Anasayfa ARŞİV Emniyet şeridi deneyi

Emniyet şeridi deneyi

Geçtiğimiz günlerde bir konuşma için İzmit’e giderken, yolda trafiğin inişli çıkışlı seyri bir deney yapma fırsatı verdi. Deneyleri genellikle pasaport kuyruğunda (iki hafta önceki yazıma bakabilirsiniz) ya da asansörde yaptığımı duyanlar bilimsel çıtayı düşürdüğüm sanısına kapılabilirler. Laboratuvarım, yanımda gezdirdiğim ya da içinde gezindiğim cinsten… Trafiğe çıktığımda, evde balkondan kafamı uzattığımda ya da sofraya oturduğumda karşıma çıkan bir durum deneyin ta kendisi olabiliyor.

Deney nasıldı? Soru: Emniyet şeridine kimler giriyordu? Yöntem: Emniyet şeridine giren araçların oranı nedir, neye göre değişir?

Emniyet şeridine giren araçları yaklaşık 1.5 saatlik sürüş boyunca izledim. Yaklaşık oranın ortalama yüzde 5 olduğunu söyleyebilirim. Bu ‘yüzde’nin, bekleneceği üzere İstanbul’a doğru arttığını söyleyebilirim. Bunu etkileyen İstanbul’un kendisi ya da trafiğin yoğunluğu mu söylemek zor. Ama zamanın her yerden daha hızlı aktığı, yapılacakların çok fazla, yapacak zamanın çok daha az olduğu bu şehirde, acelemiz var.

Acelesi olanlar arasında, daha doğrusu acelesi olduğuna inananlar arasında herkesten daha önemli bir işi olduğunu ya da kendisinin başkalarının tabi olduğu kurallara uyması gerekmediğini düşünenler, emniyet şeridine dalıveriyor. Bir kısmı sırf bunu yapmak için arabasına ışıklar ya da sesler taktırdığına göre, ciddi bir hazırlık sürecinden geliyor. Acelesi daimi ve planlı.

İstanbul yakınlarına geldiğinde emniyet şeridine dalanların oranı yüzde 5’ten yüzde 15’e fırlıyorsa, bu acelecilerin hepsi de kendini önemli sayan ve başkalarından daha fazla hak sahibi olduğuna inanan ‘iktidar yanlı’ları olamaz. Başka kimler var? Yetişemeyeceğim diye düşünenler, beklemekten sıkılanlar, ne zaman varacağından emin olamayıp telaşa düşenler. Belirsizlik, ne zaman ne olacağını bilememek, hepimizi aceleciler safına atıyor, kendimizi emniyet şeridinde buluveriyoruz. Biraz utangaç, mecbur olmasak yapmayacağımızı düşünerek yaptığımız hareketlerden birisinde…

"Herkes yapıyor" ve "ben yapmasam, başkası yapacak" açıklamalarının cazibesine dayanabilecek kaç kişi var aramızda?

Telaşlı ve aceleci olmayı anladım. İşimiz çok ve önemli; zaman az. Peki, neden hep geç kalıyor ya da yaptığımız her işi yarım bırakıyor, tamamlayamıyoruz? Bu davranışları patolojik sayacaksak, toplumun bu kadar büyük bir yüzdesi patolojik olabilir mi? Yoksa, yaşama koşullarımız, bizi gerçekten hasta mı ediyor? Bu sorulara cevap aramak için bilimsel model ya da deneyler işimize yarar mı?

- Reklam -

SON HABERLER

Galatasaray 22’nci defa şampiyon: Tarih tekerrürden ibaret!

Seyrantepe'de final günü... Bir tarafta 22. şampiyonluğunu kovalayan Galatasaray, öbür yanda bir...

Hakkari’de yıldırım düştü: 13 hayvan yaşamını yitirdi

Hakkari’de yıldırım düşmesi sonucu yayladaki 13 hayvan yaşamını yitirdi. Olay, Bay köyünden...

Fenerbahçe üçüncülük maçını kaybetti

Türk Hava Yolları (THY) Avrupa Ligi Dörtlü Final turnuvası üçüncülük maçında, Fenerbahçe...

CHP’den 100. Yıl Bildirgesi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) 100. Yıl Bildirgesi'nde, "CHP olarak Mustafa Kemal...

Roma Açık’ta şampiyon Nadal

Roma Açık Tenis Turnuvası'nın tek erkekler finalinde Sırp Novak Djokovic'i 2-1 yenen...

Şampiyon Galatasaray

Spor Toto Süper Lig'in 33'üncü haftasında sahasında Medipol Başakşehir'i 2-1 mağlup eden...

Kılıçdaroğlu: Ayın 23’ünde tatil yok, bir yerlere gitmek yok

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmasının 100. yılı...

Sarıkamış’ta arazi kavgası: 6 ölü, 7 yaralı

Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Çamyazı köyünde arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumetli iki ailenin...

Üsküdar’da yol çöktü

Üsküdar, Libadiye Caddesi'nde yol çöktü. Çökme nedeniyle trafikte aksamalar meydana gelirken, çöken...

İmamoğlu’ndan Binali Yıldırım’ın iddialarına güldüren yanıt

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atakum sahilinde halkla buluştuktan...

Sonraki haber