-Reklam-
Anasayfa ÖZEL Ethem için AYM kararı da belli: İç hukuk, ‘tükenmeden’ tükendi

Ethem için AYM kararı da belli: İç hukuk, ‘tükenmeden’ tükendi

Ethem Sarısülük’ü öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın 15 bin TL ile cezalandırılması vicdanları bir kez daha yaraladı. Ailenin avukatı Bayraktar, “İktidar mesajı verdi, polis doğrudan cinayet işleyecek hale geldi, yargı onadı. Bu politika ilan edildi” diyor

Yargıtay da, “İnsan canı ucuz” dedi… 1 Haziran 2013’te Ankara Kızılay’daki Gezi Direnişi’nde, Ethem Sarısülük’ü kafasına kurşun sıkarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın 15 bin TL ile cezalandırılması vicdanları bir kez daha yaraladı.

Gezi’de gerçek suçlular yerine, yasal haklarını kullanıp özgürlüklerden yana tavır koyanlar yargılanırken, ‘ucuz karar’ tepki çekti. Aile sonucu, “Biliyorduk ama yine de bir kez daha yaralandık” diye değerlendirirken, davanın avukatı, “Aslında iç hukuk yolları tükenmeden, tükendi. AYM’nin siyasal baskılara boyun eğip kararı bozmasını düşünmüyoruz” dedi.

‘Yine de içimiz yandı’

Ethem Sarısülük’ün abisi Mustafa Sarısülük kapanan davayı şu ifadelerle değerlendirdi: “Bildiğimiz için çok şaşırmadık ama yine de içimiz bir kez daha yandı. Uygun ceza biraz olsun vicdanları rahatlatacaktı. Mücadeleyi sadece Ethem ya da kendimiz için değil aynı zamanda ceberut devlet ve siyasi iktidar tarafından tüm ezilenler, yok sayılanlar adına yürütüyorduk.”

Sarısülük, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bir ödüldür. Yargıtay, vermiş olduğu bu vahim, tehlikeli kararla, kolluğa, ‘Bundan sonra hak arayana karşı, korkmadan, görevinizi yerine getirin, gerektiğinde silahınızı kullanıp insanları öldürün, ‘hukuk’ arkanızda mesajı verdi. Bunu kurumsallaştırdı.”

İlginizi çekebilir:  Bangladeşli kadınlar günlerdir sokakta

Sarısülük, “Cinayet kameraların önünde gerçekleşti ve bütün dünya izledi. Yargıçların verdiği kararın önemi yok. Halkın vicdanında Ahmet Şahbaz’ın cezası zaten verildi” ifadelerini kullanırken, Anayasa Mahkemesi’nden de (AYM) bir sonuç beklemediklerini dile getirdi.

Dava avukatlarından Kâzım Bayraktar ise, “Bir ay içinde AYM’ye başvuru yapacağız ancak görünen o ki iç hukuk yolları tükendi. Henüz tükenmeden tükendi” dedi: “Çünkü AYM’nin de davada beklediğimiz ölçüde adil bir karar vereceğini düşünmüyoruz.”

Bayraktar bu olumsuz düşüncenin nedenini şöyle temellendirdi: “İktidar, kolluğun halka karşı işlediği şiddette cezasızlık politikası uyguluyor. Bu eskiden beri böyle olsa da özellikle Gezi’den sonra farklı bir notaya ulaştı. Polisin eli; Kemal Kurkut örneğinde olduğu üzere kaçan bir genci vuracak, hatta 25 yaşındaki Dilek Doğan’ı gece yarısı ailesinin gözü önünde öldürecek kadar rahatlatıldı. Garanti sağlandı. İktidar mesajı verdi, polis doğrudan cinayet işleyecek hale geldi, yargı onadı. Bu politika ilan edildi.”

‘Katilin avukatı mahkemeyi tehdit etmişti’

Bayraktar, Sarısülük davasının, cezasızlığın nasıl işlediğini göstermesi açısından emsal olduğunu da aktardı: “İlk yargılanmada polise 7 yıl 9 ay 10 gün hapis verilmişti. Erdoğan çıkıp, ‘Paralel yargı polisimize işte bu kadar ceza verdi’ diye konuştu. Hemen ardından, dosya savcısı cezaevine atıldı. Mahkeme heyeti başkanı hakim sürgün edildi. İkinci yargılamada, Aksaray’daki bir duruşmada polisin avukatı, mahkeme heyetine parmak sallayarak,‘Ceza verirseniz siz de bedel ödersiniz” dedi, üstelik bu tehditin kayıtlara geçmesini istedi.”

***

NE OLMUŞTU?

• 1 Haziran 2013’te Kızılay’daki Gezi Direnişi’nde polis Ahmet Şahbaz tarafından başından vurulan Sarısülük, doğum günü olan 14 Haziran’da yaşamını yitirdi.

• Emniyet tarafından saklanan Şahbaz, 24 Haziran 2013’teki ifadesi sonrası “meşru müdafaa” gerekçesiyle serbest kaldı.

• Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davaya peruk, takma bıyık ve gözlük takarak gelmesi tepki çekti.

• 7 Temmuz 2014’te tutuklanan, 3 Eylül 2015’te tahliye edilen Şahbaz’a dava sonunda 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi.

• Yargıtay kararı bozdu. Dosya güvenlik gerekçesiyle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi gönderildi. Burada tekrar yargılanan sanık duruşmalara getirilmedi.

• Sonuç olarak ‘taksirle ölüme neden olmak suçundan’ 10 bin 100 TL adli para cezası verildi. Bu paranın emniyette polis memurlarından toplanan para ile ödeneceği iddia edildi.

• Yargıtay 1. Ceza Dairesi, cezayı az bularak kararı bozdu ve ceza 15 bin 200 TL’ye çıkarıldı ve bu haliyle onandı. Böylece karar kesinleşti.

- Reklam -

SON HABERLER

Toparlanın gitmiyoruz

İsmet Özel’in yazının başlığı için adını seçtiğim ünlü konferanslarını hatırlayan vardır. Yazının...

DİSKİ Genel Müdürü görevden alındı

DİSKİ Genel Müdürlüğü’ne atanan Mehmet Fırat Tutşi, görevden alınarak yerine Zeki Kantarcı...

Sevincin sesi

“Bana pek sert vurmuşlar bir yerlerim ağrıyor.” Necatigil’in “Daktilo”suydu bunu söyleyen. Sonra...

Çocuklarımızın hayatı için uğraşıyoruz

Cezaevlerinde tecridin kaldırılması için açlık grevinde bulunan tutukların Gebze cezaevi önünde oturma...

Birlikte çok güzeliz!

ALPER TURGUTGençken, daha keskinken, hani her şeyi...

31 Mart Vakası: Yalan silahının bitişi

MUSTAFA HOŞ - GAZETECİ31 Mart seçimleri medya...

Yüzleşmemiz gereken gerçek: İklim bozulması

Murat Nağışİklimin bozulduğu gerçeğiyle ne kadar...

Bangladeşli kadınlar günlerdir sokakta

Anıl VarlıBangladeş’te medresede, müdür tarafından cinsel tacize...

Endüstriye bağlı kalmadan müziğimizi icra ediyoruz

Beton Orman son bir senedir hazırlıkları devam eden “B.OHAL” albümü ile geri...

Sazın 2 bin yıllık yolculuğu…

Berlinli müzisyen Petra Nachtmanova, 2.000 yıldır kuşakları bir araya getiren sazın, yüzyıllardır...

Sonraki haber