En iyisi, caz!
SEVİN OKYAY SEVİN OKYAY

Derin bir nefes alın ve etrafa daha farklı bir gözle bakın! Yaz artık gelmeye karar vermiş diyorlar. Caz müziği de dört bir yandan üstümüze yağıyor. Bunu yazarken, 43. İstanbul Müzik Festivali’ni ihmal ediyorum, görmezden geliyorum sanmayın. Ne de olsa o bizim ilk gözağrımız. İstanbul Festivali adıyla karşımıza çıktıktan sonra bizim için izlemenin hayal olacağı sanatçıları buralarda görmeye alışmıştık. Gerçi arkasından başka festivaller, başka janrlar da geldi ama, İstanbul Müzik Festivali halen İKSV’nin en titizlikle düzenlenen festivallerindendir. İlk haftada çok önemli konserler kaçırmış olsak bile, programın geri kalanına, örneğin Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ndeki Kim Kashkashian - Péter Nagy konserine dikkat derim. Festivalin, Ermenistan’ın en büyük müzisyenlerinden Tigran Mansurian’a sipariş ettiği beste, bir dünya prömiyeri olacak çünkü. Fazıl Say’ın Mozart Maratonları da devam ediyor.

Gerçi Müzik Festivali programı çok ilgi çekici ama ben bugün dikkatinizi asıl caza çekmek istiyorum. Malum, İstanbul Caz Festivali 27’sinde start alıyor, 15’ine kadar devam edecek. Festival, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” sahibi Emin Fındıkoğlu’nun konseriyle başlayacak. Sonra da çok beğendiğimiz Ermeni piyanist Tigran Hamasyan’ın iki konseri var. Joan Baez, Marcus Miller derken, su gibi akıp gidecek işte.

Kuzey’in ödüllüsü Nayt
Cemal Reşit Rey’de ise bugün bir başka sevilen piyanistin, Azize Mustafa Zadeh’nin basta Ralf Cetto ve davulda Simon Zimbardo ile konseri var. Azerbaycanlı piyanist/besteci/şarkıcı, 1991’de ilk albümü kendi adıyla çıktığından beri haklı olarak ilgi duyulan ve övgü alan bir müzisyen. Hayranlarının arasında, Al De Meola gibi sevilen cazcılar da vardır. CRR’de gene bu ay iki caz konseri daha programda yer alıyor: Hollandalı gitarist ve şarkıcı Oscar Benton Blues Band (10 Haziran) ile CRR Caz Orkestrası (14 Haziran). Temmuz’da Chris Potter ile Dave Holland var, söylemedi demeyin. Ayın son akşamı sahneye çıkacak olan Cezayirli şarkıcı/dansçı (hatta ödüllü oyuncu) Karima Nayt’ı da unutmayalım. 2013’te İsveç Folk & Dünya Müziği Ödülü Yarışması’nda 2012 yılının en iyi CD’si ödülünü kazanan Nayt, tüm güftelerini kendi yazıyor.

Akbank Sanat, yaz mevsimine gene Caz Günleri ile giriyor. Program, 2’sinde Dave Allen (gitar), Joey Baron (davul) ve Drew Gress’ten (bas) oluşan American Trio’nun konseriyle başladı. Benim gibi habersiz yakalananlar (efsanevi gezideydim, malum) sonradan başlarını taşa vurdu. Arkadaşları da birinci sınıf bir konser kaçırdığını acımasızca vurguladı. Benimle aynı durumdaysanız, size bir teselli mükâfatı sunabiliriz. Yarın akşam Francesco Bearzatti Tinissima Quartet / “Monk’n Roll” Akbank Sanat Çok Amaçlı Salon’da sahneye çıkacak. Saksafon ve klarnet ustası Bearzatti, 2011’de l’Académie du Jazz’in verdiği Yılın Avrupalı Müzisyeni ödülünü almıştı. Bearzatti’nin grubu, üç değerli sanatçıdan; trompette Giovanni Falzone, basta Danilo Gallo ve davulda Zénon de Rossi’den oluşuyor.

Francesco’yu kaçırmayın diyorum. Bu arada Dave Allen için hâlâ üzülüyorsanız, onu da haftaya salı akşamı Nardis Caz Club’da yakalayabilirsiniz. Ama bu sefer yanında basta Matt Hall ile davulda Cem Aksel var. Joey Baron için başka sefere diyelim. Nasip değilmiş!

Sonuç olarak, resmi sezon bitse de konserler sona ermedi. Cemal Reşit Rey ve Akbank Sanat Caz Günleri biter bitmez İstanbul Caz Festivali başlıyor. Bu da yaz aylarının bize caz itibariyle koskoca çok sıcak bir kuyudan ibaretmiş gibi görünmesini engelleyecek. Efendim? Tatil mi dediniz? Eh, o da var tabii. Ama kimileri de tatilini çeşitli mekânlarda caz dinleyerek yapmayı tercih ediyor. Zevk meselesi...