Eğitimci Aylin Kotil: 17 yıldır hiçbir öğrenci başladığı sistemle bitirmedi

“17 yıldır AKP iktidarı mevcut. 17 yıllık süreçte hiçbir çocuk, hiçbir öğrenci okula başladığı sistemle okulu bitiremedi. Bence en çarpıcı nokta bu. Eğitimde istikrarsızlık var”

Eğitimci Aylin Kotil ile eğitim sistemini konuştuk. Eğitimde istikrarsızlığın olduğunu vurgulayan Kotil, Ziya Selçuk geldiğinde beklentinin yüksek olduğunu fakat bunun karşılanamadığını söyledi. Öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığını söyleyen Kotil okulöncesi eğitimin zorunlu olması gerektiğini ifade etti. Kotil 4-6 yaş Kuran kursları içinse çocuklara uygun olmadığını savundu.

► Genel olarak Türkiye’deki eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

17 yıldır AKP iktidarı mevcut. 17 yıllık süreçte hiçbir çocuk, hiçbir öğrenci okula başladığı sistemle okulu bitiremedi. Bence en çarpıcı nokta bu. Eğitimde istikrarsızlık var. Velilerin en çok istediği şey de, bu istikrarı yakalayabilmek. Geçen sene “Sınav sistemi değiştirilecek” dendi ve sınava çok az bir zaman kala bile çocuklar hala sistemi öğrenemedi.

Bakan geldiğinde hepimiz çok umutluyduk, sevindik. Fakat maalesef aradığımızı bulamadık. Belki beklentiyi yüksek tuttuk, çünkü geçmişini biliyoruz, olaylara bakışını biliyoruz. Ama bizim bildiğimiz, bizim hafızamızda kalan bir Ziya Selçuk’u maalesef göremiyoruz.

► Hiçbir çocuk başladığı sistemle bitiremedi okulu. Sürekli değişen sınav sistemleri var. Bunun genel olarak öğrencilere, velilere, Türkiye’ye yansımaları nedir?

Herkeste bir telaş var. Çocuklar en değerli varlıklar, dolayısıyla herkes iyi bir eğitim almalarını istiyor. Fakat her çocuk her eğitim yılına başlarken bir belirsizliğe doğru gidiyor. Bu bile veli açısından çok sıkıntılı bir durum. Çocuklarımızı hijyen şartlarında okutamıyoruz. Okullarımızda spor salonları yok. Çocuğun tam dışarda oynayacağı, ağaca tırmanacağı yaşı… Çocuklarımızı temiz sınıflarda okutabilsek, spor yapma imkanı sağlayabilsek keşke. Artık çocuklarımızı hangi sistemde okutacaklarına da bir karar verseler de, bir süre aynı sistemde devam edebilsek keşke.

► Öğretmenin itibarsızlaştırılması gibi bir mesele var Türkiye’de. Örneğin; performans sisteminden bahsediliyor, tatilleri çok uzun deniliyor vs. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı azaldı. Öğretmene şiddet uygulayan veliler bile var. Öğretmenlere öncelikle hak ettikleri saygınlığın geri verilmesi lazım. Onların ekonomik şartlarını olması gereken seviyelere çıkarmak lazım. Nitelikli öğretmen yetiştirebilmek gerekiyor. Nitelikli öğretmen, seviyesi düşük öğrenci ile seviyesi yüksek öğrenci arasındaki makası kapatabiliyor.

► Okulöncesi eğitim Türkiye’de yıllardır konuşuluyor. Şu anda siz nasıl görüyorsunuz, okul öncesi eğitimde neredeyiz?

Öncelikle okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilmeli. Bana sorarsanız 48 aydan sonra ve parasız olmalı. Okulöncesi eğitim alan çocuklara bakıldığında, bu çocuklar liseyi bitirme, üniversiteye girme ve daha sonra istihdam edilmede daha çok öne çıkıyorlar. Bir de okuldan önceki dönemde kişisel becerilerinizin %60 ya da %70’i tamamlanmış oluyor. Bunu da okul öncesi eğitim alarak yaptıklarında bayağı avantajlı hale geliyorlar. Türkiye’de okulöncesi eğitim bakım yerleriyle karıştırılıyor. Okulöncesi eğitim hakkıyla yapıldığında çok büyük özveri isteyen ve kıymetli bir iş.

► 4-6 yaş Kuran kursları var biliyorsunuz. Bunlara giden öğrenci sayısı 130 bini buldu. Diyanet’in ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın buna özendirme gibi bir durumu var. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Soyut yaşından önce oturmuyor. 3 yaşındaki bir çocuğa ölümü farklı anlatırız, 11 yaşındaki bir çocuğa farklı anlatırız. Soyut ve somut kavramlar oturmadan çocuklara dini eğitim vermeyi doğru bulmuyorum. Çocukta bir kavram karmaşası yaratılıyor. Biz ölümü bile farklı anlatıyoruz, bazı hikaye kitaplarında doktor geçiyor, güzel bir şekilde anlatmaya çalışıyoruz doktor korkusu yaşamasın diye. Bunların hepsi pedagojik yaklaşımlar. Sadece doktorlarla ilgili meselelerde bile bu kadar hassas yaklaşırken, çocuklarda soyut somut kavramı oturmadan dini eğitim vermek yanlış olur bana kalırsa.

***

Özel okullar denetlenmiyor

► Özel okulların genel olarak kapanma durumu söz konusu. Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Plansız büyümenin sıkıntısını yaşıyoruz. Eğitim kurumlarına ticarethane gibi yaklaşmak hiç doğru değil. Gönüllülük esaslı, tutkuyla yapılacak bir meslek. Nüfus arttığı halde öğrenci sayısı artmıyor ancak okul sayısı çoğalıyor. İhtiyaçtan daha fazla okul açılıyor. Biz okul açarken MEB merdivenleri ölçer, kapılara bakar, pencere boylarına bakar. Ama bence okul açacak kişilerin mali yeterliliğine de bakmaları lazım.

► Bu kadar özel okulun açılmasında AKP’nin payı var mı sizce?

Kontrolsüzlük oldu. Devlet kontrol etmeliydi. Örneğin, taksi plakaları kontrol ediliyor. Taksi plakaları kadar değeri yok mu çocuklarımızın diyesim geliyor. O zaman “Eğitim kurumlarına ihtiyaç var mı?” “Burayı açacak kişinin mali yeterliliği var mı?” diye denetlemek gerekiyor.

BİZİ TAKİP EDİN

360,152BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,276TakipçiTakip Et
7,983AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL