Erzincan’lı Bağlama Günleri
SEVİN OKYAY SEVİN OKYAY

İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun Bağlama Günleri, dün başladı, bugün bitiyor. Etkinliğe aralarında Yücel Paşmakçı, Erol Parlak, Erdal Erzincan, Güray Hafiftaş, Çetin Akdeniz ve Cengiz Özkan da bulunduğu sanatçılar katıldı: bağlama virtüözleri, müzisyenler ve yapım üstatları... İlk gün, Cengiz Özkan’ın “Ustalardan Türküler” konseriyle tamamlandı.

Belki bağlamayla ilgileniyorsunuzdur diye, ikinci günü özetliyeyim dedim. 12.00’de Güray Hafiftaş’ın ustalık sınıfı dersi var. 14:30’da Yücel Paşmakçı yönetiminde bir panel düzenleniyor. 16:30’da ise, Ramazan Bağgül ile Erkan Çanakçı fuaye salonunda bir konser verecek. Bu şenlikte, bağlama ustası Özbek Uçar’ın eserlerinden oluşan bir de sergi var.

İkinci günün bence en önemli etkinliği ise, büyük bir ustanın, Erdal Erzincan’ın bağlama orkestrasıyla vereceği konser. Daha önce de konserlerine gittiğim Erzincan’ı en çok Aya İrini’de İranlı kemança sanatçısı Kayhan Kalhor’la verdikleri konserle hatırlıyorum. Çok konser izlemişimdir ama bu ikilinin konseri, hiç aklımdan çıkmayanlardan biri. Hakiki bir üstat olan Kayhan Kalhor’un varlığından ziyade, Erzincan’ın duruşuyla ilgili olsa gerek. İki sanatçının birlikte gerçekleştirdiği iki albüm de (The Wind, Kula Kulluk Yakışır mı?) sevindirici ama, ben asıl saygın usta Erdal Erzincan’ın o akşam konuğuna yol vererek kendini geriye çekişini unutmadım. İkisi, Türkiye ve Avrupa’nın yanısıra, World Music Institute tarafından organize edilen turne kapsamında Amerika ve Kanada’da konserler de verdiler.

Müzisyen, besteci, türkücü Erdal Erzincan 1971’de Erzurum’da doğdu. Küçük yaşta bölgesinin folklorunu incelemeye başladı. Bağlamayla da küçük yaşta tanıştı. On yaşındayken İstanbul’a göçtü. Dört yıl sonra Arif Sağ Müzik Kursu’nda bağlama dersleri almaya başladı. 1989’de İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’ne girdi. “Tezenesiz Bağlama Çalma Tekniği”(Şelpe) ile ilgili araştırmalar yaptı. Üniversitedeki bitirme tezinin konusu “Parmak Vurma Tekniğinin Bağlamadaki Uygulanışı ve Notasyonu”ydu.

Erdal Erzincan 2004’te Viyana’da, Cumhurbaşkanı Heinz Fischer’in desteğiyle  Wiener Konzerthaus’ta, Russell McGregor yönetimindeki Ambassade Senfoni Orkestrasıyla bir konser verdi. “Classic Cem” adıyla gerçekleştirilen bu konser ayrıca Hollanda’da iki farklı orkestrayla tekrarlandı. 2004’te öğrencilerinden oluşan yirmi beş kişilik Bağlama Orkestrası’yla yurtiçinde konserler verdi. Çok sayıda albümlerine ek olarak, Tolga Sağ, İsmail Özden, Yılmaz Çelik, Muharrem Temiz ile birlikte “Türküler Sevdamız” adı altında üç albüm yaptı. Arif Sağ ile birlikte yazdıkları iki ciltlik bir de Bağlama Metodu kitapları var. On yılı aşkın süredir Yıldız Teknik Üniversitesi’nin yanı sıra, kendi adını taşıyan Müzik Kursu’nda da ders veriyor.

Ben şahsen günleri, tarihleri bir türlü bir araya getiremeyen (Aa, 24’ü Salı mıydı?) biri olmanın cezasını bir kez daha çekeceğim. Bu akşam konsere gidemiyorum. Umarım Erzincan, bağlama orkestrasıyla yakın zamanda gene konser verir. Ne yazık ki ben onu ancak 29 Nisan’da, Salon İKSV’deki solo konserinde izleyeceğim. Neden mi? Çünkü bu akşam hem İstanbul Caz Festivali’nın programının açıklanacağı basın toplantısı, hem de Salon İKSV’deki The Secret Trio konseri var. Bu üçlüden birinin Ara Dinkjian/Dinkçiyan olması elimi ayağımı bağladı. Ara buralara neredeyse yılda bir geliyor çünkü. Zaten o konsere de uçarak yetişmemiz gerekiyor. Bazen kendi kendime genel olarak müziği sevmektense, sadece bir türünü sevmek daha mı iyi olur diye düşünüyorum.

Sadece bir anlığına tabii.