Eğitim Bakanlığı dine nifak sokuyor, şikâyetçiyim!
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

“Eleştirel düşünme becerisi” diye bir şey duymuşsunuzdur; son yılların moda kavramı, eğitimle başlayan her tümce eleştirel düşünme becerisinin kazandırılmasına bağlanır. Eğitim Bakanlığı bir müfredat mı değiştiriyor, hemen amacının eleştirel düşünme becerisi kazandırmak olduğundan söz eder. Bu kavramı, en çok da “yenidünya” ile ilişkilerine gönderme yapmak zarureti hisseden sağ liberaller ve siyasal İslamcılar kullanıyor. Havuz medyasından biri geçenlerde söyle yazdı “Felsefe eğitimi olmayan hatta bireyin kendini gerçekleştirmesi için şart olan felsefe eğitimi için olmazsa olmaz kural çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren, bilim felsefesi, eleştirel düşünme biçimi, paradoks felsefesi, etik gibi dersler okutmalısınız. Üstelik bu dersleri din kültürü öğretmenlerine değil, gerçek felsefe eğitimcilerine yaptırmalısınız. Bütün gelişmiş ülkelerin başarısının altında bu felsefi düşünme kuramları ve eleştirel düşünme becerisi eğitimi verilmesi yatmaktadır.” Tavsiye, arkasında kapı gibi durdukları Eğitim Bakanlığına olmalı.

Eleştirel düşünme madem bu denli önemli, Eğitim Bakanlığı da amentü gibi tekrar edip duruyor, bu beceri bu toplumda neden filiz vermez? Sorunun yanıtını ilgi alanımda aramaya çıktım ve bu becerinin okullarda nasıl ele alındığını, hangi derslerde nasıl kazandırılmaya çalışıldığını araştırdım. Taradığım öğretim programlarında, Eğitim Bakanlığının eleştirel düşünme becerisini umduğumdan farklı bir anlam ve biçimde ele aldığını gördüm.

Eleştirel düşünme becerisi kazandırmanın bilgi ve bilimle ilişkisine güvenip önce sadece 11. sınıfta ve haftada sadece iki saat olan felsefe programına baktım; felsefe dersinin hiçbir konusu, eleştirel düşünme becerisi ile ilişkilendirilmemişti. Felsefeyle yakınlığından olsa gerek ilk ve ortaöğretimin bütün matematik programını taradım, yok! Bir de sosyal bilgiler dersi programına bakayım dedim; yok oğlu yok! Belki fen bilgisinde vardır dedim, orda da yoktu. Fizik, Fen, sosyal, matematik hele hele felsefe dersinin özel amaçlarıyla ilişkilendirilmeyen eleştirel düşünme becerisi din derslerinde kazandırılacak değil ya dedimse de bakmadan edemedim. Sonuç aşağıdadır:

Ders: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Sınıf: 5)
Konu:
Allah İnancı
Öncelikle verilecek beceriler; araştırma, zaman, mekân ve kronolojiyi doğru algılama ve eleştirel düşünmedir.

Ders: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Sınıf: 7)
Konu
: İnanç
Kazandırılacak Beceriler: Eleştirel düşünme, araştırma …

Ders: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Sınıf: 7)
Konu:
Kur’an ve Yorumu
Kazandırılacak Beceriler: Eleştirel düşünme, problem çözme, sosyal katılım, mekân, zaman ve kronolojiyi algılama

Ders: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Sınıf: 8)
Konu:
İnanç
Kazandırılacak Beceriler: Eleştirel düşünme, araştırma, problem çözme, değişim ve sürekliliği algılama
Müfredatlarda eleştirel düşünmenin tanımı şöyle:

Eleştirel Düşünme: Kuşku temelli sorgulayıcı bir yaklaşımla konulara bakma, yorum yapma ve karar verme becerisidir. Sebep-sonuç ilişkilerini bulma, ayrıntılarda benzerlik ve farklılıkları yakalama, çeşitli ölçütleri kullanarak sıralama yapma, verilen bilgilerin kabul edilebilirliğini, geçerliliğini belirleme, analiz etme, değerlendirme, anlamlandırma, çıkarımda bulunma gibi alt becerileri içerir.

Eleştirel düşünme kavramının zıt anlamlısı “inanma”dır. Öyleyse bilim dersleri dururken mutlak inanma anlamına gelen dinle, dini eğitimin verildiği dersin “Allah İnancı”, “inanç”, “Kur-an ve Yorumu” ünitelerinde eleştirel düşünme becerisi kazandıracağım demek de ne oluyor? Bence Eğitim Bakanlığı inanç ve ibadet eğitimi yapılan din dersinde İslam inancına nifak sokuyor. Ortada Müslümanların itiraz etmesi gereken bir durum var. Benim derdim ise genel yayın yönetmeni olduğum derginin (Eleştirel Pedagoji) adının uygun olmayan yerlerde kullanılıyor olması. Ne yani, yedinci yaşına giren dergimizin adını mı değiştirelim…