Anasayfa BİRGÜN KİTAP Eşitlik peşinde bir dil: Feminist tiyatro

Eşitlik peşinde bir dil: Feminist tiyatro

Duygu Kankaytsın

“Ben bir feministim…” cümlesiyle başlayan Feminist Tiyatro eşitsizliklerin daha da çoğaldığı çağımızda ve dünyada hem örgütleyici hem de kışkırtıcı güce sahip bir kitap. Bireyin toplumsal süreçlerde hem özne hem de nesne olduğu alanları işaret eden, kadını ve erkeği en iyi anlama yolunun feminizmden geçtiğini söyleyen Feminist Tiyatro, bununla da yetinmeyip hayatı anlamanın bir başka yolu olarak tiyatroyla feminizmi buluşturmakta.
Birçok sanat disiplini gibi tiyatro da anaakım içinden eril söylemin ve algının kontrolünde gelişmiştir. Bunun önemli işaretlerinden biri de bilindiği gibi kadın oyuncunun sahneye geç çıkmasıdır. Yahut çıktığında dahi kadının erkek gözüyle nesne konumunda sıfatlandırılması olayıdır. İşte bu sakat durum, eşitsizlik hayatın her alanında olduğu gibi tiyatroda da yaşanmakta. Kahramanlar erkek! Daha doğrusu kahraman olmaya ne gerek var? Bu durum bilgisi ve algısıyla bakılacak olduğunda, Mitos Boyut Yayınları’ndan yeni çıkmış olan Feminist Tiyatro, bu eşitsizliğe tanık olmanın ötesinde tiyatro kuramlarına yeni bir dil ve soluk getirmiştir.

Özlem Belkıs araştırmacı ve yazar olarak ‘alanı’ tiyatro üzerinden feminizmi okumakta. Tiyatro araştırmaları içerisinde feminizmin yeri, nasıl kullandığı gibi arkeolojik çalışmalarda bulunmaktadır. Bunu temsiliyet ilişkisi üzerinden kurgularken eril dili deşifre ederken erilliği ve şiddeti yeniden üretmemek anlamında imtina etmektedir.
Tiyatro tarihi açısından anaakım içinde eril algının ve söylemin ötesinde bir dille araştırmasını okura sunmuştur. Bunu ilk olarak feminist eleştiri başlığındaki bölümde yoğun sorularla ama ‘karşı dile’ düşmeden ‘cephe’ değil aynı yerde olmanın içinden bakarak tiyatro dünyasını eleştirmiştir. İkinci bölümde Batıda Feminist Tiyatro, üçüncü bölümde Türkiye’de Feminist Tiyatro ve son bölümde de kavramların ve yorumların analizi olarak örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulunmuştur.

Batıda ve bizdeki tiyatro bölümlerinde, feminist teori üzerinden tiyatroda yapılan marjinal çalışmalar, sahneler, özel tiyatrolar, oyun yazarları, performans tiyatro, beden ve tiyatro ilişkisi vs. tarihsel bir düzlemle araştırılmış ve Belkıs tiyatro sanatının yüzleşmeci özelliğiyle kadın ve erkeğin cinsiyet rejimleri üzerinden de sahnede yüzleşmesini sağlamıştır. Belkıs’ın Feminist Tiyatro ile sorunsallaştırdığı yüzleşme algısı tiyatrodaki eşitsizliklerin bir kez daha düşünülmesi ve tartışılması açısından düşünce uçları oluşturmaktadır.
Özellikle önemsenmesi gereken son bölümde “Erkek Gözüyle: Kendisini Feda Eden Kadın: Iphıgeneia”, “Erkek Gözüyle: Doğanın İzlerini Taşıyan Kadın: Tosca”, “Kadın Gözüyle: Kalıplara İlk İtiraz-Sevim Burak”, “Kadın Gözüyle: Ataerkil Her Şeye Tek Başına Kafa Tutmak: Zeynep Kaçar” başlıklı incelemeler bir heykeltıraş titizliğiyle çalışılmıştır. Büyük ozan Euripides’in antik karakteri olan Ifigenia bugün yeniden yorumlanmak üzere bir tiyatro eseri olmanın ötesinde bireye, kadına, erkeğe bakmanın başka bir yolunun mümkünlüğüyle Belkıs’ın yazısında okunmuştur.


Edebiyatımızın kıymetli isimlerinden Sevim Burak da, Belkıs’ın titiz çalışmasında gerek edebiyat metinleriyle (oyunları) gerekse yaşamıyla aynı potada eritilmiştir. Bizatihi yaşamını metinlerine dâhil eden, yaşamı ve metinleri birbirine geçmiş olan Sevim Burak’ı, Belkıs yalın bir dille ama kadın dünyası içerisinden çoğul bir sesle imlemiştir. Belkıs’ın seçtiği oyun ve başlıklar, araştırdığı kadın yazarlar onun düşünce dünyasının da izleridir.
Feminist teori ile tiyatroya, metinlere, oyunculara, sahneye bakmak kuşkusuz perdelerimizi aralayacak, yeni cümleler kurduracak ve Özlem Belkıs’ın kitap boyunca değindiği gibi başta yaşamımızda özelde sanatımızda ‘aydınlanmamızı’ sağlayacaktır. Çünkü daha baştan anaakım eril söyleminin ötesinde bir dille buluşmak direnç yaratacaktır. O bakımdan feminist teorinin tiyatroyla kesiştiği bu kitap sadece akademik, bilimsel çalışmalar yapan feminist incelemeciler için değil aynı zamanda eşitliğe inanan ve bunun mümkünlüğü için çaba harcayan her emekçi bireyin ilgisini çekecektir.

- Reklam -

SON HABERLER

BDDK’den 100 bin dolar üzeri döviz alımlarına ‘tarih farkı’ hamlesi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tüm bankalara 100 bin dolar ve...

İBB, ‘Suriyelilere özel mezarlık’ iddiasını yalanladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), "İstanbul'da Suriyelilere özel mezarlık alanı" başlıklı haberin gerçek...

CHP’de 23 Haziran seçimleri için vekillere görevlendirme

CHP, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için çalışma düzeni oluşturdu;...

Soylu muhtarlarla buluştu: Siyasal ve ideolojik kavganın başlamasından endişe ediyorum

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Beykoz Necmettin Erbakan Kültür Merkezi'nde muhtarlarla bir araya...

Urfa’da 6 gün arayla 2 heyelan

Urfa'da 6 gün arayla 2 kez heyelan meydana geldi, bölgedeki 13 ev...

Mersin’de minibüste kadına şiddet

Mersin'de bir erkek, yolcu minibüsünde eşi olduğunu öne sürdüğü bir kadına saldırdı....

Yargıtay, ‘Emrah Serbes’ kararını 23 Mayıs’ta verecek

İzmir- Aydın yolunda, otomobillerine arkadan çarptığı 3 kişinin ölümüne neden olan ve yargılandığı...

Amsterdam’da belediye etkinliklerindeki yemekler artık vejetaryen olacak

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da belediye tarafından düzenlenecek etkinliklerde menüler artık vejetaryen yiyeceklerden oluşacak.

Aydın’da 19 Mayıs’ın 100’üncü yılı coşkuyla kutlandı

Aydın Büyükşehir Belediyesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele için Samsun'a ayak...

Bakan Selçuk’tan ‘zorunlu matematik kaldırıldı’ yalanlaması

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, matematik dersinin zorunluluğunun kaldırıldığı haberlerine ilişkin bir...

Sonraki haber