Erdoğan: Bedelli yok, dedikodusu var
13.06.2017 11:49 GÜNCEL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerlik konusunda "Bedelli yok, dedikodusu var" açıklamasını yaptı.

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerlik konusunda, "Kabinenin gündeminde bedelli askerlik yok, o sözler bana ait değil, dedikodudan ibaret" dedi.

Erdoğan'ın bedelli askerlik ile ilgili olarak, bir iftar yemeğinde, gündeme gelebileceği konusunda sözler söylediği iddia edilmişti.

Erdoğan konuşmasında Katar konusuna da değinerek "Katar'la ilgili çok ciddi yanlışların içine düşüldüğünü görüyoruz. Bir ülkenin halkını tecrite kalkmak insani değildir, İslami hiç değildir. Katar terör örgütü DEAŞ'a karşı Türkiye ile birlikte en kararlı duruşu gösteren ülkedir." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'a "Hiç bu işi geciktirmeyelim, içtüzüğü halledelim ve parlamentomuzu daha aktif hale getirmiş olalım. Çünkü bizim üretime ihtiyacımız var. Bu hafta sonu nasıl ki tatil yok diyorlarsa, içtüzük çıkana kadar tatil olmamalı. Bu konuda emin miyiz. İsterseniz burada kabul edenler,etmeyenler deriz." ifadeleriyle çağrıda bulundu

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

"Dedik ki, "Türkiye'yi muasır medeniyetler" seviyesine yükselteceğiz. 2002 yılında 7.5 milyar lira olan MEB bütçesini bu yıl 85 milyar liraya çıkardık. Nereden nereye. Bildiğiniz gibi ders kitaplarını ücretsiz veriyoruz. Tablet bilgisayarlar ve akıllı tahtalarla eğitimin alt yapısını adeta sıfırdan ele aldık. 270 bin yeni derslik inşa ederek 561 bin yeni öğretmen atayarak hem kalabalık sınıfları, hem boş geçen dersleri ortadan kaldırmanın gayreti içerisinde olduk. Darbenin icadı sekiz yıllık kesintisiz eğitimin yerine 4+4+4 sistemini ikame ettik. 81 vilayetimizin tamamını üniversiteye kavuşturduk. 2002 yılında 72 olan üniversite sayımız, son zamanlarda 184'e ulaştı. Harçları kaldırmakla kalmadık, aylık 45 lira olan kredi-burs rakamını lisans öğrencileri için 425, yüksek lisans için 850 liraya çıkardık.

Cumhuriyet tarihinin en büyük reformunu gerçekleştirdiğimiz alanlardan biri de sağlık oldu. Aile sağlığı merkezi sayısını 9 binden 17 bine yükselttik. 19 bin olan nitelikli yatak sayısını 153 bine çıkardık. Doktor, hemşire, personel olarak sağlık kurumlarımızda hizmet verenlerin sayısını 875 bine ulaştırdık. Türkiye'de süratle tıp fakültelerinin sayısını da artırmanın gayreti içerisinde olduk. Sağlık üniversitelerinin ilk adımını biz attık.

Şu ana kadar Yozgat, Isparta ve Mersin şehir hastanelerimizi hizmete açtık. Halen inşasını süren 20 şehir hastanemizi de 1.5 yıl içerisinde hizmete açıyoruz. Altını çizdiğim bir konu var, AK Parti insana odaklı bir Türkiye'yi hedeflemiştir.

KILIÇDAROĞLU'NA YÜKLENDİ

"Ana muhalefetin lideri konuşuyor. 7 milyon işsiz varmış, senin kılavuzun bir kere karga. Türkiye eğer böyle bir konumda olsa, şu anda yakaladığı ivmeye bak. Hükümet çalışıyor, gayret var, koşturuyoruz. 195 olan baraj sayımıza 423 yeni tesis ilave ettik. Teröre rağmen baraj çalışmaları devam ediyor. Ilısu Barajı'nın hayata geçirilmesi ve o şehrin (Şırnak) bir yerden bir yere taşınması ile tarih bugüne, bir diğer taraftan yarına taşınıyor."

Ana muhalefet savunma sanayiinde kendi silahımızı üretmemizden ve ihracatından rahatsız. Son 14 yılda ülkemize, bulunduğumuz yeri borçlu olduğumuz aziz milletimize hizmetten başka hiçbir hedefimiz olmadı, olmayacak. Her gece yastığa başımızı koyduğumuzda, "bugün milletimiz için ne yaptık?" sorusunu sorarak bugünlere geldik. Karşımızda ciddi bir muhalefet olmadığı için hep kendimizle yarıştık.

AK Parti'nin, milletin ve geleceğin partisi olarak Türkiye'ye edeceği daha çok hizmet, kazandıracağı daha çok yatırım var. Güzel gelişmelerin haberlerini ardı ardına almaya devam ediyoruz. Son olarak dün açıklana büyüme rakamları ile taçlandırmış olduk. Yüzde 5 olarak gerçekleşti, bu yılın ilk çeyreğinde büyüme oranımız. Bu vatansever halkımız için bir mutluluk vesilesi, aksi olanlar için de tam aksi. Bu oran yüzde 2.4 olan AB ortalamasının 2 katından bile fazladır. İlk verilere göre, yüzde 5'lik büyüme oranı ile G-20 ülkeleri arasında Çin ve Hindistan'ın ardından 3. sırada bulunuyoruz. Aramızda da çok fark yok, onları da yakalayacağız. İlk 5 aylık ihracatımız da yüzde 8.9'luk artış gerçekleştirmiştir. Uluslararası yatırımlar da bir önceki yılın aynı dönemine göre az da olsa bir artış yakaladık."

Zahirde elit, hakikatta lümpen olan bu çevreler, ellerindeki tüm imkanları bizi karalamak için seferber ettiler. Yol, hastane, okul, hangi hizmeti yapmaya kalktıysak hemen karşımıza dikildiler. Birdenbire çevre hassasiyetleri kabardı. Zannedersiniz ki çevreci. Biz milyonlarca ağaç dikiyoruz. Bunlar çevre karşıtı. Bu geziciler değil mi 10-12 tane ağacı bir yerden başka bir yere taşırken isyan eden. Bunlarda ağaç taşıma kültürü de yok. Bunlar beceriksiz. Batı'da bakıyorsun devasa ağaçları bir yerden bir yere nakledebiliyorlar. Hatta bu işin ihracatını yapanlar böyle yapıyor. Hem besliyor, hem yetiştiriyor sonra ihracatını yapıyor. İşte bunlar anlamaz, bunlar başka yerde geziyor. Bunlar böyle Gezici. Dördüncü yılı da kutlasalar, kırkıncı yılı da kutlasalar alışacaklar. Bunlar İstiklal Caddesi'nde istikbalimiz için yürümüyorlar, bölücü terör örgütünün temsilcileriyle el ele, kol kola yürüyorlar. Darbe döneminin yol açtığı haksızlıkları eğitimde düzeltmeye çalıştığımızda "Laiklik elden gidiyor" diye ortalığı ayağa kaldırdılar. Gidip yurt dışında bizi şikayet ediyorlar. Söylemedikleri hiçbir şey kalmadı. Kendileri dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımamak için her türlü çirkefliği yaptılar. "

"TAKSİM'E 3 PROJE İLE ZENGİNLİK KAZANDIRMIŞ OLACAĞIZ"

"Gidip oralarda bizleri şikayet ediyorlar. Dün akşam sanatçılarımızla, sporcularımızla iftarımız vardı Taksim'deki AKM'yi anlattım. Biz, Türkiye'ye yakışır bir opera binasını şimdi, ilk defa Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptık. Aslolan İstanbul'a böyle bir bina kazandırmak. AKM'yi dedik ki, yıkalım. Çünkü depremden zarar görmüş bir bina konumunda. Aynı şeyi Muhsin Ertuğrul'da da yaptılar. Biz 17 ayda oradaki Harbiye Kongre Merkezi'ni yerin altına indik, inşa ettik. Yanına Muhsin Ertuğrul'u yaptık. Ne oldu? Kötü mü yaptık? Biz sözünde duran bir kadroyuz. Biz ne aldatan ne aldanan olduk. Şimdi de AKM'yi, proje tamam, bitti, yanındaki, arkadaki boşluğu da katmak suretiyle dev bir bina inşa edeceğiz. Bu açığımızı da gidermiş olacağız. Taksim'e 3 dev proje ile zenginlik kazandırmış olacağız. Önümüzü kesemezler. Bunlar terör örgütlerine gösterdikleri sempatinin 10'da birini kendi insanlarına göstermiyorlar.

"BUNLARIN TEK DERDİ TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KALEMŞÖRLÜĞÜNÜ YAPMAKTIR"

"Senelerce devrimci şiddet güzellemeleriyle eli kanlı teröristleri gençlerimize rol model olarak sundular. Ölüm tarlaları, ve kuru kafa kuleleridir. Yaptıkları hep bu. Beyefendi çıkıyor, konuşuyor. Barış, sevgi. Bal, bal demekle ağız tatlanırmı, yersen tatlanır. Bir kadın terörist üzerinden yine aynı oyunu oynuyorlar. Her gün askerimizin, polisimizin hayatına kasteden teröristleri allayıp pullayıp bir isim üzerinden aklamaya çalışıyorlar. Şehit edilen Aybüke öğretmenle ilgili üzüntü beyanına şahit oldunuz mu? Sözüm ona milletvekilleri Aybüke öğretmenimiz için kıllarını kıpırdattılar mı? Bunların tek derdi, terör örgütlerinin kalemşörlüğünü yapmaktır. Bu yavrumuzu orada katlettiler. Kim? Bu terör örgütü. Aybüke kızımızın babası ile de görüştük. Tüm milletimizin başı sağolsun diyorum tekrar."

"BU NE BÜYÜK CEHALET"

"Senin hastana hizmet edecek doktoru ölesiye dövmeler, bu ne cehalettir. Bu ne büyük cehalet. Dokturumuzun hizmet aşkı kalır mı? Milletçe biz bu noktada hizmet ehli olan öğretmenlerimiz, sağlık görevlilerimiz hepsi ile el ele vereceğiz. Şimdi de FETÖ'den, bölücü terör örgütüne kadar bütün çevrelere bunların hizmetkarlık yapmalarının sebebi işte budur. Tüm bu kart devrimcilerin sorumluluğu var. AK Parti'nin en büyük başarılarından biri de bu maskeli baloyu sona erdirmektir. Şu istasyonda takılalım yok. Üzerine üzerine gideceğiz. Bu milletin huzuruna kastedenlere bu işin hesabını soracağız, ara vermek yok devam. İnşallah, bundan sonra da sıfatı ve konumu ne olursa olsun, ihanet içine girenlerin maskelerini düşürmeye devam edeceğiz."

KUZEY IRAK'IN REFERANDUM KARARI: BİZİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR

Ülkemizde de PKK'nın tam iftar saatlerinde saldırıları ile verdiğimiz şehitler yüreğimizi dağlıyor. Kuzey Irak'la ilgili yapılan açıklama bizi derinden üzmüştür. Irak'ın toprak bütünlüğüne bir tehdittir ve yanlış bir adımdır. Temenni ederdik ki, istişare yolu ile yapılsın. Bu bölgede Kuzey Irak yalnız değildir. Musul'da Araplar, Kerkük'te Türkmenler birlikte yaşıyorlar. Biz barış içerisinde bu adımların atılmasını ve Irak'ın bütünlüğünü hep savunduk. Zaman zaman orada ipin ucunun da kaçtığını gördük. Bu bizi üzmüştür, Dışişlerimiz açıklamaları da yapmıştır. Kimsenin yararına değildir.

KATAR TEPKİSİ: İNSANİ DEĞİLDİR, İSLAMİ DEĞİLDİR

Katar'la ilgili çok ciddi yanlışların içine düşüldüğünü görüyoruz. Bir ülkenin halkını tecrite kalkmak insani değildir, İslami hiç değildir. Katar terör örgütü DEAŞ'a karşı Türkiye ile birlikte en kararlı duruşu gösteren ülkedir. Lütfen birbirimizi aldatmayalım. Katar'ı adeta suçlu gibi göstermenin bölgeye hiçbir faydası yoktur. PYD'ye ve YPG'ye sahip çıkanlar, bu verdikleri kararlarla bedeli ödenmeyecek yanlış adımlar atıyor.

Uçuş alanlarını kapatmakla karşı karşıya kalan bir ülke var. Düne kadar birbiri ile samimi, hatta akrabalık bağları olanlar da var. Bu olacak iş değil.

İÇTÜZÜK ÇIKANA KADAR MECLİS TATİL OLMAMALI

Ben burada da yine sayın Başbakan'a ve diğer arkadaşlarımıza özellikle söylüyorum. İçtüzükle ilgili girişimlerimizi sürdürmekte fayda var. Ana muhalefet katılmamış. Onda da hayır var, katılmasın. Mevcut içtüzük bitmiştir. Bununla parlamento çalışmaz, bunu görüyoruz. Hiç bu işi geciktirmeyelim, içtüzüğü halledelim ve parlamentomuzu daha aktif hale getirmiş olalım. Çünkü bizim üretime ihtiyacımız var. Bu hafta sonu nasıl ki tatil yok diyorlarsa, içtüzük çıkana kadar tatil olmamalı. Bu konuda emin miyiz. İsterseniz burada kabul edenler,etmeyenler deriz.

Ben burada da yine sayın Başbakan'a ve diğer arkadaşlarımıza özellikle söylüyorum. İçtüzükle ilgili girişimlerimizi sürdürmekte fayda var. Ana muhalefet katılmamış. Onda da hayır var, katılmasın. Mevcut içtüzük bitmiştir. Bununla parlamento çalışmaz, bunu görüyoruz. Hiç bu işi geciktirmeyelim, içtüzüğü halledelim ve parlamentomuzu daha aktif hale getirmiş olalım. Çünkü bizim üretime ihtiyacımız var. Bu hafta sonu nasıl ki tatil yok diyorlarsa, içtüzük çıkana kadar tatil olmamalı. Bu konuda emin miyiz. İsterseniz burada "kabul edenler,etmeyenler" deriz. Kabul edilmiştir.