Anasayfa GÜNCEL “Eski binayı yıkıp yerine çok katlı bina yapmakla kentsel dönüşüm olmaz”

“Eski binayı yıkıp yerine çok katlı bina yapmakla kentsel dönüşüm olmaz”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı oda başkanları, riskli yapılar ve deprem gerçeklerine yönelik ortak basın açıklaması düzenledi.

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Erol Salman, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Uncu, Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı İbrahim Aybirdi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar’ın yaptığı açıklamada, depremlerin afete dönüşmesini engellemeye yönelik herhangi bir çalışmanın yapılmadığına dikkat çekildi.

Depremsellik açısından dünyanın en aktif kuşaklarından biri üzerinde yer alan Türkiye’de, depremin dün olduğu gibi yine karşımıza çıkmaya devam edeceği belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Bu gerçekliği bilmemize ve depremin kendini sık sık hatırlatmaya devam etmesine rağmen, bir doğa olayı olan depremlerin afete dönüşmesini engellemeye yönelik çalışmaların bırakın tamamlanmasını, sürdürüldüğünü bile söylememiz mümkün değildir. Hafif hasarla atlatılması gereken depremlerde dahi yapıların kullanılamaz hale gelmesi ve can kayıplarına yol açması, mevcut yapılardaki tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Üstelik ülkemizde yapılarımız, deprem olmadan bile yıkılmaktadır. Yakın dönemde bu olayları acı sonuçlarıyla birlikte ülke olarak yaşadık. Ne yazıktır ki yapı stokunun mevcut durumu bu örneklerin devam edeceğine işaret etmektedir.

BİNALARIN YÜZDE 60’I 20 YAŞINDAN BÜYÜK!

Ülkemizde yaklaşık yirmi milyon yapı bulunmakta, ancak bu yapı stokunun ayrıntılı bir envanteri çıkarılmadığı için depremde bir bütün olarak nasıl bir davranış sergileyeceği bilinmemektedir. Bilinen, mevcut binaların % 67`sinin ruhsatsız, % 60’ının 20 yaşından büyük olduğudur. Mühendislik hizmeti almadan veya kısmen alarak ve yapı denetimi olmadan üretilen bu yapıların, pek çoğunun güçlendirilmesi gerektiği, yine kayda değer ölçüde yapının yıkılarak yeniden yapılmasının zorunlu olduğu bilinmektedir.

Düşük standartlarda sağlıksız ve yasa dışı bir yapılaşma, ranta dayalı hızlı ve düşük nitelikli kentleşme, bilimsel normlara dayalı arazi kullanım ve yer seçimi kararlarının rantsal kaygılara yenik düşmesi,  denetimsizlik, afet zararlarının doğrudan belirleyicisi olmaktadır. Tüm bu olumsuzlukları giderecek yasal düzenleme ve idari yapılanmaya ilişkin bütünlüklü bir çalışmanın yapıldığından söz etmek imkansızdır. Bugün, ulusal bir afet yönetim sisteminin oluşturulması yönünde değişik gayretler bulunsa da gelinen noktada sorunlar hala devam etmektedir.

RİSK YÖNETİMİNE BAKAN YOK!

Ülkemizin afet ve acil durumlarla ilgili sorunlarını çözmek, koordinasyonu sağlamak, çevre felaketlerini önlemek ve planları hayata geçirmek üzere kurulmuş olan ilgili kurumların, risk yönetiminden ziyade kriz yönetiminde çalışmalarını yoğunlaştırdığı, eskiden olduğu gibi “yara sarma” politikasını ısrarla sürdürdüğü yaşadığımız örneklerden bilinmektedir.

Depremler olacak, olmaya da devam edecek;  bu kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak depremlerin afete dönüşmesini engellemek, zararlarını azaltmak mümkündür. Bir doğa olayı olan depremin, doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu, planlama-kentleşme ve yapı denetim sisteminden geçmektedir.

DÜZENLEME KAÇAK YAPILARI AFFETMEKLE OLMAZ!


İmar afları, daha önceki uygulamaların da gösterdiği gibi zaten sıkıntılı durumda olan yapı stokuna, yeni kaçak yapıların eklenmesine gerekçe oluşturmaktadır. Son olarak ruhsatlı ya da ruhsatsız binaların kayıt altına alınması gerekçesiyle çıkarılan “İmar barışı” ile yapıların depreme dayanıklılığı hususunun vatandaşa bırakılması yeni yıkımlara davetiye çıkarılmaktadır.Yapılması gereken, insanların sağlıklı konutlarda yaşamasını sağlamak için yapı stokunu güvenilir, dayanıklı duruma getirmek ve bunu sağlayacak düzenlemeleri yapmaktır; kaçak yapıları affetmek değildir.  

Kentimizde kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme dönmüştür. Az katlı binalar riskli bina olarak tespiti yapılarak yıkılmakta ve yerine çok katlı binalar yapılmaktadır.  Kentsel dönüşüm bütünlüklü bir planlamanın sonucu olmaktan giderek uzaklaşmaktadır. Oysa konu parçacı anlayışla değil, kent bütünlüğü çerçevesinde ele alınmalı, bölgenin risk önceliklerine göre hazırlanmış master planları çerçevesinde uygulanmalıdır. Eski binayı yıkıp yerine çok katlı bina yapmakla kentsel dönüşüm olmaz, bu olsa olsa rantsal dönüşüm olur. Ayrıca deprem açısından riskli zemin olan alüvyon zeminlerde çok katlı yapılaşmadan kaçınılmalıdır.

DENETİM SAĞLIKLI YAPILMALI!

Her zeminde ve her şart altında güvenli ve sağlıklı yapılaşma mümkündür; bu da elbette bilimsel, etik çalışma anlayışı ile sağlıklı bir zemin etüdü, bu zemine uygun temel ve yapı üretimi, proje ve uygulama denetiminin eksiksiz, sağlıklı bir şekilde yapılması ile mümkün olacaktır.

Barınma hakkını birebir ilgilendiren imar, inşaat, kentsel dönüşüm, riskli yapı ve benzeri tüm bu konular bilimsel, etik, güvenli bir çalışma anlayışı ile imara uygun tasarımlarla, projelere uyularak ve düzgün denetimle hayata geçirilmelidir. Yerel yönetimlerden ve ilgili idarelerden beklediğimiz budur.”

- Reklam -

SON HABERLER

Alper Taş aleyhine yalan dolu bildiriler dağıtan provokatörlerin eşkâli belirlendi

CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş'ın kazanma ihtimali güçlendikçe rakipleri kirli...

CHP: Adaylıklara onay verildi, söylenenler yargısız infaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "Başta AK Parti...

AKP’li Burhan Kuzu sahte bildiri paylaştı, sosyal medya dalga geçti

AKP'li Burhan Kuzu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) adına basılan sahte bildiriyi sosyal...

10 soruda sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengesini kim bozdu?

Dr. Ergün Demir / Dr. Güray Kılıç Her...

Aracını otobanın kenarına çeken sürücü ölümden son anda kurtuldu

Çin'in Zhejiang bölgesinde şarjı biten elektirikli otomobilini yolun kenarına çeken 18 yaşındaki sürücü, ölümden...

Mansur Yavaş: 10 puandan fazla fark atacağız

Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Yenimahalle'de bulunan Başkent Oto Sanayi ve Şaşmaz...

Güney Kore’de Mitsubishi’nin varlıklarına el koyma kararı

Japonya'nın Kore Yarımadası'ndaki sömürge yönetimi döneminde 'Koreli işçileri zorla çalıştırdığı' suçlamasıyla mahkum...

Hint kültüründe baharın gelişi: Holi Festivali

Senegal, Bangladeş, Nepal ve Hindistan gibi ülkelerde Hint kültüründe baharın gelişini simgeleyen...

AKP’liler MHP’lileri hastanelik etti

Kırşehir'in Mucur ilçesinde AKP'liler, MHP'li aday Hasan Hüseyin Köşker'in kardeşi Hulusi Köşker'in...

Danıştay’dan hukuksuz bildiri kararı

Danıştay 8. Dairesi üniversitelerde izinsiz bildiri dağıtmaya kınama cezası veren maddeye yapılan...