Edebiyat barıştırır...
HAYDAR ERGÜLEN HAYDAR ERGÜLEN
Tüm İzmirlileri bir kez daha barışa, edebiyata davet ediyoruz. Çünkü edebiyat savaşların, huzursuzlukların insanlara, toplumlara, ülkelere ve dünyaya yaptığı kötülüklerin, yol açtığı yıkımların en dürüst, en gerçekçi ve en yakın tanığıdır

Belki saf bir düşünce, sanırım öyle, ama inanıyorum, inanıyoruz: Edebiyat özgürleştirir, edebiyat barıştırır…Belki şöyle de sürdürmek mümkün: Edebiyat buluşturur, birleştirir, sevindirir, ısıtır, sakinleştirir, heyecanlandırır, serinletir, iyileştirir, yaşatır, ulaştırır, zenginleştirir, eşitler…Umarım bunların hepsi de şu cümle altında sıralanır bir gün: Edebiyat gerçekleştirir.

“Benim hala umudum var” diyenlerin, “umutsuz yaşanmıyor” duygusuyla yaşayanların ve dünyayı, hayatı, kendisini, kainatı paylaştığı insanları, tabiatı, hayvanları anlamak, bilmek, sezmek, ama daha da değerlisi sevmek ve tanımak, tanışmak isteyenlerin haritası, pusulası, kılavuzu yazıdır.

Yazı: Ateşin keşfi diye de okunabilir, tekerleğin bulunuşu diye de sürdürülebilir. Bilge Karasu’nun “ne kedisiz ne kitapsız”ı gibi, “ne şiirsiz ne edebiyatsız” demektir yazı. Yeni bir dildir, lisan-ı haldir, insanı tıpkı öğrendiği yabancı diller gibi daha insan yapan ve elbette insanın yabancısı da olmayandır.

Edebiyat hem anadilimizdir, bizi besler, büyütür, hem de ikinci, üçüncü dilimizdir, bizi zenginleştirir, tanış kılar, aşık eder, ötekilik ve yabancılık duygusuna son verir, bu dünyaya şan verir.

O yüzdendir birbirlerinin yazdıklarını okuyamasalar da, birbirinin hissettiklerini duymaları farklı uluslardan, dillerden şairlerin. İsyanı, sabrı, tevekkülü, iyiliği, sakinliği, yarayı, şifayı, durmayı, dinlemeyi, susmayı, mırıldanmayı, söylemeyi, adaleti, şefkati, merhameti en iyi şairler bildiğinden değil, hayır, gönül, kulak ve kalp verdiklerinden daha çok.

İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali’nin ikincisini, 1 yıl gecikmeyle, yapıyoruz. İlkini 2015 yılında, İzmir’in 11 ilçesinde, “edebiyat özgürleştirir” başlığıyla yaptığımız festivalin ikincisini, geçen yıl 15 Temmuz Darbe Girişimi nedeniyle maalesef gerçekleştiremedik. Konumuz daha baştan belliydi, barış. Çünkü özgürlük, barış, adalet, eşitlik insanın temel arzuları, talepleri olduğu için, edebiyatın da varlık nedenleridir. Bu yıl da 15 Eylül-14 Ekim 2017 tarihleri arasında, İzmir’in 8 ilçesinde “edebiyat barıştırır” diyeceğiz. Elbette barışmak, hep barış içinde olmak umuduyla.

Festival, baştan beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenleniyor. Değerli belediye başkanımız Aziz Kocaoğlu, barış kültürünün toprağı ve denizi Ege’nin barış başkenti İzmir’den şöyle sesleniyor: “Merhaba insana ekmek kadar, su kadar gerekli olan; özgürlük, adalet, bağımsızlık ve farklılıklarla bir arada yaşama kültürünün ayrılmaz bir parçası olan barış. Merhaba toplumsal barıştan iç barışa, bölgesel barıştan dünya barışına dek, gerek birey gerek toplum gerek ülke olarak, insanca yaşamamızın, çalışmamızın, üretmemizin ve eğlenmemizin güvencesi barış. En küçük bir evde bile barış olmazsa, dirlik ve birlik olmayacağı da bilinir. Bu nedenle barış, her yerde ve her zaman, dirliğimizin ve birliğimizin de olmazsa olmazıdır.”
Editörlüğünü Mahmut Çınar arkadaşımın üstlendiği festivalde bu yıl 11 ülkeden konuklarımız var. Dünyanın yaşayan en büyük şairlerinden Suriye asıllı Adonis ve şiirimizin ustalarından, büyük şairimiz Özdemir İnce festivalin onur konukları. Türkiye, Fransa, Suriye, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Azerbaycan. Yunanistan, İtalya, Bosna-Hersek, Polonya, İspanya’dan yazarlar, şairler, edebiyatçılar, gazeteciler panellerde barış, göç ve mülteci sorunları üzerine konuşmak, barış ve mülteciler için şiir akşamlarında buluşmak, kitaplarını imzalamak üzere İzmir barış buluşmasına geliyorlar.

Konak, Aliağa, Bergama, Torbalı, Bayındır, Selçuk, Bornova ve Buca’daki etkinliklerde edebiyatın, şiirin yanı sıra, oyunlar, gösteriler ve dinletiler de yer alıyor. Çocuklar da unutulmadı, Görkem Yeltan, Melek Özlem Sezer, Gizem Pınar Karaboğa, Yunus Bekir Yurdakul gibi çocuk yazınının önde gelen adları, çocuklar için okuma, yazma ve şiir yazma atölyeleri düzenliyorlar.

Özdemir İnce paneliyle başlayacak etkinlik, edebiyat ve şiir barıştırır mı, Türk edebiyatında barış, barış komşu olmak, barış gazeteciliği mümkün mü, barış denizinden sırat köprüsüne: Ege, felsefe ve edebiyatta barış düşüncesi gibi panel ve oturumlarla ilçelerde sürecek.

Sunay Akın “İki Kitap Bir Heves”i sergileyecek, sevenleriyle söyleşecek. Mine Söğüt, Özgür Mumcu, Hüsnü Arkan, Aslı Erdoğan, Mario Levi, Nihat Behram okurlarıyla söyleşip kitaplarını imzalayacak. Gündüz Vassaf da söyleşi konuklarımızdan.
Geçen yıl 75. yaşını kutlayamadığımız Metin Altıok’un 76. yaşını doğumyeri Bergama’da kutlayacağız. Kutlamaya Mehtap Meral Metin Altıok şarkılarıyla katılırken, Metin Kaygalak da Altıok ve şiirini anlatacak. Ayrıca Altıok’la ilgili bir de panel var: Metin Altıok burada! Hep aramızda olacak.

Tehlikeli Oyunlar, Fareler ve İnsanlar, Otel “Kırık Bellek”, Üstü Kalsın(Cemal Süreya Şiirleri), Şeyh Bedrettin Destanı oyunlarının yanı sıra, çocuk tiyatrosu Geleceğin Çocukları ve Nazlı Azazi’nin masal akşamında ise İki Dünya Arasında var.

Türkiye’den, dünyadan diğer konuklarımızın adlarını da analım: Ferda Fidan (Fransa), Metin Cengiz, Erkut Tokman, Müesser Yeniay, Maria Siakalli(Kıbrıs Rum Kesimi), Nafia Akdeniz(Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti), Tarık Günersel, Murat Özyaşar, Mesut Şenol, Muzaffer Kale, Seida Beganoviç(Bosna Hersek),

Özgün Enver Bulut, Zeynep Altıok Akatlı, Eren Aysan, Laura Garavaglia(İtalya), Selim Babullaoğlu(Azerbaycan), Ömer Erdem, Müge İplikçi, Ogün Kaymak, Cem Uzungüneş, Przemyslaw Oczwarek, Fergun Özelli, Burcu Karakaş, Melda Onur, Ayhan Bozkurt, Hayri K. Yetik, Neslihan Yalman, Seyyidhan Kömürcü, Kader Sevinç(Brüksel), Nurah Al Jarrah(Suriye), Krystalli Glyniadakis(Yunanistan), Hasan Erkek, Riitta Cankoçak, Ahmet Sarı, Pedro Enriquez(İspanya), Adnan Özer…


Tüm İzmirlileri bir kez daha barışa, edebiyata davet ediyoruz. Çünkü edebiyat savaşların, huzursuzlukların insanlara, toplumlara, ülkelere ve dünyaya yaptığı kötülüklerin, yol açtığı yıkımların en dürüst, en gerçekçi ve en yakın tanığıdır. Edebiyat savaşın yıkımını dile getirerek, insanın yaralanmasını, toplumların dağılmasını ve ülkelerin yok olmasını anlatır. Barışa olan gereksinimi artırır, özlemi çoğaltır. Hep bu özlemle.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız