Anasayfa BİRGÜN PAZAR Endüstriye bağlı kalmadan müziğimizi icra ediyoruz

Endüstriye bağlı kalmadan müziğimizi icra ediyoruz

Beton Orman son bir senedir hazırlıkları devam eden “B.OHAL” albümü ile geri döndü! BETON ORMAN etiketi ile yayınlanan albüm, 16 farklı sanatçıyı bir araya getiriyor. 2016 yılında yayınlanan “Beton Orman Dub Sampler” albümüne nazaran daha geniş bir sound çeşitliliği barındıran albüm Reggae, Dub, Hip-Hop türevlerini harmanlıyor.

Albümde yer alan Ezhel, Aga B, Da Poet, Farazi ve Ben Büdü gibi Hip-Hop müziğin önemli isimlerinin parçalarında yer alan Karayip dokunuşları bir hayli ilgi çekici. Bunun yanı sıra “B.O HAL”de underground familyasının tanıdık isimleri olan King Fifi, Da Frogg, Genjah, Komadub, Afel, Levvera, SVS ve albümdeki tek grup olma özelliğini taşıyan Dub Again yer alıyor.

Biz de Türkiye’nin ilk toplama reggae albümü olan B.O HAL albümünü çıkartan BetonOrman’dan Genjah (Gencer Arabacı), Çağrı Sinci,  Alphadub (Alp Allovi) , Levvera (Koray Sürücü) ile yaptıkları müzikleri, BetonOrman’ı ve son albümleri üzerine konuştuk.

Beton Orman kimlerle ve ne zaman ve ne için kuruldu?

Alphadub: Betonorman, 2006’da Açık Radyo’da Selim “Da Frogg” ve Barış “J-Bro” tarafından bir radyo programı olarak kuruldu. Sonrasında Da Frogg’un yurt dışına çıkmasıyla programa bir süre ara verildi. Ardından 2012’de Dafrogg Türkiye’ye döndüğünde Betonorman ismi tekrardan ortaya çıktı ve sonrasında radyo programının yanı sıra yine Betonorman ismiyle bir takım etkinlikler yapma fikri doğdu. Ben o zaman Ras Memo ile bir program yapıyordum ve Da Frogg’dan da programı birlikte yapma çağrısı gelince Betonorman programı tekrardan hayata geçti. Şu anda da cumartesi akşamları 22:00’da Açık Radyo’da program devam ediyor.

Genjah: İstanbulda INI Network adında bir reggae oluşumu vardı ancak daha sonrasında etkinlikleri gerek duruş gerekse isim olarak daha iyi bir yapı olduğundan etkinlikleri Betonorman ile birlikte yapmaya başladık. Bu etkinlikler reggae ağırlıklı olmak üzere reggae-dub ağırlıklıydı. Son dönemlerde hip-hop da dahil oldu. İlk olarak Indigo ve Kosmos’un  ardından Çağrı Sinci’nin katılımıyla hip-hop da Betonorman’ın önemli bir parçası haline geldi. Sound ve mesajları bir birine yakın olduğundan adaptasyon süreci haliyle daha hızlı oldu.

İlginizi çekebilir:  Yenice Ormanları'na HES belası musallat oldu

Bu bir araya gelişin gerek underground müzik gerekse Türk müziğine ne gibi katkıları olduğunu düşünüyorsunuz?

Genjah: Yaptığımız müzik bilindiği üzere çok geniş kitlelere hitap eden bir müzik türü değil. Yani mekanlar her gün bizleri arayıp “Gelin burada sahne alın.” diye tekliflerde bulunmuyorlar. Bu sebeple de topluluklara ihtiyaç duyuluyor. Bu topluluklardan aslında çok sayıda var, Betonorman bunun sadece bir örneği. Yani bu topluluklar aslında bize etkinlikler yapma noktasında çok ön açıcı olabiliyor. Ayrıca ırkçılıktan, cinsiyetçilikten, milliyetçilikten uzak her insan ya da grup bu etkinliklere dahil olabiliyor. Underground müziğe ne gibi katkısı olduğunun cevabını biz veremeyiz. Çünkü bu müziğin icracısıyız biz. Ancak Betonorman olarak yaptığımız etkinlikler ve konserlerden gördüğümüz kadarıyla gayet olumlu geri dönüşler almaktayız. Bunun örneği olarak da İstanbul’un dışından da Betonorman’a gelen yoğun etkinlik talepleri gösterilebilir.

Bu yoğun talep ve ilginin sebebi olarak yaptığınız müziğin kollektif olmasını söyleyebilir miyiz peki?

Çağrı Sinci: Djlerin, MC’lerin, farklı müzik türlerinin (dub-step, reggae, hip-hop) bir araya geldiği kollektif hal bu noktada çok önemli.

Levvera: Ben eskiden beri reggae müziğin içerisindeyim ancak Betonorman’ın birliği ve desteği benim de içinde bulunduğum Bosphoroots’u ortaya çıkardı ve güç verdi.

Çağrı Sinci: Kısacası endüstrileşmemiş bir müziğin mekanlarda çalınıp insanların eğlenmesini sağlayan bir oluşum bence Betonorman.

Tıpkı rap&hip-hop müzik gibi Reggae’nin de son dönemde çok popülerleştiğini düşünüyor musunuz? Beyoğlu’nun arka sokaklarındaki barlardan daha büyük bütçeli sahnelere, mekanlara, festivallere taşınmaya başladı bu müzik türü. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Çağrı Sinci: Aslında rap açısından bu soruya bakacak olursak dinleyici kitlesinin yaş ortalamasının yükselmesi ve bununla paralel olarak müzisyenlerin de ya bu noktada önemli bir sebep. Bir de zaten dünyada trend olan bir müzikten bahsediyoruz. Burada da trend olmaması beklenemezdi.

Genjah: Reggae ve elektrik müziğin bir kısmının popülerleştiğini yani underground olmaktan çıktığını söylemek doğru olmaz. Ama tabi ki büyük sahneler bize de yer veriyor artık. Çünkü gerçekten bu alanda hem yıllardır emek veren hem de iyi müzisyen arkadaşlarımız var. Örneğin; geçtiğimiz sene Asian Dub Foundation geldi Küçükçiftlik Park’a ve  Alp’i (Alphadub) çağırdılar. Bir diğer mesele de ekonomik krizin belirginleşmeye başlamasıyla büyük sahneler artık yabancı müzisyenler ve gruplar getirememeye başladı. Bu sebeple de yerli müziğin son dönem çok iyi çıkış yapmasıyla birlikte de yerli müziğe daha fazla önem verilmeye başlandı.

Betonorman daha underground bir yapı halindeyken neyin ihtiyacı sonucu bir plak şirketine dönüştü. Takip ettiğimiz kadarıyla yeni müzisyen arkadaşlar da aranıza katıldı Çağrı Sinci gibi. Yani bu “legalleşme” adımının Betonorman’a ne gibi getirileri oldu?

Alphadub: Bu aslında mecburiyetten doğan bir şey. Çünkü sadece etkinliklerle, partilerle bir yere kadar bir şeyler yapabiliyorsun ama albümler çıkararak daha fazla isimler ve üretimler duyurulabiliyor.

Genjah: Diğer taraftan da bugün plak şirketleri-labellar geldiklerinde çok komik tekliflerle gelebiliyor bizlere. Sonuçta bugün hala çok kısıtlı bir kitleye hitap edebiliyoruz biz de. Böyle bir plak şirketi kurarak sermayeye, endüstriye bağlı kalmadan kendi müziğimizi özgürce icra edebiliyoruz.

Çağrı Sinci: Plak şirketleri bunların da ötesinde içeriğe müdahale eden bir pozisyonda olabiliyor. “Şu sözü söyleme.”, “Şu cümleyi kullanma.” şeklinde müdahaleler söz konusu.

“Patronsuz” bir yapıdan söz etmek mümkün o zaman değil mi?

Genjah: Kesinlikle. Tamamen kollektif bir yapı.

Levvera: Sermayenin dışında tamamen bağımsız bir yapıyız.

Yapılan müzikler itibariyle (reggae, hip-hop) hep bir baş kaldırış söz konusu. Yaptığınız müzik bugün Türkiye’deki gerek siyasal-toplumsal gerekse kültürel-sanatsal zeminde nerelere oturuyor?

Çağrı Sinci: Hip-hop adına konuşmam gerekirse yaptığım müzik bugün her ne kadar büyük mekanlarda kendisine yer bulsa da sözünü sakınmadan söyleyen az sayıda insanlardan biriyiz. Sözümüzü sakınmadan söyleme çabası içerisinde biz bile bazen bir oto-sansür uygulamak durumunda kalıyoruz. Bunun sebebi de ülkemizin içinde bulunduğu politik çıkmaz. Her an herkes bir anda kendisini parmaklıklar ardında bulabiliyor malesef. İşlerin büyümesi, paranın artması bu işi icra eden arkadaşların “Bu sözü çıkaralım.”, “Bu cümleyi kullanmayalım.” gibi düşünceleriyle duruşlarından, tavırlarından, sözlerinden taviz verip biraz daha patronların ağzına bakmasına sebep olabiliyor. Bu da sansürün içselleştirilip, normalleştirmesine sebep olabiliyor. Senin de dediğin gibi bu müziğin önemli bir kısmı eğlenceyse diğer önemli kısmı da bir çağrı ve duyurunun ta kendisidir. Bu da ancak bağımsız kalınarak yapılabiliyor.

Genjah: Reggae denildiğinde insanların aklına direkt “deniz kenarı, sahil, güneş, rahatlık” geliyor. Ancak bu türün asıl derdine geldiğimizde ciddi bir mesaj verme kaygısı taşıyor. İlla mesaj verme zorunluluğu yok elbette. Aşktan, güzellikten, kadınlardan bahseden müzikler de var ama toplumsal bir mesaj verme kaygısı bu işin gerçekten önemli bir parçası. Ezhel’in söylediği “Benim Derdim” bu türün bu yönden önemli örneklerinden birisi.

Alphadub: Yine reggae denince ilk akla gelen Bob Marley’in “Get up, Stand up, Don’t Give Up the Fight” şarkısı yine çok iyi bir örnek.

Peki yaptığınız müziğin gerek politikliği gerekse underground oluşunun sizi zora soktuğu durumlar oluyor mu maddi-manevi olarak? Bunları nasıl aşıyorsunuz?

Genjah: Maddi olarak illa ki zorlukları oluyor. Genelde mekanlara gittiğimizde bin bir türlü komik teklifle karşı karşıya kalabiliyoruz. Gönül ister ki düzgün bir bütçe olsun biz de çıkalım hep birlikte müziğimizi icra edelim herkes mutlu olarak ayrılsın mekandan. Büyük mekanlarda bu tarz problemlerle karşılaşmasak da bir çok yerde gerçekten komik durumlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.

Alphadub:  “Bugün çıkın, haftaya helalleşelim.”, “Kapıyı paylaşalım.” gibi teklifler bunlara örnek mesela.

Çağrı Sinci: Hepimizin ek bir işi var mesela. Yani ben müziğimden, sözlerimden taviz vermeyeceğim diyorsanız ya da bağımsız kalma gibi bir amacınız varsa, yaptığınız müziğe ticari bir anlam atfetmiyorsanız illa ki ek bir işte çalışmak durumunda kalabiliyorsunuz. Bu durum sadece ülkemiz için değil Amerika’daki underground müzik için de geçerli. Ben aynı zamanda İngilizce öğretmeniyim ve Amerika’da da aynı anda öğretmenlik yapan MC’ler var mesela. Yani ekonomik olarak zorlanıyoruz evet ama basit tavizlerle daha fazla para kazanma imkanımız varken bu tavizleri tercih etmiyoruz.

Genjah: Maddi meselenin dışında da kimi zorluk ve baskılarla da karşı karşıya kalabiliyoruz. Mesela yıllar önce çıkardığımız bir yayın olan Reggaezine’in birinci yıl partisini yaparken polis basmıştı mesela mekanı. İçeri bir anda giren polis herkesin üstünü aramak istemişti. Uyuşturucudan falan bahsedildi ama biz hiçbir şekilde hiçbir şey görmedik. Herhalde afişimizin rengi olan sarı-kırmızı-yeşil dikkatlerini çekti. Sahnede Orçun (Sattas) vardı ve polis bir anda müziği kesti ve müziğin kesilmesiyle birlikte bir anda herkes sol yumruklarını havaya kaldırıp şu anda tam olarak hatırlayamadığım bir Bob Marley şarkısını herkes hep bir ağızdan söyledi polis üstlerimizi ararken.

Çağrı Sinci de “Çığlık” albümüyle aranıza katıldı en son. İnsanlar neden BetonOrman’da kendilerini ifade edebiliyorlar peki?

Genjah: Betonorman az önce de bahsettiğim gibi kollektif. “Gel albümünü bizim kollektifte birlikte yayınlayalım. Kollektif sana destek olsun, sen kollektife destek ol.” mantığıyla hareket ediyoruz. Katılan arkadaşlar da bu fikri sahiplenerek geliyorlar zaten. Albümlerimizi, plaklarımızı da internet sitemizde satışa koyuyoruz. Buradan elde edilen gelir hem sanatçıya hem kollektife katkı sağlıyor.

Çağrı Sinci: “Underground” benim için sihirli bir kelime. Bildiğim, tanıdığım insanlar zaten BetonOrman ekibinin içinde. Ben aynı zaman Argo İzmir grubunun bir üyesiyim ve kurucularından birisiyim. BetonOrman bizim hip-hop gruplarımızdan daha üst bir ekip. Çünkü içerisinde bir çok müzik türünü barındırıyor ve bu durum bu müzik türlerinin harmanlanmasına ve iyi üretimler ortaya çıkmasını sağlıyor.  “Çığlık” albümüm BetonOrman etiketiyle çıktı zaten. Şimdi ikinci albüm üzerine çalışıyoruz. O da BetonOrman etiketiyle çıkacak.

Gelelim son albümünüze. B.O HAL albümü Türkiye’de ilk toplama reggae albüm olma sıfatını taşıyor ve içinde çok değerli müzisyenleri barındırıyor. Bu albümün sizler için önemi nedir? Zaten yıllardır kollektif bir şekilde bir arada duran, üreten bir toplamın, kollektif bir oluşumun içerisinde birlikte bir albüm çıkarması sizler için ne anlam ifade ediyor?

Genjah: İki yıl önce daha dub sound içeren bir albüm olan “İstanbul Dub Sampler Vol 1″i çıkarmıştık biz. Bir yıl önce Alp (Alphadub) ile birlikte prodüksiyona başladığımızda aklımda “Neden bu sound’ların Türkçesi yok? İlla İngilizce mi olmak zorunda?” düşüncesi vardı. Daha sonrasında Betonorman olarak bunu yapabilme ihtimallerimizi ve imkanlarımızı konuştuk. Sonuçta bu albümümüzde 15 tane sanatçı var ve onların stüdyoya girişlerinden kayıtlarına, altyapılarına kadar ciddi ve zorlu bir süreç vardı önümüzde. Yani bu müziği Türkçe yapma fikri bizim en önemli motivasyonumuzdu. Albümümüzde bir iki tane farklı dillerde şarkılar ve vokalsiz şarkılar da var tabi. Ama genel itibariyle benim kafamda yarattığım şey şuydu: “Biz Türkçe bir reggae albümü yapacağız ve bundan belki 50 yıl sonra konuşulan şey bu albümün ilk Türkçe reggae toplama albümü olacağıydı.”

Albüm hakkında nasıl tepkiler aldınız peki?

Genjah: Çok güzel tepkiler ve mesajlar aldık albümümüzle ilgili. Çünkü insanlar gerçekten böyle bir şeye ihtiyaç duyuyormuş. Demek ki insanlar daha dilini anladığı, derdini anladığı müziklere daha çabuk adapte olabiliyor ve içine girebiliyor.

Alphadub: Bir haftadan fazla zaman geçti insanlar hala sosyal medyadan albümümüzü paylaşıyorlar.

Biz de çok beğendik albümünüzü. Peki son sorumuzu soralım o zaman. Albümünüzün lansmanı ne zaman ve nerede olacak?

Levvera: 27 Nisan Cumartesi günü saat 22:30’da Nayah Kadıköy’de olacak lansmanımız. Tüm dinleyicilerimizi bekliyoruz.

- Reklam -

SON HABERLER

İşçi taksitlendirmeyi kabul etmek zorunda değildir

SORU: Ben ‘küçülme var’ denilerek işten çıkarıldım. 08.06.2015’ten beri aynı şirkette çalışıyordum....

Eski ve yeni dil…

Balıkçılar kahvesinin penceresinden denize ve martılara bakarken, iç sesim sanki öğrendiği başka...

AKP, ‘Ekrem İmamoğlu’ ismini Google’dan satın alarak kendi reklamlarını gösterdi

Seçim kampanyasında, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Her şey çok...

Trabzon’daki Galanima Deresi’ne HES tehdidi: “Yıkım projesine direneceğiz”

Trabzon’un Düzköy ilçesindeki Galanima Deresi üzerinde yapılmak istenen HES projesine, bölge halkı...

Endonezya’da başkanlık seçimi sonuçlarına itiraz

Endonezya’da geçen ay yapılan başkanlık seçimlerini rakibi Joko Widodo'ya kaybeden Prabowo Subianto,...

“Hepimiz Türkiye gemisinin yolcularıyız” diyen Erdoğan’a yanıt: Aynı gemide değiliz!

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de tüm dönem milletvekilleriyle...

“ABD çok tehlikeli bir oyun oynuyor”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD ile...

TFF, UEFA Lisansı alan kulüpleri açıkladı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), UEFA ve Ulusal Kulüp Lisansı almaya hak kazanan...

İYİ Parti’nin YSK Temsilcisi: Yenilenecek seçimin sonuçlanması aylar sürebilir

İYİ Parti'nin YSK Temsilcisi Aylin Özgül Kırmızıoğlu, YSK'nin İstanbul kararını değerlendirdi. Kırmızıoğlu, "23 Haziran sonrası...

Trump: Meksika yanlış yapıyor, yakın bir zamanda cevap vereceğim

ABD Başkanı Donald Trump, Meksika'nın ABD'ye göçmen geçişini durdurmak için yeterince çabalamadığını...

Sonraki haber