Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı artıyor
08.03.2017 16:23 EĞİTİM
Eğitim durumuna göre işgücüne katılım oranı incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görülmektedir, bu da kız çocuklarının en yüksek derecede öğrenim hayatlarını tamamlamalarını sağlamamızı gerektirir

Dr. Ayşegül Esin

Kadın Sağlığı ve Hakları Program Kordinatörü

Uluslararası Çocuk Merkezi

İnsan hakları temelinde kadınların güçlendirilmesi ile ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlandığı “Uluslararası Kadınlar Günü” her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.

Birleşmiş Milletler’in 1975 yılında, 8 Mart’ı Uluslararası Kadınlar Günü ilan etmesinden yıllar önce ilk defa 8 Mart 1857 tarihinde ABD’de New York’da konfeksiyon fabrikalarında çalışan kadın işçiler daha iyi çalışma koşulları ve erkek işçilerle eşit ücret alabilmek için yaptıkları grev ile başlamıştır.

Birleşmiş Milletler’in bu yıl Uluslararası Kadınlar Günü için belirlediği teması” Değişen Çalışma Yaşamında Kadınlar: 2030 egitim-seviyesi-yukseldikce-kadinlarin-isgucune-katilimi-artiyor-255106-1.yılına kadar gezegende yarı yarıya”dır. Bu temanın fikri, Binyıl Kalkınma Hedefleri sonrasında 2015 yılında geliştirilen “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”ne ulaşabilmek için 2030 gündemini nasıl yakalanacağını ve kalkınma hedeflerinden özellikle Hedef 5’in etkili bir şekilde uygulanması için hızlanmak gerektiğini anlatır. Tema ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların güçlendirilmesi ve kadının insan hakları konusundaki diğer mevcut taahhütlere odaklanmaktadır.

2030 gündemindeki bazı hedefler şunlardır:

Heryerde kadın ve kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın sonlandırılması,

2030 yılına kadar bütün kız ve erkek çocuklarının uygun, ücretsiz ve kaliteli ilk ve orta eğitime ulaşmalarının sağlanması,

2030 yılına kadar, bütün kız ve erkek çocukların kaliteli erken çocukluk gelişimi bakımı, okul öncesi eğitimine ulaştıklarından emin olarak ilköğretime hazırlanması,

İnsan ticareti, cinsel ve diğer sömürü türleri de dahil olmak üzere kamusal ve özel alanlardaki tüm kadın ve kızlara karşı her türlü şiddeti ortadan kaldırılması

Çocuk, erken ve zorla evlilikler, kadın sünneti gibi zararlı uygulamaların ortadan kaldırılmasıdır.

8 Mart 2017 Türkiye’sinden çarpıcı rakamlar şunlardır:

· Türkiye’de TUİK 2016 verilerine göre 39 milyon 771 kişi kadındır.

· Türkiye genelinde kadının doğumda beklenen yaşam süresi 80,7 yıldır.

· Okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranı erkeklerden 5 kat fazladır. Yirmibeş yaş ve daha yukarı yaşta olan ve okuma yazma bilmeyen toplam nüfus oranı %5,4 iken bu oran erkeklerde %1,8, kadınlarda yüzde 9’dur.

· Kadınların istihdam durumlarında ise 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde istihdam oranı yüzde 46 olup, bu oran erkeklerde yüzde 65, kadınlarda ise yüzde 27,5 oldu. Avrupa Birliği üye ülkelerinin ortalama kadın istihdam oranı ise yüzde 60,4 dir.

· 2016 yılında kadınların yüzde 65’i ücretli veya yevmiyeli çalışırken ancak yüzde 1.3’ü işveren pozisyonundadır, yüzde 25’i ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.

· Eğitim durumuna göre işgücüne katılım oranı incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görülmektedir, bu da kız çocuklarının en yüksek derecede öğrenim hayatlarını tamamlamalarını sağlamamızı gerektirir. Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2015 yılında yükseköğretim mezunu kadınların yıllık ortalama esas iş gelirleri 29 bin 238 TL iken, lise mezunu kadın çalışanların yıllık ortalama esas iş gelirleri 16 bin 124 TL ve herhangi bir okul bitirmeyen kadın çalışanların yıllık ortalama esas iş gelirleri 8 bin 528 TL dir.

· Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın milletvekili oranı 1935 yılında %4,5 iken, 81 yıl sonra bu oran %14,7'ye yükseldi. Türkiye’de bakan sayısı 2016 yılında 27 olup bunların sadece biri kadındır.

· 2015 Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin 64. Oturum Öncesi Çalışma Grubu için Gölge Rapor’una göre 2009-2014 yılları arasında 82 bin kadın aile içi şiddete maruz kalmış ve 1134 kadın cinayete kurban gitmiştir.

· Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında yaptığı Türkiye’de Kadına yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasında her 10 kadından dördü fiziksel ve/veya cinsel şiddet görmektedir ve bu kadınların sadece birisi yardım istemektedir.

· Her üç kız çocuğundan birisinin eğitim görmesi, kadınların %11’nin çalışma yaşamına katılımı ailesi tarafından engellenmektedir.

· Her on kadından üçü 18 yaşından önce erken ve zorla evlendirilirken bu kız çocuklarının yüzde 48’i fiziksel şiddet görmektedir.

· Türkiye, Dünya Ekonomi Forumu’nun 2016 Toplumsal Cinsiyet Açığı Raporu’na göre sondan 15. sırada yer almaktadır. Bu Rapora göre Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin imzalandığı 2015 yılında Türkiye’de doğan bir kız çocuğu 171. yaşgününde ülkelerarası toplumsal cinsiyet eşitliğini yakalayabilecektir.

· BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 16 Şubat 2017 verilerine göre ülkede 1.362.011 Suriyeli kadın mülteci yaşamaktadır.

BM bugünün iş dünyasının değiştiğini ve bunun kadınlar için önemli etkileri olduğunu vurguluyor. Bir taraftan, küreselleşmeyle, teknolojik ve dijital devrim ve bunların getirdiği fırsatlar varken, öte yandan emeğin, istikrarsız geçim kaynağı ve gelirlerin, yeni mali ve ticaret politikalarının ve çevresel etkilerin giderek artan kayıt dışı ekonominin kadınların ekonomik güçlenmesi bağlamında etkilediğini açıklamıştır. Tüm dünyada kadınlar ev bakımı için yaklaşık erkeklerin iki katı zamanı harcamakta, genç kardeşlerine, evin yaşlı bireylerine, hasta bireylere ve ev bakımına zamanlarını harcamaktadır. Çoğu durumda, emeğin eşitsiz dağılımı, kadınların ve kızların öğrenmesi, ücretli çalışma, sporda ya da sivil ya da toplumda lider konuma ulaşması imkansızdır. Bu, kadınların ve erkeklerin ekonomide nerede yer aldıkları, nerede çalışacakları ve nerede çalışacakları konusunda göreceli dezavantaj ve avantajların normlarını şekillendirir. Kadın ve kız çocuklarına yatırım yaptığınız zaman bir dalga etkisi yaratır ve herkes kazanır.Kadınlar ve kız çocukları kazandıkları gelirin yüzde 90’nını ailesi için harcarken, erkekler sadece yüzde 30-40’ını harcamaktadır. İşte bu yüzden büyüdükçe, kızlar çok çeşitli kariyerlere ulaşabilmeli ve sanayide, sanayide, kamu hizmetlerinde, modern tarımda ve bilimde geleneksel hizmetin ötesine geçen ve ev bakım seçeneklerinin ötesine geçmeye teşvik edilmelidirlerdir.

Dünya Kadınlar Günü, ülkelerinin ve toplumlarının tarihinde olağanüstü bir rol oynamış sıradan kadınlar tarafından yapılan ilerlemeyi yansıtmak, değişim çağrısı yapmak ve cesaret ve kararlılık eylemlerini kutlamak için zamandır. Öğrenim durumlarında yetersizlik, istihdamdaki payının düşüklüğü, meslekte ilerleme engeliyle karşılaşma, lider yönetici olamama, siyasette temsil edilememe, kayıt dışı aile işçisi olma, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, fiziksel, ekonomik, sosyal, cinsel ve psikolojik şiddet mağduru olmak gibi pekçok sorunla mücadele eden kadınların Dünya Kadın Günü kutlu olsun.