Federasyon Kupası’nın romantizmi: Lincoln City
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

İngiltere’nin kuzeyinde, East Midlands bölgesinde katedraliyle ünlü 130 bin nüfuslu tarihi bir şehirdir Lincoln, eski zamanlarda adını yün ticaretiyle duyurmuş, başkent Londra ve York’tan sonra ülkenin üçüncü büyük şehri olarak tarihte yerini almış ama zaman içinde önemini yitirmiş. Günümüzde iki büyük üniversiteye sahip şehrin ziyaretçilerinin uğrak yeri tarihi kalesi ve katedrali. Noel zamanı kurulan açık pazar ise ülkenin en büyüğü.
İşte o kendi halinde şehrin kırmızı beyazlı amatör takımı Lincoln City FC; 133 yıl önce, 1884’te kurulmuş. Köklü tarihi boyunca elde ettiği en iyi derece, 1901-1902 sezonunda… O sezon 2. Ligi 5. sırada bitirmişler. Halen profesyonel liglerin bir altı ‘National Lig’de (5. Lig) mücadele ediyor. İnanması güç ama Ada futbolunda 104 yıl en üst lige ulaşamadan alt liglerde gezinmiş nam-ı diğer ‘İmps’ (Küçük şeytanlar). Maçlarını oynadığı ‘Sincil Bank’ Stadı 10.312 kapasiteli, bu sezon o tarihi futbol mabedinde 4.202 taraftar ortalaması yakalamış. Bizim futbol fakiri coğrafyada, adının başına hiç gerçekçi olamayan ‘Süper’ sıfatı yapıştırılmış lig takımlarının taraftar ortalamasını düşününce, bir amatör takım için hiç de yabana atılmayacak bir rakam. 2010-2011 sezonunda, ‘League 2’de (4.Lig) kümede kalma mücadelesi verdiği zamanlarda son maçta Aldershot Town’a 3-0 yenilerek profesyonel liglere veda etmiş. 8 bine yakın taraftar izlemiş o tarihi maçı, takımlarını kümede tutabilme adına tribünlerde yerini almış sevdalıları ama düşmekten kurtulamamış.

Rekor transferi 1998’de Bury’e 75 bin Sterlin ödediği 1975 doğumlu forvet Tony Battersby. Takım, bu sezon Federasyon Kupası’nda çeyrek finale kaldığı zamanlarda 5. Ligin zirvesinde. QPR’ın 1914’teki başarısından sonra ilk kez bir amatör takım kupada çeyrek finale kalmış; sezonun muhtemel en romantik futbol hikâyesi. Teknik direktörü 39 yaşındaki Danny Cowley maçtan önce Arsenal’i eleme ihtimallerinin binde bir olduğunu söylüyor gülümseyerek ama futbolun içinde beklenmedik sürprizler de var…

İki takım resmi bir müsabakada en son 1915’te karşılaşmış, Wenger döneminde Arsenal sadece bir sezonda alt lig takımına (2013’te Blackburn Rovers) elenmiş. Arsenal son 20 sezonda 12 kez kupada çeyrek finale kalmış. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde Bayern Münih karşısında kalesinde iki maçta 10 gol gören takımda 67 yaşındaki teknik direktörün kredisi tükenmek üzere. “Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir,” demiş Albert Einstein; muhtemel onun son sezonlardaki düşüşünü anlatan en güzel cümle.

Baharın kapıda olduğunu hatırlatan o güzel Londra gününde Emirates Stadı’nda Lincoln City, Arsenal karşısında. Deplasman tribünü dolduran 9 bin kadar Lincoln taraftarı kırmızı beyaz renklere bürünmüş; o küçük şehrin sakinleri Londra’ya akmış. Maça 4-4-2 dizilişinde başlıyor deplasman takımı, kalecisi Paul Farman 27 yaşında, Newcastle United’ın miniklerinde başlayan kariyerinde alt liglerde adını duyurmuş, 2011’den beri Lincoln City’de. Takımın en değerli oyuncusu Jamie McCombe, 34 yaşındaki stoper kariyerinde profesyonel liglerde forma giymiş, transfer piyasasındaki değeri 250 bin Sterin civarında. Wenger, bir hüsran daha yaşamama adına düzenli 11’iyle sahada, hastalığını atlatamayan Mesut yedek kulübesinde. Arsenal’in ceza sahasına indirdiği uzun toplarla başlıyor Lincoln maça, 9 numaraları 32 yaşındaki Matt Rhead gol umutları. 10. dakikadan sonra beklendiği gibi oyunu kontrol eden Arsenal, oyuna genişlik kazandırdığı dakikalarda Walcott etkili. 27’de Chamberlain’in yerine Mesut’u sahaya sürüyor Wenger. Topu kaptırdığı anlarda kalesini tam takım savunuyor Lincoln, Arsenal boşluk bulmakta zorlanıyor. İlk yarının uzatma dakikalarında Mesut’un ceza sahasına indirdiği topu Gibbs, Walcott’un önüne bırakıyor, kaçırmıyor 14 numara ve Arsenal’in yüzde 74 oranında topa sahip olduğu, Lincoln City’nin rakip kaleyi bir kez yokladığı ilk yarı o golle 1-0 kapanıyor.

59.454 taraftarın önünde ikinci yarıya daha ofansif başlıyor amatör takım. Ama savunmasındaki boşlukları zorlamaya başlıyor Arsenal. 49’da Giroud vuruyor, kaleci Farman çıkarıyor. 53’de Giroud bu kez kaçırmıyor, fark ikiye çıkıyor. Rahatlıyor ev sahibi, 58’de Sanchez’in mükemmel pasını kendi kalesine gönderiyor Waterfall, çözülüyor Lincoln. 73’de Sanchez ceza sahasının dışından enfes vuruyor, 4-0. Ve 75’de Ramsey skoru belirliyor: 5-0. Kalesinde gördüğü ilk golden sonra savunma yapmakla gol aramak arasında bocalayan Lincoln bu sonuçla kupaya veda ediyor. Maç sonunda teknik direktörleri Cowley sahada oyuncularını alkışlarken, bu sezonun kupada muhtemel en güzel hikâyesi son buluyor. Basın toplantısında ikinci yarının hiç bitmeyecek gibi geldiğini, kendileri açısından unutulmaz bir deneyim olduğunu dile getiriyor Cowley. Gelecek sezon büyük olasılıkla profesyonel lige yükselecekler, gönül ister ki kalıcı olsunlar.