Eylülde zor karar
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
Eve doğru yürüyorum. Güneşli bir akşam üstü ama sonbaharın hissedilen bir soğuğu var Stockholm’de. Karşıdan köpeğini gezdiren bir kadın geliyor. Köpek, beni görünce hareketleniyor....

Eve doğru yürüyorum. Güneşli bir akşam üstü ama sonbaharın hissedilen bir soğuğu var Stockholm’de. Karşıdan köpeğini gezdiren bir kadın geliyor. Köpek, beni görünce hareketleniyor. Yavru bir Amerikan Cocker. Öyle nazlar, öyle numaralar yapıyor ki dayanamıyorum, yanıma yaklaşınca eğilip seviyorum. Sahibi, köpeğe gösterdiğim sevgiden memnun oluyor. Sarı saçlı, mavi gözlü orta yaşın üzerinde bu İsveçli hatun, “Eşimden yeni boşandım, köpek aldım. Köpeğim ondan daha sadık” diyor. Hiç beklemediğim bir açıklama. Bir iki saniye afallıyorum. Sonra gülümseyip “Anlıyorum” diyebiliyorum. O “anlıyorum” da İsveççe anlıyorumla, duygularınızı anlıyorumun arasında bir yere oturuyor.

Eylül ayını da bitirdik. Bu ay İsveçli evli çiftler için çok kritik bir dönemdi. Araştırmalar öyle söyledi. İsveç’te boşanmaların en çok artış gösterdiği ay, eylül olarak açıklandı. Yılda 20 bin boşanmanın gerçekleştiği bu ülkede, çiftler en çok eylülde boşanmak için başvuru yapıyormuş. Böyle önemli bir kararın eylülde verilmesi aslında tesadüf değil. Yaz tatili öncesi ertelenen sorunlar, çiftlerin tatile çıkmasıyla artıyormuş. Yoğun bir çalışma temposundan sonra, tatilde, bir arada daha çok vakit geçiren evli çiftler, sorun yaşamaya başlıyor. ‘Tatilli zehir etmemek için’ konuşulmayanlar eylülde konuşulunca istenmeyen son, boşanma geliyor. İstatistikler, İsveç’te boşanmak isteyen çiftlerin öne sürdüğü ilk nedeni “ikimizin artık ortak yönleri kalmadı, farklı yollarda yürüyoruz” olarak gösteriyor. Bu bizdeki “şiddetli geçimsizliğe” tekabül ediyor. Zaten farklı yönlerde yürüyen çiftlerin, yolları da genelde eylülde tamamen ayrılıyor.

İsveç Devlet İstatistik Enstitüsü çiftlerin büyük çoğunluluğunun 5 yıl evli kaldıktan sonra boşanma kararı verdiğini açıklıyor. Psikologlar, 5 yılın sonunda günlük yaşamın sorunlarının, tutkuların önüne geçtiğini ve pembe gözlüklerin çıkartıldığını, insanların bu süre sonunda evlendikleri kişilerin hayalindeki kişi olmadığını fark ettiklerini söylüyor. Boşanma sonrası İsveç’te kadın, psikolojik olarak kendini daha çabuk toparlıyormuş. Ekonomik olarak sorun yaşamayan taraf erkek oluyormuş. Boşanma kararını genelde kadınlar veriyormuş. Uzun uzun düşünüp bu kararı alan kadın, boşanma sonrası atacağı adımları da planlamış olduğu için bir ‘şok’ yaşamıyormuş.

Benim gördüğüm kadarıyla eylül ayı sadece boşanmaların sık yaşandığı bir ay değil. Aynı zamanda boşanan çiftlerin gidip kendilerine bir de köpek aldıkları bir ay. İsveçlilerin hayvan sevgisine diyecek hiç bir şey yok. Tek bir sokak köpeği yaşamıyor ortalıklarda. Hayvan hakları da sonuna kadar korunuyor. Eğer sahibinin kötü davrandığı bir köpek görüyorsanız, yetkililere o kişiyi şikâyet bile edebiliyorsunuz.

Evli çiftlerin boşandığı, köpeklerin alındığı eylül ayında, durum böyle hassasken, hükümetin yaptığı bir bütçe arttırma hareketi yanlış zamana denk geldi. Hükümet, hayvanlarla yapılan deneyler için ayrılan bütçeye 13 milyon kronluk ek yaptı. Böylece bilimsel deneylerde hayvanların üzerinde yapılacak çalışmalar için ayrılan bütçe 36 milyon krona yükselmiş oldu. Bu bütçenin Türk lirası karşılığı 7.2 milyon YTL oluyor. Bütçe artışı olabildiğince ölçülü duyrulmaya çalışıldı. Yapılan artışla aslında hedefin deney hayvanlarına daha iyi davranmak olduğu açıklandı. Ek bütçeyle İsveç’in, AB’deki hayvan koruma yasalarını geliştirmeye, katkı koymuş olduğu vurgulandı.

Ne dersen de, kim dinler seni eylül de... Tabiki de itirazlar yapıldı. Yine de itirazlara rağmen kararda bir değişiklik olmadı. Bir de üzerine 2009 yılından itibaren bütün Avrupa’da hayvanlar üzerinde deney yapılmadan üretilen kozmatik ürünlerinin satışının yasaklanacağı duyuruldu. Ama hükümet unutmamalı, kadınlar güçlüdür. Daha tam güçlerini gösterdiklerini de sanmıyorum. Önümüzdeki eylülde köpekleriyle dolaşan, makyajsız kadınlar olacak Stockholm’de. Belki hükümet, bu sonbaharı atlatmış olsa da, bütçe artışının bedelini, “ikimizin artık ortak yönleri kalmadı, farklı yollarda yürüyoruz” diyenlere bir daha ki eylülde ödemek zorunda kalabilir.