Fındıkta fiyatlar cep yakacak
13.07.2016 09:42 ÇALIŞMA YAŞAMI
Hükümetin açıkladığı 2016 fındık rekolte oranı üretici beklentilerine paralel geldi. Fındık üreticileri bu rakamlara, fiyat belirleme mekanizmalarına dahil edilmedikleri için sevinemedi. Tüketici ise fındığı daha da pahalıya tüketecek
BERK ASKAR

Aracı-tüccar düzeni nedeniyle üreticinin en çok mağdur edildiği alanlardan biri olan fındıkta, 2016 rekoltesi açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2016 yılı fındık rekoltesi tahminini 468 bin ton olarak açıkladı. Geçen yıl söz konusu rakamın 646 bin ton olması nedeniyle fındıkta fiyatların artması bekleniyor.
Üreticiler ise rakamı gerçekçi buldu. Hükümetin açıkladığı rakamları BirGün’e değerlendiren Fındık-Sen Başkanı Kutsi Yaşar, hükümetin açıkladığı rakamın beklentileri dahilinde olduğunu söyledi.
“Haziran ayı ortasında ABD’de Kuruyemiş Komisyonu’nun hazırladığı raporda Türkiye’deki 2017 fındık rekoltesinin stoklarla birlikte 710 bin olacağı öngörülüyordu. Bu öngörünün neticesinde fındık fiyatları hızla düştü” diye yakınan Yaşar, o dönem verilen rakamın çok uçuk olduğunu, bugün açıklanan rakamların kendi tahminlerine daha yakın olduğunu söyledi.

Fiyatta asıl yükseliş kasımda
Fındıkta yeni fiyatın ne olacağı konusu ise üreticilerin yaşadığı sorunların başında geliyor. Stokta 100 bin ton kadar fındık olduğunun bilindiğinin altını çizen Yaşar, bu miktarın ne kadarının üreticinin, ne kadarının komisyoncuların elinde olduğunun belli olmadığını, bu nedenle de fındık fiyatının belirlenmesinde üreticinin yeterince söz sahibi olamadığını belirtti. Eylül-ekim aylarında fındık fiyatlarında fazla artış beklemediklerini ifade eden Yaşar, fındık fiyatlarının baskı politikalarıyla 8 lira seviyesine indiğine dikkat çekti. Yaşar, kasım-aralık aylarında ise 12-13 lira seviyesine çıkmasını beklediklerini ekledi.

‘Külleme’ fındığı bitirdi
Fındık rekoltesinin 2015’e oranla azalmasının doğal afetlerle alakası olmadığını ifade eden Yaşar, fındıkta küllenmenin rekolte düşüşünde etkili olduğunu söyledi. Yaşar, “Fındık üretim bölgesinde çalışan TARSİM işçilerinden aldığımız raporlara göre, fındığın az olmasının sebebi tamamen yaşanan don ve sel afetlerine bağlı değil. Fındıklar yüzde 35-40 oranında külleme hastalığı nedeniyle kaybedildi” diye konuştu.
Temmuz ayı sonuna kadar fındık maliyet raporlarını hazırlayacaklarını söyleyen Yaşar bu rapordan çıkacak sonuca göre üreticilere stratejik olarak bir hareket tarzı vereceklerini söyleyerek sözlerini noktaladı.
***
SÖMÜRÜ DÜZENİ NASIL İŞLİYOR?


Dünya fındık üretiminin yüzde 70’ine yakınını tek başına üreten Türkiye’de üreticinin elindeki ürün büyük şirketler tarafından ucuza alınıyor. Aracılar nedeniyle ise üreticiden 8 liraya alınan kabuklu fındık tüketiciye iç fındık olarak 80 liraya kadar yükselen fiyatlarda satılıyor.

50 kooperatif ve 250 bine yakın fındık üreticisinin bir araya gelerek oluşturduğu Fiskobirlik’in depolarına ‘50 bin tondan fazla ürün almama’ şartı getirilirken, kuruluşa kredi verilmesinin de önü kesildi. Böylece büyük depolama alanlarına sahip olan Fiskobirlik’in depolarının sınırlandırılması üreticiyi sermayedarların depolarına mecbur bıraktı. Burada da devreye ‘emanet fındık uygulaması’ girdi. Bu uygulamayla, üreticiler ürünlerini Ferrero gibi büyük şirketlerin depolarına yok parasına emanet etmek zorunda bırakıldı.

Diğer bir ‘üretici düşmanı’ uygulama ise ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ yoluyla yapıldı. Bu yasa ile asgari tarımsal arazi büyüklüğü 5 dekardan 10 dekara çıkarılarak küçük üretici yok olmaya maruz bırakıldı. Çünkü bu yasaya göre arazisi 10 dekarın altında olanlar üretim yapamıyor, üretimin yapılabilmesi için çiftçinin topraklarını 10 dekara tamamlaması gerekiyor. Ancak çoğu çiftçinin toprağı 10 dekarın altında.