Erkek vuruyor yargı koruyor

Kadına yönelik erkek şiddeti sürerken, sadece ocak ayında 43 kadın öldürüldü. İzmir’deki kadın cinayeti davalarını takip eden Nar Kadın Dayanışması’ndan avukatlar Hazer, Adalı ve Ok iyi hal ve tahrik indirimlerine dikkat çekti

ŞEBNEM SUBAŞI – EZGİ YEŞİLBAŞ

İktidarın politikaları ile yargının ‘iyi hal’ ve ‘tahrik’ indirimleriyle adeta meşruiyet kazandırdığı kadına yönelik erkek şiddeti, artarak devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan elde edilen verilere göre, erkekler bu yılın ocak ayında 43 kadını öldürdü. Bu süreçte ‘iyi hal indirimi’ ve ‘cezasızlık’ devam etti. İzmir’de görülen kadın cinayeti davalarını takip eden Nar Kadın Dayanışması’ndan Avukatlar Arzu Hazer, Özge Adalı ve Pınar Ok BirGün’e konuştu.

KRAVAT TAKAN SANIĞA İYİ HAL İNDİRİMİ YAPILIYOR

İzmir’de bu konuya ilişkin uzun zamandır devam eden hassasiyetin olduğunu dile getiren Av. Arzu Hazer, “Sanık pişman olduğunu söylemişse, kravat takmışsa, iyi bir şekilde giyinmişse mahkemeler iyi hal indirimi uygulayabiliyorlar. Bu davaların birçoğunda yani ne failin haksız tahrik indirimini hak edecek şekilde bir takım girişim ve davranışları oluyor ne de sanıklar orda pişman oldukları konusunda samimi ikrarda girişimlerinde bulunuyorlar” dedi.

SOSYAL MEDYA KAMUOYU OLUŞTURUYOR

Sosyal medyanın kadın cinayeti davalarını takip sürecinde önemli bir etkisi olduğunun altını çizen Av. Hazer Şule Çet davası örneğini verdi ve şunları söyledi: “Hepimizin bildiği gibi failler nüfuzlu kişiler… Şiddet, aslında hiyerarşik bir ilişkinin ürünüdür. Bu davada olayın üzeri örtülerek failler cezasız bırakılmaya çalışıldı. Sosyal medyanın burada çok büyük bir önemi olduğunu düşünüyoruz. Sosyal medyada olayın duyulup yayılması ile birlikte kadın örgütleri bu sürece dâhil oldu. Faillerin cezalandırılması konusunda sosyal medyanın kadın mücadelesine bu anlamda oldukça büyük bir etkisi var diyebiliriz.”

Av. Hazer, sözlerini şöyle sonlandırdı:“ Eksik kalmaması mümkün değil. AKP iktidarı süresince kadına yönelik şiddetin bu kadar artması söz konusuyken bütün olaylara müdahale etmemiz mümkün olmuyor. Kimi zaman kendi hayatlarımızda bile zorlanıyoruz. Ancak bu anlamda Türkiye’deki kadın mücadelesinin önemli çabaları olduğunu düşünüyoruz.”

Nar Kadın Dayanışması olarak İzmir Barosu’nun son dönemdeki çalışmaları içerisinde bulunduklarını belirten Av. Özge Adalı da, “Son dönemde pek çok kadın örgütünün bir araya geldiği, mevcut kadın hakları merkezi, çocuk hakları merkezi gibi baronun komisyonları var. Daha bütüncül bir savunma mekanizması üretilmiş gibi görünüyor geçtiğimiz yıllara göre. Biz de bu çalışmalar içerisinde bulunup çalışmalara dâhil olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Av. Pınar Ok ise “Şiddet artarken şiddete karşı mücadele eden kadınlar da çoğalıyor. Kadınlar artık birbirlerini cesaretlendiriyor” dedi. Ok, şöyle devam etti: “Tecavüze uğrayan bir kadının bekâreti sorgulanıyor mesela, bu tamamen toplumsal cinsiyet rollerinin bir dayatmasıdır ve hukuken geçerliliği olan bir şey değildir. Kadınlar dava dosyalarında mağdur olarak yazılsalar da bir süre sonra sanık konumuna geçiriliyorlar. Bu da aslında adli mercilere başvurmada çekimser kalmalarının bir sebebi oluyor.”

BİZİ TAKİP EDİN

360,122BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,087,977TakipçiTakip Et
7,954AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL