Elbise kütüphanesi
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
Okuyacağınız yazı, Türkiye’de, ‘gündem’ denilenin, özellikle bu hafta, çok dışında bir olayı aktarıyor. Durum şöyle, İsveç’te birinin...

Okuyacağınız yazı, Türkiye’de, ‘gündem’ denilenin, özellikle bu hafta, çok dışında bir olayı aktarıyor.
Durum şöyle, İsveç’te birinin ‘fikri gelmiş’, başkaları da ‘hadi buyur’ demiş. Ne yapalım, hayata geçirdiler ya, artık kaçınılmaz, haber. İsveç’in ilk elbise kütüphanesi kapılarını bu hafta sonu açtı. Bu kütüphaneden, kitap yerine elbise ödünç alıyorsun. Elbise kütüphanesinin raflarında da, tahmin edersiniz ki kitap değil elbiseler var. Kütüphaneyi kullanmak isteyenler, sponsorların da yardımıyla kütüphane içindeki askılara yerleştirilen son moda kıyafetleri, aynı bir mağazadan alışveriş yapar gibi beğenip kabinler de deniyor. Kütüphane kullanıcıları beğendikleri ürünleri, hiçbir ücret ödemeden alıp kütüphaneden çıkıyor. Yalnız bir şartla önümüzdeki hafta kütüphaneden alınanlar geri getirilecek. 
Ödünç gardırop kavramı, Stockholm Moda Haftası sebebiyle, aralarında Yaratıcılık Derneği, Eğitimi Destekle ile Bilinçli Tüketici Derneği’nin de bulunduğu kuruluşlar tarafından organize edildi. Etkinlik şimdilik bir haftayla sınırlı tutuldu. Amaç, bir platform yaratmak. İnsanların bu platforma uğrayıp farklı ürünlerden yararlanabilmelerini sağlamak. Elbise kütüphanesiyle kişilere gardıroplarını sürekli yenileme olanağı sunuluyor. Kullanılan bu yolla, hem çevre korunmuş oluyor, hem de paradan tasarruf ediliyor. İsveçlilere bu şekilde daha akıllı bir tüketim öneriliyor.
Kentin ortasında, içinde tiyatro sahnesi ve sinemaların bulunduğu Kulturhuset binasına açılan Elbise kütüphanesi, modayla sürdürebilinirlik nasıl birleştirilir, aslında bunun deneyi. Modanın temel kuralı olan değişim ve yenilenme, tüketimi körüklüyor. Hızla gelişen moda eğilimlerinin etkisiyle İsveçliler artık yılda 24 kilo tekstil ürünü satın alıyor. Bu da 1994’de göre 9 kiloluk bir artış demek. 16-24 yaş arasındaki kadınların yüzde 94’ü ayda en az bir kez elbise satın alıyor. Rakamlara bakıldığında, ülke genelinde şöyle bir tablo var, her 5 kişiden biri, her hafta kıyafet alıyor. Tüketim bu kadar yüksekken İsveçliler gardıroplarının yüzde 60’ını hiç kullanmıyor, bu kısmı, üzerlerine hiç giymiyorlar.
GENÇLER BEKLENİYOR
Bütün bu verileri alt alta sıralayan üç dernek ile Kulturhuset’in çalışanları, elbise kütüphanesi fikrini geliştirdi. Bu kütüphaneden, Stockholm Moda Haftası’nda da tanıtılan kıyafetlerden ödünç alacak kullanıcılar, elbiseleri temizlemeden geri iade edecek. Temizleme işlemini, organizasyon üstlenecek. Elbise kütüphanesinin ziyaretçilerini, en çok öğrencilerin oluşturması bekleniyor. Organizasyonu yapanlar, gençlere güveniyor. “Ödünç alınan kıyafetler, ya geri getirilmezse” korkusu taşımıyorlar. Kulturhuset çalışanlarından bir yetkili,  “İsveçli gençlere, çocukluklarından itibaren düzenli olarak kütüphane kullanma alışkanlığı işlendi. Ödünç alınan kıyafetlerin geri gelmesi için biz özellikle platformumuza ‘elbise kütüphanesi’ dedik. Sonuçları önümüzdeki hafta göreceğiz” diyor.
Sürdürebilinir moda. Çevreye saygı, akıllı tüketim alışkanlıklarının geliştirilmeye çalışılması. Hepsi birden olunca bana biraz fazla geldi. Gidip bir kütüphaneden haftalık elbiselerini belirleyip onları ödünç alacaksın. Önümüzdeki hafta elinde götürdüğün kirli poşetini teslim edip kendine yeni kıyafetler beğeneceksin. Kıyafete para ödemeyeceksin. Ne moda diye düşünmeyeceksin. Alışveriş için zaman harcamayacaksın. Elbise kütüphaneleri, bu ilk girişimle bir haftalık bir deneme süresiyle kısıtlı tutulsa da tuhaf İsveçlilere belli olmaz. Biz yaptık oldu diyip işe devam edebilirler. Sonuçta 50 yıl önce kimse, telefonu, bir gün cebinde taşıyacağını bilmiyordu.