‘Eğitim şart’ın bir adım ötesi
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
İsveç, işi deneysel bir topluma doğru sürüklüyor. İsveç’te her alanda, kadın ve erkek arasındaki eşitlik dünyaca ünlü. İsveçli...

İsveç, işi deneysel bir topluma doğru sürüklüyor. İsveç’te her alanda, kadın ve erkek arasındaki eşitlik dünyaca ünlü. İsveçli kadınlar, hem güzelliklerini hem de bu eşitliği çok şık taşıyor. Kanunlarda, ikili ilişkilerde, kadın ve erkeğin toplumsal rollerinde, çalışma hayatında aklınıza gelebilecek her yerde kadınla erkek yan yana ve eşit.
İsveçli yetkililer, bu eşitliğin devamlılığı ve geliştirilmesi için şimdiye kadar alınmış olan yolla yetinmek istemiyor. Dengeyi bir kere sağladın mı eşitliğe doyum olmuyor demek ki İsveç Milli Eğitim Bakanlığı bir eşitlik delegasyonu kurmuş. Okullarda erkek öğrencilerle kız öğrenciler arasındaki eşitliği araştıran delegasyon önümüzdeki pazartesi yaptığı çalışmaların raporunu bakanlığa sunacak. Rapor, bakanlığa sunulmadan önce satır başları bir şekilde basına sızdı. İsveç okullarında eşitlik çalışmalarının yolunda gitmediği öğrenildi. Okullardaki öğretmenlerde, müdürlerde ve diğer memurlarda cinsel strüktürün nasıl yönlendirileceğine dair bir bilgisizlik varmış. Ülke çapında lise eğitimi için uygulanan 17 ulusal eğitim programından sadece 3’ünde eşit bir cinsel dağılım varmış. Lise eğitimi için meslek lisesini tercih eden erkek ve kız öğrenciler cinsiyetlerini ön plana çıkararak program seçimi yapıyormuş. Örneğin erkekler hemşirelik öğrenmek istemiyormuş. İşin daha da vahim tarafı, önyargıları kırıp lise programlarında geleneksel olmayan seçimler yapan gençler, çoğu zaman eğitimini tamamlayamadan okulu bırakıyormuş.
Delegasyon, raporun girişinde, okullardaki eşitliğin açılımını, her bireyin erkek veya kadın fark etmeden, kendi ilgi ve eğilimine göre eğitim olanaklarıyla buluşturulması ve gelişim sağlaması olarak açıklıyor. Varılmak istenen amaç da İsveç’teki öğrencilerin, eğitim almak istedikleri alanları belirlerken bilinçli ya da bilinçsizce herhangi bir cinsel ayrımcılıkla karşılaşmalarını önlemek. Delegasyonu oluşturan uzmanlar, her insanın bir takım önyargılar taşıdığını ve bu önyargıların erkekliği ve kadınlığı tanımladığının altını özellikle çizmiş.
İsveç Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin erkek ya da kız olarak kendilerini tanımlamalarını mı engellemeye çalışıyor? Hayır! Olayın esasında tasarruf yatıyor. Kız öğrencilerin karne notları, 80’lerin sonundan beri, İsveç’te erkeklere göre daha yüksek. Rakamlara baktığımızda Türkiye’de lise eğitimine devam etme şansı bulan kız öğrenciler için de durum aynı. İsveç’te kızlar ulusal sınavlarda İsveççe ve İngilizce de erkeklerden daha iyi sonuçlar alıyorlar. Matematikteki başarı, erkek ve kızlarda eşit. Konuyla ilgili olarak yapılan araştırmalarda erkeklerin kızlara göre neden daha kötü sonuçlar aldığını açıklayan teoriler var. Bunlardan birçoğu gen strüktürüne dayandırılıyor. Bu şöyle tanımlanabilir; erkekler bir şekilde, erkeklik yaratmaya çalışıyor ve kızların tam tersi olmayı seçiyor. Kızlar, çalışkansa erkekler tembel olmayı tercih ediyor. Bakanlık, hesaplatmış bu erkeklik durumu İsveç’e pahalıya geliyormuş. Bir erkek çocuğu, lisede program tercihini yaparken ortaya koyduğu seçimin etkisi ve derslerindeki başarısızlığıyla bakanlığa ortalama yüzde 7 daha masraflı oluyormuş.
Burada olay sineğin yağını hesaplamak değil. İsveç’te bir çocuk, 18 yaşına gelene kadar aileler çocukları için 1,2 milyon kron yani 240 bin TL harcama yapıyor. Bu harmanın içinde eğitim ve sağlık masrafları yok. Çünkü bu kalemleri İsveç devleti üstleniyor. Çocuklar, 18’ine kadar diş hekimlerine bile ücretsiz gidiyor. Şimdi bu devlet, okullarda erkek öğrencilerle kız öğrenciler arasındaki eşitliği sağlayıp hem tasarruf kapısı açacak hem de toplumdaki kadın erkek arasındaki eşitliği de sağlama alacak. Uzmanların, bakanlığa bu engelin nasıl aşılacağına dair hangi önerileri sunduklarını henüz bilmiyorum. Ama genç neslin üzerinden güzel bir deney yapılacak gibi. Türkiye’de yıllar yılı oturtulamayan eğitim sisteminin bir yanı o ülkeden, öteki yanı bu ülkeden alınıp bizim öğrencilere uygulanmaya çalışılır ya ilk kadın Milli Eğitim Bakanımıza duyurulur, ilgilenirse yeni bir sistem kapıda. Belki esin kaynağı olur.