Erdoğan, AKP'nin seçim beyannamesini açıkladı
24.05.2018 14:50 SİYASET
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin seçim beyannamesini açıkladı. Erdoğan, "Ülkemizi, eğitim, sağlık, bilgi, enerji, savunma sanayi, lojistik ve ticarette yerli milli üretimle dünyada söz sahibi olan bir ülke haline dönüştüreceğiz" dedi.

AKP Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı, Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile çok sayıda partili katıldı.

Erdoğan, salonu selamladıktan sonra konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye geldi.

"Ülkemize hizmet için hep beraber çıktığımız bu yolculuğu inşallah hayırlısıyla menziline ulaştıracağız" diyerek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti 2002 Kasım’ından beri girdiği her seçimden birinci çıkmış bir partidir. Ancak bizim için bu yeterli değildir. Biz aynı zamanda Meclis’te, ülkemizi hedeflerine ulaştırabilecek bir çoğunluğa sahip olmak için, bunun için de mücadele ediyoruz. 2002 yılındaki seçimlerde yüzde 34 oya ulaşarak, parlamentonun yüzde 63’ünü alarak iktidar olduk. Bu oran ülkemizin yakın tarihindeki en büyük başarıydı. 2007 seçimlerinde bu oranı yüzde 47’ye çıkardık. Ve yine tek başımıza iktidar olduk. 2011 seçimlerinde yüzde 50 seviyesine kadar ulaştık. Tek başına iktidar olarak yola devam ettik. 7 Haziran’da yüzde 41 oy oranına rağmen tarihimizde ilk defa Meclis’te çoğunluğu sağlayamadığımız bir seçim yaşadık. Biz tek başımıza hükümet kuramadık, ama diğer partiler de çoğunluğu sağlayıp milletimizin karşısına çıkamadılar. Bunun üzerine 2015’te seçimleri yeniledik ve yeniden yüzde 49,5’luk oy oranıyla tek başımıza iktidara geldik. Ayrıca 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve 16 Nisan halk oylamasında yüzde 52’lik oy oranlarına ulaşmıştık" dedi.


'HER İKİ SEÇİMDEN YÜZÜMÜZÜN AKIYLA ÇIKACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran'daki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri ile ilgili olarak ise "Bizler 'Vakit Türkiye vakti' diyerek yola çıkıyoruz. 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50’nin çok üzerinde bir oy ile kazanmayı hedefliyoruz. Milletimizin en az yarısının desteğini alarak TBMM’de de güçlü bir grup kurmamız gerekiyor. Bunların yolu da yine milletimizle olan gönül bağımızı güçlü tutmaktan geçiyor. Cumhurbaşkanı adayı olarak şahsım, milletvekili adaylarımız sizlerle el ele vereceğiz. İnşallah her iki seçimden yüzümüzün akıyla çıkacağız" diye konuştu.

'MİLLETİMİZİN KARŞISINA HİÇBİR ZAMAN ELİ BOŞ ÇIKMADIK'

"Biz seçimlerde milletimizin karşısına hiçbir zaman eli boş çıkmadık" diyerek konuşmasını sürdüren Erdoğan, partisinin beyannamesini açıkladı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimizin huzuruna hep, bir yanımızda önceki hükümetlerimiz döneminde yaptıklarımız, diğer yanımızda bir sonraki dönemde yapacaklarımız olduğu halde çıktık. Şimdi bu seçimlerde ne yapıyoruz? 6 Mayıs’ta İstanbul’da seçim manifestomuzu milletimize açıkladık. Bugün 'Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye' başlığıyla hazırladığımız seçim beyannamemizi ‘Yaparsa yine AK Parti yapar’ diyerek milletimizin takdirine sunuyoruz. Öncelikle size beyannamemizin giriş kapısı mahiyetindeki gelecek vizyonumuz bölümünü paylaşmak istiyorum. Bugün tüm dünyada her alanda baş döndürücü hızda bir değişim yaşanıyor. Bir yandan teknolojik dönüşümler yaşanırken, diğer yandan sosyal ve kültürel alanda yeni eğilimler gözleniyor. Uyum sağlayanlar kazanırken, geri kalanlar ise eskisinden çok daha fazla bedeller ödüyor. Biz dünyadaki eğilimleri, oluşan fırsatları yeniden şekillenen ilişkileri dikkatle analiz ederek bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Yeni dönemin ayırt edici vasıflarından biri olan dijitalleşmeye özel önem veriyoruz. Dijital Türkiye vaktinin geldiğine inanıyoruz. Yeni hükümet sistemiyle bu vizyonumuzu daha da güçlendirerek Türkiye’yi iş dünyamızın, iş kadınlarımızın küresel ölçekte söz sahibi olduğu bir ülkeye dönüştüreceğiz. 2023’e 5 kala kendimize ufuk çizgisi olarak belirlediğimiz 2053 ve 2071’e doğru emin adımlarla yürüyoruz. Yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlayacağız. Dünya ekonomisinden aldığımız payı yüzde 1,5 düzeyine taşıyacağız."

'YOLA DEVAM EDECEĞİZ'

Korumacılık eğiliminin küresel düzeyde yükseldiği bir ortamda, geçici rüzgarlara kapılmayıp dışa açık, rekabetçi, serbest piyasayı esas alan ekonomik yapıyı güçlendirerek yola devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Coğrafyamızın, dinamik genç nüfusumuzun tüm avantajlarını kullanarak ülkemizi bilgi üreten, katma değere dönüştüren bir güç haline dönüştüreceğiz. Üretim biçimimizi, en önemli rekabet unsuru haline gelen yenilikçiliğe dayalı bir yapıya dönüştüreceğiz. Bilgiye dayalı eğitim, büyümemizin belirleyici gücü olacaktır. En büyük servetimiz dinamik nüfusumuz ve gençlerimizdir. Gelişmiş ülkelerin gıptayla baktığı genç nüfusumuzun sunduğu fırsat penceresini ekonomik büyüme açısından en iyi şekilde değerlendireceğiz. Gençlerimizle küresel ölçekte yeni başarı hikayeleri yazacağız. Kalkınma hedefimiz çerçevesinde kadınlarımızın kalkınma sürecine daha aktif katılımını desteklemeye devam edeceğiz. Bir yandan kadın girişimciliğini güçlendirirken, diğer yandan kadınların iş gücüne katılma oranını 2023 sonunda yüzde 40’ın üzerine çıkaracağız. 'Alt-orta gelir' durumunda olan ülkemizi 'üst-orta gelir' grubuna yükselttik. Yeni hedefimiz ülkemizi 'yüksek gelirli' ülkeler ligine taşımaktır. Türkiye’de bu güç var. Kapsayıcı bir ekonomik büyüme anlayışı içinde, ekonominin nimetlerini daha adaletli şekilde tüm toplumsal kesimlere paylaştıracağız. Gelir dağılımını iyileştirirken, bölgeler arası dengesizlikleri azaltacağız."

'KURUMSAL KALİTEYİ ARTIRMIŞ TÜRKİYE'

Çalışma istek, yetenek ve becerisine sahip herkesin üretime katkıda bulunduğu, demokratik standartları yüksek bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerleyeceklerini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Küresel düzeyde ekonomik ve sosyal gelişmeleri şekillendirmesi beklenen alanlardaki teknolojik gelişmelere yoğunlaşacağız. Teknolojinin her alanında yetkin bir ülke haline geleceğiz. Aynı zamanda insanımızı zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdam edeceğiz. Milli gelirden araştırma geliştirmeye ayırdığımız kaynaklarımızın payını yüzde 2’nin üzerine çıkararak, imalat sanayimizde yüksek teknolojili üretimin payının hâkim olduğu ekonomik bir yapıya sahip olacağız. Girişimci ve yenilikçi bir anlayışla özel sektörün rolünü güçlendireceğiz. Küçük ve orta boy işletmeler başta olmak üzere rekabetçi bir ortamda oluşturacağımız özgün projelerle küresel ölçekte tanınan çok sayıda girişimcisi ve markası olan bir ülke konumuna yükseleceğiz. Kamuda ve özel sektörde kurumsal kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası düzeyde de hizmet verebilecek nitelikte mega projelerimizi birer birer hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi, eğitim, sağlık, bilgi, enerji, savunma sanayii, lojistik ve ticarette yerli milli üretimle dünyada söz sahibi olan bir ülke haline dönüştüreceğiz."


'YENİ YENİ ATILIMLAR YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

"Özellikle savunma sanayinde, özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, dünyanın önde gelen ihracatçı ülkeler arasına girecektir" ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları dedi:

"Siber alanda da organizasyon kabiliyetini geliştireceğiz. Ülkemiz için vazgeçilmez olan enerji ve gıda güvenliği alanlarında, uluslararası standartlarda en üst düzeyde tedbirleri hayata geçireceğiz. Akıllı ve yeşil kent projeleriyle şehirlerimizi daha yaşanabilir hale kavuşturacağız. Gelecek nesillerimize, medeniyetimizin izlerini bulacakları, iftihar edecekleri, kimliği olan şehirler bırakacağız. Eğitim, kültür ve sanatta yenilikçi ürün ve yaklaşımlarla tüm insanlık için değer üretmeye, yeni yeni atılımlar yapmaya devam edeceğiz. Ülkemiz, özellikle gelişmekte olan ülkelerin sıkıntı ve beklentilerini dile getirmede önemli bir rol üstleniyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere farklı bölgesel yapılarla ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi güçlendireceğiz. Milletimizle birlikte bölgemizdeki ve tüm dünyadaki dost ve kardeş milletlerin daha fazla refaha kavuşmasını istiyoruz. Bunun için gereken işbirliğini daha da sıkılaştırarak katma değerin bu coğrafyalarda üretilmesi için gereken adımlarını atacağız. Türkiye bugün olduğu gibi gelecekte de demokrasi ve adaleti sadece kendi insanı için değil tüm insanlık için istemeye devam edecektir. 'Dünya 5’ten büyüktür' çağrımızı kararlılıkla ifade etmeyi sürdüreceğiz."

'YENİ YÖNETİM MODELİ'

Seçim beyannamenin ikinci kısmını yeni yönetim modelinin oluşturduğun söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Milletimiz 24 Haziran’da bir sandıkta kendini temsil etmek üzere Meclis’e göndereceği milletvekillerini, diğer sandıkta kendini yönetecek cumhurbaşkanını seçecek. Yeni dönemi güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye olarak ifade ediyoruz. İnşallah bağımsız, güçlü, tarafsız yargıyla da inşallah demokrasimizi sağlam temeller üzerine oturtuyoruz. Meclis’le cumhurbaşkanı ne kadar ahenk ve işbirliği içinde çalışırsa Türkiye o kadar kazanacaktır. 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığını kazanmak kadar, çoğunluğu elde etmeyi de önemli görüyoruz. Meclis’in itibarı en çok AK Parti iktidarları döneminde artmıştır. Partilerin aralarındaki kavgalar sebebiyle millete hizmet edemez hale gelmiş Meclis’imizi en büyük reformlara imza atan bir kurum haline dönüştürdük. Yeni dönemde Meclis’i daha güçlü bir yere taşımakta kararlıyız. Mevcut sistemde Meclis, kanun tasarılarını hazırlayan hükümetin gölgesi altında kalıyordu. Yeni sistemde ise cumhurbaşkanı bütçe dışında Meclis’e kanun teklif edemiyor. Böylece kanun yapma yetkisini tek başına ve sadece milletvekillerine vererek Meclis’i gerçek gücüne biz kavuşturduk. Meclis’in hükümeti denetleme yetkileri daha da artırılmış, yeni dönemde de sürüyor. Kurulacak hükümet ise kararnameler ve diğer düzenleyici işlemlerle tamamen milletimize hizmete odaklanacaktır. Kararların daha hızla alınacağı ve daha etkin uygulanacağı yeni sistem ülkemize çok ciddi zaman maliyeti olan sıkıntıları ortadan kaldıracaktır. Seçimlerin hemen ardından cumhurbaşkanına bağlı olan kamu yönetimi yenilenecek, reforma tabi tutulacaktır. Bu konudaki devam eden hazırlıklarımızı seçimlerin ardından yürürlüğe sokacağız. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı da önem verdiğimiz bir başka husustur. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, yargıda da vesayet kalıntılarını ortadan kaldırmak için gereken adımları attık. Yargının sadece kendi işiyle uğraşacağı bir sistemi kurma yolunda önemli mesafe katettik. Önümüzdeki dönemde yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmeyi sağlayacak adımları atmayı sürdüreceğiz."

'TÜRKİYE'Yİ DEMOKRASİ LİGİNDE DE ÜST SINIFA ÇIKARTACAĞIZ'

Seçim beyannamesinin üçüncü bölümünde, "Milletimizle güçlü demokrasi hedefimizi paylaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz demokrasi ile kalkınmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördük. AK Parti iktidara geldiği günden beri Türkiye’de hakları ve özgürlükleri gerçek anlamda tesis eden, standartlarını sürekli yükselten partidir. Önümüze çıkan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, asla demokrasiden, özgürlüklerden, haklardan taviz vermedik. AK Parti’nin hak ve özgürlükler konusunda bugüne kadar yaptıklarını saymaya kalksak karşımıza çok uzun bir liste çıkar. 24 Haziran seçimlerinden sonra demokrasimizi geliştirmeye devam edecek, Türkiye’yi ekonomide olduğu gibi demokrasi liginde de bir üst sınıfa çıkartacağız. Şimdi lig dedim de aklıma geldi. 2020 Şampiyonlar Ligi finali İstanbul’da oynanacak. Cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Devletin idari adli düzeninin temel haklar merkeze alınacak şekilde geliştirilmesini sağlayacağız. Yasaklarla mücadelemizi artırarak devam ettireceğiz" dedi.

'3 Y İLE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'

İktidara yürürken '3 Y' sözü verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluktu. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Ana muhalefetin OHAL’i diline dolaması demokrasimiz bakımından utanç vericidir. Tüm dünyanın bizi darbeler ve terör örgütleri karşısındaki duruşumuz sebebiyle takdir ettiği süreçte, ana muhalefetin böyle bir tavır takınmasını milletimiz unutmayacaktır. Bizim bir laiklik tanımımız var. AK Parti, dini özgürlüklerin, farklı hayat tarzlarının teminat altına alınması, devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durması olarak görüyor. Bu çerçevede FETÖ başta olmak üzere, insanlarımızın inançlarını istismar ederek, devlete tasallut eden yapılarla mücadeleyi devam ettireceğiz. Kendi partimizden başlayarak, istişareyi ve katılımcılığı en üst düzeye çıkartmak için çalıştık, çalışıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının hukuki statülerinden diğer kurumlarla ilişkilerine, mali kaynaklarına kadar tüm işlemlerini şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturacağız. Yargının milletimizin gözünde hak ettiği saygın yere gelebilmesi için gereken reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Milletimizin adalet talebinin karşılanabilmesi için yargı süreçlerini hızlandırma, kolaylaştırma çalışmalarına devam edeceğiz. Milletimizin huzur içinde yaşayabilmesi için güvenlik konusunda ortaya çıkan yeni durumlara karşı gereken tedbirleri süratle alacağız. Mahalle ve semt bekçilerini yaygınlaştırarak tüm sokaklarımızı huzurlu hale getireceğiz."

'GENÇLERİN ENERJİSİNİ SİYASETE YANSITMAYI AMAÇLIYORUZ'

Erdoğan, bir dönem Türkiye’nin en önemli sorunu olan üniversite ve yurt konusunda atmış oldukları adımları taçlandıracak projeleri, yeni dönemde hayata geçireceklerini söyledi.

Erdoğan, "Siyasette gençlerin önünü açan biz olduk biz. Seçilme yaşını önce 25’e şimdi de 18’e düşürerek gençlerin enerjisini siyasete daha fazla yansıtmayı amaçlıyoruz. Kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri yere getirme konusunda gerçekten çok önemli mesafe katettik. Siyasetten bürokrasiye, kültür ve sanattan sivil toplum faaliyetine kadar kadınların etkin birer fert olarak süreçlere katılımını artırmayı sürdüreceğiz. Kadınlarımızın mağduriyetine yol açan sorunlarla mücadeleyi de devam ettireceğiz. Milletimizin omurgası olarak gördüğümüz ailenin güçlendirilmesi, çocuk sayımızın artırılması, sosyal politikalarımızın ana eksenini oluşturuyor. Çocuklarımızın insani ve ahlaki değerlere sahip, bilinçli, saygılı kendine güvenen fertler olarak yetiştirilmesini sağlayacağız" dedi.

'YAŞLILARIMIZA ÇOK ÖNEMLİ PROJELERİMİZ VAR'

Yeni dönemde de güven ve istikrarı güçlendirmek için çalışmalar yapacaklarını belirten Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

"Hedefimiz günlük 4,3 doların altında bir harcama ile yaşamak zorunda kalan kimse bırakmamaktır. Yaşlılarımıza ve engellilerimize yönelik çok önemli projelerimiz var. Sağlıklı bir toplumun önemli bir aracı olan sporu, altyapısı ve insan kaynağı ile geliştirmeyi sürdüreceğiz. Türkiye, dünyanın en gelişmiş sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerinden biridir. Özellikle emeklilerimize Kurban ve Ramazan bayramlarında 1000’er lira ikramiye vererek bu mübarek günlerde onlara önemli bir destek sağlıyoruz. Bizim ekonomideki başarımızın sırrı; güven ve istikrar iklimini sağlayabilmiş olmamızdır. Yeni dönemde de güven ve istikrarı güçlendirmek için çalışacağız. Mali disiplin ve finansal istikrar konusunda en küçük taviz vermeyeceğiz. İhracatıyla, istihdamıyla, yatırımlarıyla büyümeyi destekleyecek her adımı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital dönüşüme hız vereceğiz. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomimiz içindeki payını artırarak, rekabet gücümüzü yükselteceğiz. Üretimimizin ve ihracatımızın ithalata olan bağlılığını azaltacağız. Enflasyonla mücadele konusunda yeni ve çok ciddi önlemleri seçimden hemen sonra yürürlüğe koyacağız. Son dönemde bir parça yukarı hareketlenen enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden çıkarmakta kararlıyız. Cari açığı yapısal sorun olmaktan çıkartıp kalıcı şekilde düzelteceğiz. Böylece dış kaynak ihtiyacını azaltarak ekonomimizi daha dayanıklı hale getireceğiz."


'TÜRKİYE'NİN OTOMOBİL PROJESİNİ HIZLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ'

Bilim, teknoloji, Ar-Ge konusunda başlatmış oldukları çalışmaları milli teknoloji hamlesiyle yeni bir boyuta taşıyacaklarını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Antarktika’da kuruluş hazırlıklarını başlattığımız Türk Bilim Üssü’nü önümüzdeki yıl faaliyete açıyoruz. İmalat sanayimizi daha yüksek katma değer üreten, küresel rekabet gücünü kazanmış bir yapıya dönüştüreceğiz. Yüksek teknolojiye dayalı yatırımlar için kurulan 6 endüstri bölgesine 15 tane daha ilave edeceğiz. Ülkemizin en büyük liman projesinin uygulandığı bölgeyi, yüksek ve orta teknolojili yatırımlar için üretim merkezi haline getireceğiz. Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim sektörleri gibi öncelikli alanlarda teknolojik ürün yatırımlarını destekleyeceğiz. Türkiye’nin otomobil projesini hızla hayata geçireceğiz. Deniz taşımacılığında gemi filomuzu hızla yenileyeceğiz. Yaşadığımız tecrübeler savunma sanayinde güçlü olmadan hedeflerimize ulaşamayacağımızı göstermiştir. Teknolojik dönüşüme liderlik eden yatırımlara öncelik veriyoruz. Silahlı ve silahsız İHA’lar konusunda elde ettiğimiz başarı bize güç ve moral vermiştir. İşte Afrin’de bunu yaşadık, Cerablus’ta bunu yaşadık. Özel sektörün savunma, havacılık ve uzay anlamında daha etkin hale gelmesi gerekiyor. ALTAY milli tankı seri üretim haline geldi. Bu çalışmaları yeni dönemde hızla sonuçlandırıp, ticari kullanım aşamasına getireceğiz. İnsansız savaş uçakları konusunda Ar-Ge çalışmaları başlatacağız. Açık denizlerde de görev yapabilecek havuzlu çıkartma gemisini tamamlayarak donanmamıza dahil edeceğiz."

'UZAY AJANSIMIZI BU YIL KURUYORUZ'

Uzayda Türk bayrağını temsil edecek çalışmaları yürütecek uzay ajansını bu yıl kuracaklarını belirten Erdoğan, "Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı mümkün olan en üst seviyede değerlendirmeyi hedefliyoruz. Doğal gaz kullanmayan ilimiz ve büyük ilçemiz kalmayacak. Yerli kömürü elektrik üretiminde en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bor başta olmak üzere ülkemizin sahip olduğu değerli ham maddeleri en etkin şekilde kullanma çalışmalarına devam edeceğiz. Hedefimiz 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara, tarımsal ihracatımızı da 50 milyar dolara çıkartmaktır" dedi.

'SU HAVZALARININ TAMAMINI KORUMA ALTINA ALACAĞIZ'

"Ülke çapında korunan alanlarımızın sayısını 653’e çıkartacak, buralarda kuracağımız altyapı ve vereceğimiz hizmetlerle 135 milyon ziyaretçiyi ağırlayacağız" diyen Erdoğan, "ÇED süreçlerinin daha etkin kullanımını uygulanmasını temin edeceğiz. Su havzalarının tamamını koruma altına alacağız. Taşkın koruma tesislerimizin sayısını 2 katından fazla artırarak 10 bine çıkartacağız. Orman alanlarımızın büyüklüğünü 233 milyon dekara çıkaracağız. Tarihimizden aldığımız ilhamla insanın aynası olarak gördüğümüz şehirlerimizi karakter sahibi mekanlarla, estetik huzurlu ve güvenli hayat alanlarına dönüştürmekte kararlıyız. İnsanı merkeze alan, kültürün, sanatın, yeşilin vazgeçilmez parçaları olduğu şehirler kurmak ve yaşatmak istiyoruz. İstanbul başta olmak üzere marka değeri yüksek olan şehirlerimizi cazibe merkezi haline dönüştüreceğiz. Yerel yönetim reformu gerçekleştirerek belediyelerin icracı gücünü artıracağız" diye konuştu.

'DIŞ POLİTİKADA HAKKANİYET EKSENLİ YAKLAŞIMA DEVAM'

"Dış politikada hakkaniyet eksenli yaklaşımımızı devam ettireceğiz" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Öncü bir ülke haline getirdiğimiz Türkiye’yi bölgesel ve küresel düzeyde daha da güçlendireceğiz. 'Dünya 5’ten büyüktür' çağrımızı her platformda tekrarlayacağız. Boşuna 'one munite' demedik. Boşuna ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demedik. Bunlar bizim dış politikamızın eksenini oluşturdu. Avrupa Birliği üyeliği için 'kazan-kazan' esasına göre süreci işletmekten vazgeçmeyeceğiz. Rusya ile ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz. Balkan ülkeleriyle daha yakın ilişkiler sürdürmeye devam edeceğiz. KKTC’yi siyasi ve ekonomik olarak destekleyecek, Ada'da adil bir çözüme ulaşılması için çaba göstermeye devam edeceğiz. Filistin halkı kendi özgür vatanlarına kavuşana, ilk kıblemiz Kudüs barışa varana kadar çaba göstermeye devam edeceğiz. Irak’ta kalıcı istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik gayretleri sürdüreceğiz. Kuzey Suriye’yi teröristlerden temizleyeceğiz. Ve oranın vatandaşları topraklarına dönecek. Ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin, güvenliğini sağladığımız bölgeye dönüşlerini teşvik edeceğiz. Afrika’da her alanda daha etkin şekilde yer almak için çaba göstereceğiz."

'EK GÖSTERGEYİ 3600'E ÇIKARTACAĞIZ'

Konuşmasında müjdeli bir konuya geldiğini söyleyen Erdoğan, "Bu vesileyle, polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerimize bir müjde vermek istiyorum. Polislerimizin, öğretmenlerimizin, hemşirelerimizin, din görevlilerimizin ve diğer idarecilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkaracağız. Buradaki adaletsizliği inşallah gidermiş oluyoruz. Böylece ülkeleri ve milletleri için fedakârca çalışan bu kamu görevlilerimizin emekliliklerinde de verdikleri hizmetlerin karşılığın alabilmelerini temin ediyoruz" diye konuştu.

MİLLET BAHÇESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta İstanbul olmak üzere bazı illerde bulunan eski statların yerine 'millet bahçesi' yapacaklarını söyledi. Erdoğan daha sonra yapımı devam eden projeler hakkında bilgi verdi, milletvekili adaylarına başarılar diledi.