Eğitimde sınıfta kaldık

2018 eğitim için çok yoğun bir seneydi. Özellikle liseye giriş ve üniversiteye giriş sınavlarında yapılan değişiklikler binlerce öğrenciyi mağdur etti. İstanbul Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi gibi birçok üniversite de dahil olmak üzere 13 üniversite bölündü. Akademide “yardımcı doçentlik” unvanı yerine “doktor öğretim üyesi” unvanı getirildi. Rektör olmak için üç yıl profesörlük yapma şartı önce kaldırıldı, ardından bu şart tekrar getirildi. En son bu şart tekrar kaldırıldı. Müfredat değişikliğinin ardından ders kitaplarındaki ‘güncelleme’ de devam etti. Birçok yanlış ve hatalı bilgi ders kitabına girdi. Bunun yanında MEB’in tavsiye ettiği kitaplar da gündemi meşgul etti. Başkanlık sistemine geçişin ardından bakanlığa Ziya Selçuk getirildi. Selçuk, eğitimciler tarafından umutla karşılansa da şu ana kadar beklentiyi karşılayamadı. Ücretli öğretmenlik, ataması yapılmayan öğretmenler gibi sorunlar devam etti. 4 ataması yapılmayan öğretmen intihar etti. Selçuk’un bakanlığı döneminde en çok konuşulan olay ise yönetmelikle karma eğitimi ortadan kaldırmanın önünün açılması oldu. Öte yandan bu yıl da AKP’nin imam hatip ısrarına direnenler kazandı. Yıl sonunda da Sayıştay raporlarıyla birçok üniversitede öğrencisi olmayan üniversiteler nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı öğrenildi.

Üniversiteler bölündü

AKP tarafından öğrenci sayısının fazla olması bahane edilerek İstanbul Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi de dahil olmak üzere 13 üniversite bölündü. Kabul edilen maddelere göre, Gaziantep Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Samsun Üniversitesi, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Tarsus Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi adlarıyla 16 devlet üniversitesi kuruldu.

Öğrenciler ve akademisyenler günlerce bu tasarıyı protesto etmesine rağmen kanun onaylandı.

Ataması yapılmayan öğretmenler

Doğukan Özyılmaz

AKP döneminin en can yakıcı problemlerinden birisi olan ataması yapılmayan öğretmenler sorunu 2018’de de oldukça konuşuldu. Yarım milyona yaklaşan sayılarıyla kanayan bir yaraya dönüşen ataması yapılmayan öğretmenlerin sesi MEB’de karşılığını bulmuyor. İntihar eden ataması yapılmayan öğretmenlerin sayısı 40’ı geçti. Merve Çavdar, Doğukan Özyılmaz ve Merve Çavdar 2018’de intihar ederken, Hasan Songur ise çalıştığı fabrikada yaşamını yitirdi.

Bu kadar ataması yapılmayan öğretmen varken MEB çözümü ücretli öğretmenlerde buluyor.

MEB’den skandal tavsiyeler

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sene içinde önerdiği birçok kitap tartışma konusu oldu. Kitaplar içinde yer alan skandal ifadeler toplumun tepkisini çekti. Kitaplarda laiklere başıbozuk, bilim insanlarına uçkuruna düşkün ve Alevilere hakaret içeren ifadeler yer alıyordu.

AKP’de 7’nci bakan

Ziya Selçuk, AKP iktidarının 7’nci Milli Eğitim Bakanı oldu.

2002 yılında iktidara gelen AKP’nin en çok eleştirildiği alanlardan biri şüphesiz eğitim oldu. AKP döneminde tam 7 bakan değişti. Erkan Mumcu’yla başlayan eğitim bakanlığına sırasıyla Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz ve Ziya Selçuk getirildi. Ziya Selçuk, eğitim camiasından gelen bir bakan olduğu için oldukça umut bağlansa da göreve başladığından beri eskisinden farklı hiçbir şey yapamadı. Ayrıca eğitimciler tarafından “-ecek, -acak” bakanı gibi eleştirilere maruz kaldı.

LGS ve YKS hüsran oldu

TEOG yerine getirilen Liseye Geçiş Sınavı (LGS) ve üniversiteye giriş olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’ün iflasını gösterdi.

LGS’de nitelikli okul ayrımı yapıldı. Birçok başarılı okul bunun dışında tutuldu. Ayrıca öğrencilerin LGS’deki düşük ortalamaları da eğitim sistemini sorgulattı. Bunun yanında adrese dayalı kayıt sistemi nedeniyle öğrencilerin birçoğu meslek lisesi veya imam hatip lisesine yönlendirildi. Bunu istemeyen veliler ise çocuklarını özel okullara kaydetmek zorunda kaldı.

YKS’de de yine sıfır çeken sayısı ve boş kontenjanlardaki yüksek rakamlar da dikkat çekti. Uzmanlar okullarda verilen eğitimin kalitesinin düşüklüğüne dikkat çekerken YÖK’ün de bu sınava hazırlıksız yakalandığını belirtti.

Ders kitapları kaldığı yerden…

Osmanlı’nın son padişahı Vahdettin.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 yılında yaptığı müfredat değişikliği bu yıl da ders kitaplarına yansıdı. Kitaplarda birçok ‘güncelleme’ yapıldı. Geçen eğitim öğretim senesinin dönem arasında yapılan değişiklikle ikinci meşrutiyet “darbe” sayıldı. Bu sene başında yapılan değişikliklerde ise Köy Enstitüleri’nin halkın tepkisiyle kapatıldığı iddia edilirken, Atatürk’ün Samsun’a çıkışı revize edildi, Teali İslam Cemiyeti “zararlı cemiyetler” arasından çıkarıldı. Ayrıca son Osmanlı Meclisi’nin kapatılmasında Vahdettin’in hiç rolü yokmuş gibi gösterildi.

Yapboz rektörlük

Rektörlük kurumu adeta yapboza dönüştürüldü. AKP tarafından rektörlük için üç yıllık profesörlük yapma şartı kaldırıldı. Bu sırada Berat Albayrak’ın arkadaşı olan Prof. Dr. Nuri Aydın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’ya rektör olarak atandı. Ardından bu şart tekrar getirildi. Üstünden biraz zaman geçtikten sonra bu şart tekrar kaldırıldı ve MEB Müsteşarlığı yaparken görevden alınan Yusuf Tekin Hacı Bayram Üniversitesi’ne rektör olarak atandı.


Yardımcı doçentlik kaldırıldı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yardımcı doçentlik kaldırıldı. Bu unvan yerine doktor öğretim üyesi unvanı getirildi. Bu değişiklik eğitimciler tarafından torpilin önünü açacağı iddiasıyla oldukça eleştirildi.

Direnenler kazandı

Birçok olumsuzluğun yanında AKP’nin imam hatip ısrarına birçok yerde direnen veliler kazandı. Kavacık Borsa İstanbul İlkokulu/Ortaokulu’nun bahçesine yapılmak istenen imam hatip ortaokulu ve İsmail Tarman Ortaokulu’nun imam hatip yapılma çabası velilerin mücadelesiyle iptal oldu. Diğer bir kazanım da Ensar Vakfı’yla yapılan protokolde oldu. Eğitim Sen’in açtığı dava sonucunda bu protokol iptal edildi.

Hayalet üniversiteler

Sayıştay raporları çok çarpıcı bir durumu gözler önüne serdi. Dicle Üniversitesi ve Giresun Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversitede bazı bölümlerde idari ve akademik personel bulunmasına rağmen öğrenci olmadığı ortaya çıktı. Raporlarda bu durumun kamuya verdiği zararlar anlatıldı.

Gericilik durmadı

4+4+4 eğitim sistemine geçilmesiyle hızlanan eğitimdeki dincileşme bu yıl da devam etti. Dinci vakıf ve derneklerle yapılan protokollerle tarikat ve cemaatler için okullar uğrak yeri oldu. Bazı bölgelerde imamlar derslere girerken, Diyanet’e bağlı olan 4-6 yaş Kuran kurslarında okuyan çocukların sayısı 130 bini geçti. Dincileşme çalışmasının en çarpıcı örneklerden birisi ise İslamcıların hedefi olan karma eğitime vurulan darbe oldu.

BİZİ TAKİP EDİN

359,017BeğenilerBeğen
54,853TakipçiTakip Et
1,080,659TakipçiTakip Et
7,421AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL