Esnek ve güvencesiz çalışma artacak
AZİZ ÇELİK AZİZ ÇELİK
64. Hükümet programında en belirgin vurgu, esnekliğin artırılması. Taşeron işçilerinin ve sendikal hakların ise esamisi okunmuyor

64. Hükümet programında çalışma hayatıyla ilgili en belirgin vurgu, esnekliğin artırılması olarak göze çarpıyor. Daha önceki AKP hükümet programlarıyla paralel olarak çalışma hayatının katı olduğu ve esnek çalışma biçimlerine ihtiyaç olduğu iddiası programda önemli bir tutuyor.

Hükümet programının çalışma hayatına ilişkin özü şu cümlede yer alıyor: “Yeni dönemde kayıtdışılığın da önemli bir nedeni olan çalışma hayatın­daki katılıkları azaltarak, istihdamın gelişimine sağlıklı bir zemin oluş­tururken, işletmelerimizin rekabet gücünü artıracağız.” Buradaki “katılık” vurgusuna dikkat: Çalışma hayatında katılık işçiyi koruyucu ve işverenin keyfiliğini önleyici düzenlemeler demek. Katılığın azaltılması esneklik ve güvencesizliğinin artması demek.

1. Kadın ve genç istihdamında esneklik

Hükümet programında esneklik vurgusu birkaç yerde tekrarlanıyor. Genç istihdamı ile ilgili olarak, “Esnek çalışma biçimlerini geliştirerek özellikle gençlerin istihdama ka­tılımının önünü açacağız” deniyor. “Kısmi zamanlı çalışma, staj, prim desteği gibi araçlarla ve bilgi toplumu şartlarında gelişen yeni işlerle genç ve kadın istihdamını artıracak bir çalışma ortamı oluşturacağız” denilerek, özellikle kadın ve gençlerin istihdamında esnekliğin artırılacağı vurgulanıyor. Yeni dönemde gençler için yeni esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri gündeme gelebilir.

2. ‘Kiralık işçilik’ yine gündemde

Programdaki bir başka püf noktası ise şu cümlede yatıyor: “İşgücü piyasalarına esneklik sağlayan çalışma biçimlerini iş ve sosyal güvenlik mevzuatına ekleyeceğiz.“ Böylece şu anda mevzuatta olmayan çalışma biçimlerinin yasalaşması hedefleniyor. Bilindiği gibi yeni esnek çalışma biçimleri konusunda en büyük hedef ‘kiralık işçilik’ uygulaması. Bu çerçevede önümüzdeki günlerde kiralık işçilik yeniden gündeme gelebilir. Üstelik bu asgari ücretteki artışın bedeli olarak dayatılabilir.

3. Fon tartışmaları yeniden

Kıdem tazminatı daha düşük profille yine gündemde: “Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla sos­yal taraflarla diyalog içinde gerekli düzenlemeleri yapacağız” deniyor. Ancak daha önce sık sık tekrarlanan “sosyal tarafların anlaşması halinde” vurgusu metinde yer almıyor. Önümüzdeki günlerde kıdem tazminatı fonu tartışmaları raftan inebilir.
Hükümet programında yer alan iki konu ise muhalefet partilerinin seçim sürecindeki vaatlerinin izlerini taşıyor. Bunlardan birincisi işçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına 100 TL (yıllık 1.200 TL) artış yapılacağı vaadi. Kuşkusuz bu artış CHP’nin önerdiği iki aylık ikramiyenin çok çok altında bir miktar.

4. Asgari ücrette farklılaştırma

Diğer konu ise asgari ücret artışı. Hükümetin 2016 için asgari ücretin 1.300 TL’ye yükseltilmesi yönünde Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na teklifte bulunacağı belirtiliyor. Yine bu vaadin muhalefet partilerinin basıncıyla iktidar partisinin gündemine girdiğini hatırlatmak lazım. “Yapılan işin teh­like sınıfına göre, asgari ücrette farklılaştırma sağlayacağız” şeklindeki ifade ise izaha muhtaç. Bu farklılaştırmanın nasıl yapılacağı önemli. Bu farklılaştırma 1300 TL’lik asgari ücretten sonra yapılırsa anlamlı olur. Aksi halde 1300 TL asgari ücret aldatmacaya dönüşür.

5. Küçük işletmelere prim indirimi

Hükümet programında işverenler için yeni istihdam teşvikleri de yer alıyor. 51 ilde uygulanmakta olan yüzde 6 oranındaki İşveren Sigorta Pri­mi indiriminde esas alınan 10 işçi çalıştırma zorunluluğunu kaldırılarak, bu teşvikten 250 bin civarında küçük işletmenin yararlanması hedefleniyor. İstihdam edilmeleri halinde, sosyal destek alanların sigor­ta primi işveren desteği devlet tarafından karşılanacak.

***

Taşeron işçisi ve sendikal haklar unutuldu!

Hükümet programında esamisi okunmayan konular da var. Bunların başında taşeron işçileri geliyor. AKP’nin 1 Kasım seçim beyannamesinde “Alt işverenlik (taşeron) çerçevesinde asıl işlerde çalışanları kamuda istihdam edeceğiz. Bu kapsamda diğer çalışanlarla ilgili de iyileştirici yönde alternatif çalışma modelleri oluşturacağız” vaadi yer alıyordu. Ancak hükümet programında bu yönde bir ifadeye yer verilmedi. Hükümet programının temel öncelikleri içerdiği düşünülecek olursa taşeron işçilerinin hükümetin gündeminde olmadığını söyleyebiliriz.

Hükümet programında unutulan sadece taşeron işçileri değil, sendikal hakların da hükümet programında adı yok. Emekliye ayda 100 lira, asgari ücretliye 300 lira zam dışında emekçiler için kayda değer bir iyileştirmenin yer almadığı hükümet programı çalışma hayatında daha esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerinin kapısını iyice aralıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız