zapsu, “American Enterprise İnstitute” adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, şöyle demişti!; “Sömürmek (exploit) kötü bir kelime ama kullanmak (use)o kadar değil. Bu adamdan yararlanın. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine, onu kullanın. Bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur!”
•  •  •
ABD Erdoğan’ı kullanmaya başladı. Suriye ile dost, Esad’la kanka olan, “ŞAMGEN’i kurmayı hedefleyen, Halep-Gaziantep demiryolunu yapan, ortak bakanlar kurulunu toplayan Erdoğan, birden Esad’a düşman, Suriye’ye de savaş açacak hale geldi. Esad muhaliflerini Türkiye’de topladı, eğitti, silah verdi, yüz binlerce insanın ölümüne neden olmaya devam etti. Suriye’nin ateş topuna çevrilmesinde etkin rol oynadı.
Suriye kapısı kapandı.Ekonomi felç oldu. Gümrük kapılarında bombalar patladı. Reyhanlı’da terörün patlattığı 2 bomba ile 53 yurttaşımız öldü. İslam teröristleri Suriye’yi kan gölüne çevirdi. El Kaide, El Nusra ve diğerleri sivil çocukları, kadınları katletti.
•  •  •
Şimdi IŞİD!.. Irak Şam İslam Devleti’ni kurmak için kafa kesiyor. İktidarın desteğini alan, Başbakan’ın bir türlü teröristler diyemediği bu caniler, kafalarına silah dayayarak bir anda bin700 polis ve askeri, sırf Şii oldukları için, hunharca öldürdüler. AKP hükümetinden tek bir ses çıkmadı.
AKP, Ortadoğu’da “radikal İslam iktidarlarını” kurmak istiyordu. Şii/Nusayri/Alevi duvarını yıkıp, petrolü elinde tutarak, liderliğini yapmayı hayal ettiği İslam ümmeti ile birlikte Batı’nın karşısına çıkmayı tasarlıyordu. Bu nedenle, Türkiye’ye yakışmayan bir projeyi dile getirmişti. “Dindar ve kindar bir gençlik” yetiştirmek. Çağdaşlığı, hümanizmayı, bilimselliği özümsemiş, özgür düşünen, eşit olmak isteyen ve barış içinde yaşayan bir gençlik yerine, din, kin ve düşmanlığı öne çıkaran gençlik hedefliyor. Oysa düşmanlıklar her zaman ölümü getirmişlerdir.
•  •  •
Türkiye’yi soktukları durum işte bu. Aynı zihniyet şimdi cumhurbaşkanı olmak istiyor. Dünkü mitinglerde, Cumhurbaşkanlığı’nda başbakan gibi davranacağını söylüyor. Vay halimize, bu kin ve mezhepsel düşmanlık üzerine işleyen kafa, Ortadoğu’yu savaşa sokar, sokmazsa, korkarım ki akrep gibi dönüp bizi sokmaya kalkar.