Eğitimde çift başlılık
11.10.2018 07:39 EĞİTİM

MUSTAFA MERT BİLDİRCİN

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politika Kurulu’na yapılan atamalar sürekli değişen uygulamalarla kaos yaşanan eğitim alanında yeni tartışmalara yol açtı. Önceki gün duyurulan görevlendirmeler kapsamında Eğitim ve Öğretim Politika Kurulu’na özel okul sahipleri ile mühendislerden oluşan isimler atandı. Kurul, “Kimin dediği olacak?” sorusunu beraberinde getirdi. Kurula verilen, “Sektörle işbirliği” yetkisi ise kurulun eğitimin sorunlarından çok piyasanın gereksinimleri doğrultusunda hareket edeceğinin işareti olarak kabul edildi.

Hiyerarşi kavgası
Kurula yapılan atamaların MEB kadrolarında rahatsızlık yarattığı ileri sürüldü. Bakanlık ve kurul arasında oluşacak hiyerarşik ilişkinin karar alma mekanizmalarını sekteye uğratacağını savunan bazı MEB bürokratları, kuruluş sürecinde sadece danışma organı olarak kullanılacağı ifade edilen kurulun, eğitim politikasında belirleyici olacağı görüşünde birleşti. Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı görevine getirilmesinin ardından Bakanlıktan tasfiye edilen Kemal Şamlıoğlu’nun kurulda görev alması MEB yönetimi ile Eğitim ve Öğretim Kurulu arasında yaşanması olası sorunların habercisi oldu.

“Sektörle işbirliği”
Kurula, “Küresel rekabetin getirdiği ani değişimlere karşı strateji geliştirmek” görevi verildi. Kurulun yetkileri arasında, “Ülkenin işgücü planlamasını dikkate alarak eğitim ve öğretim konusunda politika önerileri oluşturmak” da yer aldı. Eğitim alanı ile piyasanın koordinasyonunu sağlamak amacıyla tasarlanan kurul, “Sektör temsilcilerinin görüşünü almak ve sektör temsilcilerinin katılımımın sağlandığı kurul toplantıları düzenlemek”le de görevlendirildi.

“Karar almak zorlaşacak”
Eğitim Sen Genel Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan da kurul ve Bakanlık arasında ilerleyen zamanlarda ast-üst tartışmaları olacağını belirtti. Bozdoğan, kurulun eğitim alanında mevcut gerçek ve ertelenemez sorunlara çözüm üretemeyeceğini söyleyerek “Kurulun piyasa ile ilişki sağlayacak bir istişare mekanizması olarak tasarlandığı anlaşılıyor” dedi. Kurulun politika oluşturma ve görüş verme yetkisinin karar alma süreçlerinde sorun yaratacağının altını çizen Bozdoğan, “Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne atanan MEB bürokratının Eğitim ve Öğretim Politikaları Kuruluna atanmış olması da ayrıca anlamlıdır” dedi.