Fındık geliriyle iki kişilik bir aile bile geçinemiyor
19.09.2017 07:39 GÜNCEL
AKP’nin fındık politikaları, fındık üreticilerinin tepkisine neden oluyor. BirGün’e konuşan fındık üreticisi Candan, “Önceden 12-13 kişilik bir aile fındıktan geçimini sağlar, araba bile alırdı. Şimdi ise iki kişilik bir aile dâhi fındıktan geçimini sağlayamıyor” diyerek durumu özetliyor...

UĞUR ŞAHİN [email protected] @uugurs

Ankara’dan İstanbul’a gerçekleştirilen Adalet Yürüyüşü ile Çanakkale’de düzenlenen Adalet Kurultayı’nın ardından CHP’nin öncülüğünde düzenlenen Fındık için Adalet Yürüyüşü bugün başladı. Fındık üreticileri ve yurttaşlar ile bazı siyasi partilerin temsilcileri Ordu’dan Giresun’a yürüyor. Biz de, Ordu’nun Fatsa ile Ünye ilçelerindeki fındık üreticileri ile AKP’nin tarım politikalarını ve fındığın güncel durumunu görüştük. Ordu ve Giresun halkı için fındık büyük bir anlam ifade ediyor. Zira yöre halkı, fındıktan elde ettiği gelirle; üst baş alıyor, çocuklarını okutuyor ve düğünlerini de bu parayla yapıyor. Haliyle bölgede en fazla konuşulan konu da fındık oluyor.

Fakıbaba’nın açıklaması samimiyetsiz
Fındık üreticileri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın, “Üreticiler rahat olsun, biz çözeceğiz” şeklindeki açıklamasını samimi bulmadıklarını söylüyor ve AKP’nin sorunun kaynağı olduğunu ifade ediyor. Görüştüğümüz fındık üreticileri, Fiskobirlik’in dağıtıldığını hatırlatarak, taban fiyatı uygulamasına son verildiğini ve bunun da üreticileri oldukça olumsuz etkilediğini vurguluyor. Üreticilerin en fazla tepki gösterdikleri konu ise fındıkta egemen hale gelen İtalyan Ferrero isimli firma. Üreticiler, AKP’nin Ferrero’nın arkasında durduğunu ve bunun da İtalyan firmayı fındıkta tekel haline getirdiğini kaydediyor.

‘Hükümet bize ağacınızı kesin diyor’

findik-geliriyle-iki-kisilik-bir-aile-bile-gecinemiyor-352893-1.
İlk olarak Mustafa Öztürk isimli yurttaş ile görüşüyoruz. Öztürk, 75 yaşında, lakabı ise Topal Mustafa. Öztürk, beni görür görmez, “Fındığı satamadık, bari sana çay ısmarlayayım” diyor. “Doğduğumdan beri fındık işiyle uğraşıyorum” diyerek sözlerine başlayan Öztürk’e göre, devlet desteği olmadan, fındık üreticisinin sorunu asla giderilemez. “Ürettiğimizin karşılığını alamıyoruz” diyen Öztürk, şöyle devam ediyor: “Bu sene fındıkla ilgili memnunum diyen üretici yoktur. Şartlar çok ağır ve devlet kesinlikle hiç sahip çıkmıyor. Şu anda fındığı bizden, 6,5 TL’ye alıyorlar, geçen sene ise 14 TL’ye alıyorlardı. Ben bu sene ürettiğim fındıktan tam 5 bin TL zarar ettim. Çünkü fındığın maliyeti 9 bin TL’yi geçiyor. Hükümet bize, ‘Bahçenizdeki ağaçları kesin’ diyor. Yani ben AKP’nin fındık politikasından bunu anlıyorum ve bizim dışa bağımlı olmamızı istiyorlar. Ben 75 yaşındayım, bu yaştan sonra ne yapayım? Kivi mi yetiştireyim?”

Fındık üreticisiyim, yağını kullanamıyorum
“Ben bir fındık üreticisi olarak fındık yağı kullanamıyorum. Fındık yağını zenginler kullanıyor, ben Ayçiçek yağı kullanıyorum” diyen Öztürk’e, Bakanlığın çiftçilere yardım edip etmediğini soruyorum, yanıtlıyor: “Bakan nerede? Ben bir çiftçi olarak sadece ismini duyuyorum, hiç görmedim. Partilerinin il ve ilçe başkanına dahi ulaşamıyorum, ne desteği? Devletin asli görevi, benim bildiğim kadar vatandaşın canını malını korumaktır, ancak devlet bana sahip çıkmıyor. AKP, Karadeniz’i çantada keklik olarak görüyor ve bizi o yüzden küçük görüyor. Ferrero isimli firma, İtalya’dan gelip benim komşumun fındık tarlasını kiralıyor. Ey Amerika diyenler, nerede?”

Sadece seçim zamanı bizi görüyorlar

findik-geliriyle-iki-kisilik-bir-aile-bile-gecinemiyor-352894-1.
“Yaşım 67, ancak 50 yıldan beri her türlü fındık işinin içindeyim.” Bu sözler, Bolaman Beldesi’nin CHP’li eski Belediye Başkanı ve fındık üreticisi Sabri Serdaroğlu’na ait. Serdaroğlu’na göre, fındık üreticileri için bu sene, geçen seneden daha da kötü geçiyor. Serdaroğlu, “İşçi çalıştırana bir lira kalma ihtimali bile yok. Gübresi ilaçlaması, elli türlü işi var bu işin. Şu an milletin lehine olan hiçbir adım atılmıyor. Bundan kaynaklı, adam köyde duramıyor, ilk fırsatta Ankara’ya ya da İstanbul’a gidiyor. Seçim zamanı haricinde, fındık için yapılan hiçbir şey yok” ifadelerini kullanıyor.

Önüne gelen bir tokat atıyor

findik-geliriyle-iki-kisilik-bir-aile-bile-gecinemiyor-352895-1.
Serdaroğlu’nun ardından Toprak Mahsulleri Ofisi’’nin (TMO) Ünye’deki Fındık Alım Merkezi’ne gidiyoruz. İlk olarak merkezin önündeki büyük araç kuyruğu dikkatleri çekiyor. Merkez önünde toplanan yurttaşlar, fındığını TMO’ya satmak için tesis önünde bekliyor. Ancak bu işlem günlerce sürebiliyor. Üstüne yurttaşlar saatlerce tesis önünde sıra bekledikleri için uzun süre uykusuz kalıyor. Park sorununa karşı ise tesis önünde ciddi bir tepki var. Bu esnada, 40 yıldır fındıkçılık yapan Süleyman Sanioğlu ile görüşüyoruz. Sanioğlu, “6 kardeşin fındığına ben bakıyorum. Geçmişe kıyasla bugünkü durum çok kötü. Fındıkçının işi gücü para vermek. Fındıkçıya önüne gelen bir tokat atıyor” diye konuşuyor.

Bakanlar hiçbir iş yapmaz
Ahmet Doğan isimli bir fındık üreticisi ise, Bakan Fakıba’nın açıklamasına ilişkin şu yorumda bulunuyor: “Bakanların sözleri hep göz boyamadır, onlar hayatta hiçbir iş yapmaz. 6-7 TL’ye fındık mı satılır? Sadece 80 TL işçi parası veriyoruz. TMO’dan elimiz boş da dönebiliriz.” Doğan, sözlerini şöyle noktalıyor: “Aşağı yukarı bir ton fındık için 2 bin 200 lira işçi parası verdim. 600 ışkın parası, 270 lira gübreye, 600 lira tırpana, birçok kez de mazota para verdim. 8 dönümlük arsamın masrafı bu. Allah 10 dönüm fındık yapan kuvvet versin valla!”

‘Kızımı özel üniversitede okutabilmiştim’
12 senedir fındık üreticiliği yapan Gönül Yılmaz, “2005 yılında kızım özel üniversiteyi yarı burslu kazandığı zaman, o fındık bize kızımı özel üniversitede okutabilme şansı vermişti. Ondan sonraki yıllarda, o ücreti fındık geliriyle karşılayamadık. Bu her şeyi özetliyor” diyor ve ekliyor: “Devlet çiftçiye destek olmak zorunda. Bu sene işçi ücretleri, mazot ve gübre fiyatları arttı. Bizi tekele mahkûm ediyorlar. Biz kendi fındığımızı, İtalya’dan almak zorunda kalacağız. Kâr değil, yaptığım masrafı yerine koyabilir miyim kaygısındayım. Bu fiyatlara olmaz, eksideyiz. Ben destek alamıyorum, düz arazi olduğu için devlet destek vermiyor. Yetkililere ‘Ne yapacağım’ dediğim zaman, ‘Sökebilirsiniz’ diyor ve söküme teşvik ediyor. O zaman ne olacak? İki yıl saklanabilen başka bir ürün yok! Bu durumda dışa bağımlı hale getiriliyoruz.”

‘AK Parti, AK Parti dedik, gözden düştü’
Fatsa’da yaşayan Gürsel Dede ise, “AK Parti, AK Parti dedik, iyice gözümüzden düşmeye başladı. Artık desteklemiyorum, çünkü insanları ezmeye başladı ve çiftçiliği bitiriyor” diyerek başlıyor sözlerine. Dede, şöyle devam ediyor: Ben TMO’nun önüne saat 2’de sıra kapmak için geldim. Bu gece burada çoluk çocuk geçindirmek için sabahlayacağım. Önceden fındık parasıyla çocuklarımızı geçindirir, ev bile alma imkânına sahip olurduk. Şimdi fındık parasıyla geçinme imkânımız bile yok. Çocuklarımızı okuturken sıkıntıya giriyoruz. Fındık çok ucuza gidiyor. İnsanlar çoluk çocuklarını okutabilsin.”

2 bin insanın bin 800’ü fındıktan geçinir
Murat Candan, Fatsa’ya bağlı altı köyün merkezi olan Ilıca’da yaşıyor. Candan’a göre 3-5 senedir fındık üzerinde bilinçli bir oyun oynanıyor. Candan, “Bizim de kabahatlerimiz var, Fiskobirlik kapatılırken, ses çıkarmalıydık” diyor ve ekliyor: Bizim burası 2 bin nüfusludur, bin 800’ünün tek geçim kaynağı fındıktır. Fındık 200’nün de yan geliridir. Fındıktan gelir olmayınca mecbur gurbete gidiliyor, çünkü yetinilemiyor. Önceden 12-13 kişilik bir aile fındıktan geçimini sağlar, araba bile alırdı. Şimdi ise iki kişilik bir aile bile fındıktan geçimini sağlayamıyor. 7-8 sene önce burada yaşayanlar tüm borçlarını fındıktan elde ettikleri gelirle ödediler. Bir ton fındıkla araba alındı, tüccarlara borçlar kapatıldı. Böyle devam etmesi ya da etmemesi tamamen biz üreticilerin elinde. Fakat bu insanlara ne ettilerse yüzde 68 oy alıyorlar buradan.”

***

Üreticiyi korumuyorlar

findik-geliriyle-iki-kisilik-bir-aile-bile-gecinemiyor-352896-1.

CHP Grupbaşkanvekili Özgür Özel: “15 yıldır Türkiye’nin tarım ve fındık politikasını yönetenler, aslında dünya gıda sanayisi için en önemli ürünü çok kötü yönetiyorlar. Bu bazen yandaşa imkan ve kıyak sağlamak için, bazen ise yabancı ülkelerin baskılarına boyun eğdikleri için oluyor. Fındık politikası, fındık üretiminde rol oynayanları koruyucu bir şekilde planlanmıyor. Bu da Türkiye’nin üreticilerinin acılar çekmesine ve sıkıntı yaşamasına sebebiyet veriyor. Bizim Karadeniz bölgesindeki tüm vekillerimiz, fındığın ve fındıkçının sorunlarını dile getirmek için tüm yolları deniyor. Parti bayrağı yok, fındık üreticisinin hangi partiden olduğunun önemi yok, hepsi yanıyor Bugün fındık üreticisinin mağduriyetini görünür kılmak için yola çıktık. 3 günde toplam 45 km yol yürüyeceğiz. Son gün düzenleyeceğimiz büyük bir fındık mitingi ile konuya dikkatleri çekeceğiz.”

***

Tek yol örgütlenmek

findik-geliriyle-iki-kisilik-bir-aile-bile-gecinemiyor-352897-1.

ÖDP İl Başkanı Resul Şahin: “AKP, neoliberal poltikalarını tarımda da fındıkta da sürdürüyor. Önceden Fiskobirlik vardı ve en kötü durumda üreticilerin sigortasıydı. Neoliberal politikalar sonucu AKP, aldığı emirler doğrultusunda Fiskobirlik gibi 17 tane birliği lağvetti. Tarımda örgütlenilmesini istemiyorlar. Aslında işin özü üreticilerin örgütlü olmalarında yatıyor. Bugün örgütlü olsalardı, Ferrero burada tekelleşemezdi. ÖDP olarak yürüyüşe tam destek veriyoruz.”

***

Biz yürümeyelim de kim yürüsün!
Yusuf Akkan: 70 yaşındayım, halkın elinden fındığı alınmak isteniyor. Bunu soygun düzeni olarak görüyorum. Halk da fındığın soygun düzenine alınmasından şikayetçi. Eskiden 18-19 liraya giden fındığın fiyatının bu kadar düşürülmesi gasp anlamına geliyor. Halkı adeta soyuyorlar. Giresun’a kadar yürüyeceğim. Çok fındığım yok ama yine de yürüyorum. Çünkü halkın menfaati için yürüyorum. Devletten soygun düzenini sonlandırmasını istiyorum.

Nevin Kutupoğlu: Yürüyorum, artık korkmuyorum. Kendim için değil, çocuklarım ve torunlarımın geleceği için, emeğim için fındık ağaçlarımın peşkeş çekilmemesi için yürüyorum. Masa başında döner koltukta oturan ekmeğimizi fındığımızı yedirmemek için yürüyorum. Kaç kişi TMO’ya fındık verdi? Ben neden mağdur olayım? Bize 50 bin liraya mal oldu fındık, 7 liradan satarsak da tüccar kazanacak. Ben yürümeyim de kim yürüsün? Ben burada binlerce kadını temsil ediyorum.

Barbaros Yavuz: 67 yaşındayım. Giresun Bulancak’tan geldim, geri Giresun’a yürüyorum. Fındığımızın emeğini alamıyoruz. Yürüyüş oldu, yürüyüşle birlikte umarım baştakiler emeğimizin hakkını verir. Bize verilen fındık fiyatı masrafımızı karşılamıyor.

Canan Öztürk: Hükümet çiftçinin yanında hiçbir zaman olmadı. Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ dedi. Bunlar iş başına gelince Atatürk’ün sözü, sadece sözde kaldı. Çifçileri öldürdüler, köylü bitmiştir. Halk perişan, Giresun’a kadar yürüyeceğim.