Anasayfa EKONOMİ Ekonomik krizin faturası doğaya kesilmesin

Ekonomik krizin faturası doğaya kesilmesin

Yıl 2011. Fukuşima nükleer kazasından sonra Almanya enerji dönüşümünü hızlandırdı. Elektrik üretiminde üzeri çizilecek santrallar listesine, kömürün yanına nükleeri de ekledi. 2011’de 17 nükleer reaktöre sahip Almanya, bugüne kadar 10 tanesini kapattı ve kalan yedisi de 31 Aralık 2022’ye kadar kapatılacak.


Birkaç haftadır, Almanya’daki Hambach Ormanı’nda linyit kömürü çıkarmak için ağaçları kesmek isteyen RWE firmasına direnen çevreci, yeşil ve anarşistlerin eylemlerini izliyoruz. Eylemlerden de anlaşıldığı üzere, kömür tarafında işler nükleerden çıkışta olduğu kadar hızlı gitmiyor. 2013 yılında taşkömüründen 120 milyar kilovatsaat civarı elektrik üreten Almanya bugün bunu 92 milyar üretiyor. Linyitte de üretim 160’dan 147 milyar kWs’e gerilemiş. Gerileme var ama kamuoyu daha fazlasını istiyor. İklimi korumak için bu şart. Enerji dönüşümü Almanya’da ciddi tartışmalara yol açıyor. Almanya’daki enerji dönüşümü sadece orayı değil, bizi de etkiliyor. 2013 yılının ağustos ayında basına yansıyan bir bilgi Türkiye’de gündem olmadı ama aslında tarihi bir belge niteliğinde.

Almanya’ya ‘Türkiye’ye taşınırım’ tehdidi
Fransız Basın Ajansı (AFP) kaynaklı bu haber, dünyanın en büyük medya kuruluşlarından Forbes’ta yer aldı. Bir enerji şirketinin, dünyanın en güçlü ekonomilerinden birini nasıl tehdit ettiğini görmüş olduk. Avrupa’nın en büyük enerji şirketlerinden E.ON, Almanya’da yenilenebilir enerjinin ön plana çıkmasıyla nükleer, kömür ve gazdan elde ettikleri kârın azaldığına dikkat çekmiş; Almanya hükümetini, bu politikaların devam etmesi halinde santrallarını Türkiye’ye taşımakla tehdit etmişti[1]. Bizim için daha trajik olansa, Türkiye’nin Almanya’nın istemediği kömür ve nükleer gibi kirli teknolojilerin rahatlıkla getirilebileceği bir ülke olduğunu görmekti.

E.ON’un tehditinin ciddiye alınması gerektiğini herkes biliyordu; çünkü bu haberden dört ay önce E.ON, EnerjiSA’nın hisselerinin yüzde 50’sini satın almıştı. Bu ortaklıktan sonra, 2016 yılında, Bandırma’da doğalgaz, Adana Tufanbeyli’de ise bir kömür santralı açtılar. E.ON’un Türkiye pazarını diledikleri gibi yatırım yapabilecekleri bir yer olarak görmesi ve bunun bir şekilde medyaya sızması bir uyarı kabul edilmeli. Böyle düşünüp bunu ağzından kaçırmayan onlarca şirket daha var. Son zamanlarda sayıları giderek artan maden şirketleri buna bir örnek. Gelirlerinin sadece yüzde 2 kadarını Türkiye’de bırakarak, istedikleri yerde ormanları yerinden edebiliyor, toprağın altını üstünü getirebiliyorlar. Soran olursa onlar vatana hizmet ediyor, karşı çıkan çevreciler ise ajan!

Herkes kaptanın yalan söylediğinin farkında
Ekonomik kriz, işsizlik, sendikasızlaştırma ve örgütsüzlük, bu şirketlerin daha rahat hareket edeceği fırsatlar yaratıyor. Bu yüzden de ülkeyi yöneten hükümetlerin yukarıdaki koşulları hazırlayacak türden olması en büyük istekleri. İklim hedefi olmayan Türkiye’nin istedikleri yerine termik santral kurabiliyor, Çanakkale’nin incisi Balaban Tepesi’ne kentin içme suyunu riske etme pahasına maden açabiliyorlar. Turistlere ucuz tatil cenneti olmak adına Karadeniz’in yaşlı ormanları yola, Akdeniz’in koyları otele kurban edilebiliyor. Leonard Cohen’in şarkısında söylediği gibi, herkes kaptanın yalan söylediğinin farkında ama sorun bizim nasıl karşı koyacağımız, Türkiye’nin doğasını ve yaşamı koruyacak kuralları koydurtmayı nasıl başaracağımız. Aynı gemideyiz ama yolcular güvertede çıplak yatarken, kaptan kamarasında altın kaplı yatağında uyuyor.


Dünyanın dev şirketlerinin yaşadığımız ekonomik krizi kendileri adına fırsata çevirmeye hazır olduğunu biliyoruz. Doğal varlıklarını satarak hiçbir ülkenin kalkınamadığını da… Gine’de toplam ihracat gelirleri içerisinde madenlerin payı yüzde 71’i buluyor; ama ülke nüfusunun yüzde 40’ı yoksulluk seviyesinin altında yaşamaya devam ediyor. Dağını taşını satarak ülke kurtulmuyor. Herkesin yanıtlaması gereken soru aslında çok basit: “Şüheda fışkıracak” dediğin toprağı gerçekten koruyacak mısın, yoksa “yerli ve milli” masalları anlatarak ceplerini dolduranların yanında mı yer alacaksın?

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,476AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Memleketimden manzaralar

Nazım Hikmet’in sergilediği gibi manzarası, hikayesi zengin bir memlekette yaşıyoruz… Manzaraların bir...

Ucuz emek kullanan pahalı okullar

Ücret karşılığı ders veren ilk kişi olan Antik Yunan filozofu Protagoras, bir...

Felaket ve uygunsuz birleşmeler

Geçen hafta, felaketimsi bir ortamda dolaysız olana dokunmaktan, bedenlerin kıvrımlarını birlikte açıp...

GSF ve eğitim hakkı

Üniversiteler farklı fikirlerin tartışıldığı, bilimsel düşünce ve bilginin üretildiği; bunun için de...

Yeni işveren işsizlik fonu

TÜİK tarafında açıklana Nisan ayı verilerine göre işsizlik oranı %13, işsiz sayısı...

Bütçe hakkı ve S-400

Eğer kurulu düzen, ezilenlerden, eşitlik, özgürlük ve demokrasiden yana değiştirilmek isteniyorsa muhalefet...

‘Düzce’de mahsur kalanların hepsi getirildi’

İçişleri Bakanı Soylu, Düzce'deki su baskını ve toprak kaymasıyla ilgili 4'ü çocuk...

MHP’den Davutoğlu’nun sözlerine yanıt

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun MHP hakkında...

Akar’dan F-35 açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD’nin Türkiye’nin F-35 programına katılımını askıya alma...

11. Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Sonraki haber