Anasayfa KÜLTÜR SANAT Felaketim olurdu ağlardım

Felaketim olurdu ağlardım

Ne diyordu Attila İlhan ‘Üçüncü Şahsın Şiiri’nde? “Gözlerin gözlerime değince/Felaketim olurdu ağlardım.” Keşke gözlerin gözlerime değseydi, felaketim olsaydı da ağlasaydım. Olmuyor, kesişmiyor bakışlarımız. Öklidçi geometrinin paralel çizgileri gibi bakışlarımız birbirine değmeden sonsuzluğa dalıyor. Sartre “başkaları cehennemdir” diyordu; gözlerin gözlere değmesi cehennemse şayet, varsın olsun, felaketi göze almak zorundayız. Arafta sıkışıp kalan ve başlarına gelecek olayı bekleyen ruhlar gibiyiz. Birbirimize bakmadığımızda, gözlerimiz birbirine değmediğinde, cehennem zebanilerinin tasarladığı cehennem gibi hayatlar yaşatıyorlar bize.

Gözlerin gözlere değmesi, “paralel çizgiler sonsuza kadar kesişmezler” yasasının ihlalidir. Titanik gemisinin batması da yine Öklidçi yasanın ihlaliydi ve bir felaketti. Bir kurtarma filikasından, gecenin karanlığında gemi çok güzel görülmektedir; ama bu güzelliği sadece deniz yüzeyiyle lomboz ışıkları şeridinin oluşturduğu ‘korkunç açı’ bozmaktadır. Bu basit geometrik yasasının açıkça ihlali dışında geminin yara aldığını gösteren başka hiçbir şey yoktur (Stephen Kern, Zaman ve Uzam Kültürü, İletişim). Gecenin karanlığında, bekleme odasındaki selfie’ler de güzel görünüyor. Selfie’lerin, kapalı öznelerin gözlerinin birbirine değmesi bir felakettir; kendilerine ayrılmış paralel şeritlerde birbirine dokunmadan duran öznelerin yara alması ve batması. Yara alan öznelerin felaketi, yeni bir dünyanın doğuşuna gebedir. Göz göze değince, birbirine paralel çizgilerden oluşan görsel koordinatlar sistemi çökmüş ve görselliğin çöküşüyle birlikte göz gözü görmeyen bir felaket ortamında bedenlerin birbirlerine dokunmaktan başka çaresi kalmamıştır. Bedenler kullanmadıkları ellerini keşfederler yeniden. Gelecek, birbirimizin yaralarına dokunan ellerimizde saklı.


Arafta kaderlerini bekleyen kederli ruhlara, sırf yara almaktan korktukları, birbirlerinin gözlerine bakamadıkları, birlikte kendi yazgılarını yaratamadıkları için sahte cehennemler yaşatıyorlar şimdi. Bekleme odalarında hazır-yapım felaketleri bekliyoruz. Ve Öklidçi yasayı ihlal etmezsek, paralel evrenlerdeki bekleme odalarında daha çok cehennemler yaşatacaklar bize. Kesişmeyen bakışlar ülkesinde birbirlerinin felaketi olamayanlar, birbirlerinin yaralarına dokunamayanlar, kendileri hayatta kaldıkları için avunmakla yetinecekler. Ama şimdilik. Sonra sıra onlara da gelecek. Perspektifimizi yitirdik, kesişmeyen çizgilerin perspektifi olmaz çünkü. Ve perspektifsiz bir dünyada bakışlarımız, birbirine değmeden dipsiz kuyularda kayboluyor. Dipsiz kuyuların içinde sesimizi de birbirimize duyuramıyoruz artık. Kuyudan çıkmak için bir felaket yeterli: Gözlerin gözlere değmesi.

“Tüm sanatlar içinde resim, zorunlu olarak, kendi felaketiyle bütünleşen ve o andan itibaren kendini ileriye doğru bir kaçış çizgisi olarak kuran tek sanattır” diye yazıyor Deleuze, Francis Bacon kitabında (Norgunk). Ressam, yaratım öncesi kendi felaketini hazırlayandır. Ve bu felakete Bacon ‘diyagram’ adını veriyor: Tuvalde rastgele yapılmış çizgiler, lekeler; rastgele çizmek, süpürmek, silmek, farklı açılardan ve çeşitli hızlarla boya fırlatmak. “Diyagram, anlamdırmanın dışındaki ve temsili olmayan çizgilerle bölgelerin, çizgilerle lekelerin işleyiş halinde oldukları kümeler.” Özne kendini bir diyagrama, bir kaos, felaket ortamına yerleştirdiğinde artık görselliğin temsil rejimi yerini, dokunsal rejime bırakmıştır. “Ressamın eli, kendi bağımsızlığını kurtarmak ve hüküm süren optik organizasyonu kırmak için araya girmiştir. Sanki bir felaketin, bir kaosun içindeymişçesine, göz gözü görmemektedir.” Bu görsel kaosun içinde el, yeryüzü kuvvetlerini duyumsayarak kendi yolunu bulacak ve yolları sürekli çatallanan bu kaotik bahçeden bir düzene doğru bir kaçış çizgisi yaratacak. El, yeryüzünün tüm yaralarına dokunmuş, felaketi yaşamış ve felaket olmuştur. Bekleme odalarında, hazır-yapım felaketleri bekleyen kederli ruhların gözleri birbirine değmek zorunda, felaketimiz olmalı. Ve çoklu perspektifler barındıran yeni bir dünyaya, göz gözü görmeyen bu görsel felaket ortamından geçerek ulaşabiliriz ancak. Gelecek, ellerimizde saklı.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,542AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Ölümlü şezlong kavgasının detayları ortaya çıkıyor: AKP’li başkanın ağabeyi çıktı

Balıkesir'in Edremit ilçesinde şezlong tartışması nedeniyle polis memuru Kadir Ozan Yüce’nin öldüğü,...

Türkiye F-35 üretim zincirinden çıkartılıyor

F-35 savaş uçaklarını üreten Lockheed Martin, Türkiye'nin üretim zincirinden çıkartılacağını açıkladı.

Beyaz Saray’da ‘Türkiye’ toplantısı: Olası yaptırımlar görüşülüyor

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımına ilişkin yaptırımların görüşülmesinin beklendiği Beyaz Saray toplantısı başladı.

IMF büyüme tahminlerini aşağı çekti

Uluslararası Para Fonu, Washington'daki merkezinde açıkladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda ABD ve...

ABD: İran’a ait ikinci bir insansız hava aracı düşürmüş olabiliriz

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Kenneth McKenzie, bir savaş gemisinin geçtiğimiz...

’30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil’ diyen AKP’li belediye başkanından geri adım

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı toplantısı ikinci oturumu gerçekleşti. AKP'li Alinur...

Hakan Atilla Türkiye’ye gönderiliyor

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, Türkiye'ye gönderilecek.

Hasankeyf için çağrı yapıldı

BERKAY SAĞOLİzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi...

5 ayda 724 bin kişi icralık oldu

Kredi kartı ve tüketici kredisi borcunu zamanında ödeyemediği için icralık olanların sayısının...

ABD Savunma Bakanı belli oldu

ABD Kongresi, ABD Savunma Bakanlığı'na ABD Başkanı Donald Trump tarafından aday gösterilen...

Sonraki haber