Firavun’un zulmü
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Mısır’da eski Cumhurbaşkanı Mursi ve beraberindeki 100’den fazla İhvan üyesi idama çarptırıldı. Bunlar arasında Katar’da yaşayan İhvan’ın fikir babalarından Dünya Müslüman Âlimleri Birliği Başkanı Yusuf Karadavi ve Müslüman Kardeşler’in lideri Muhammed Bedii de var. Gözler şimdi mahkemenin dosyayı gönderdiği “büyük” müftü Şevki Allam’de. Mısır’da idam kararlarına ilişkin son sözü en yüksek dini makam olan müftülük veriyor. Şayet müftü idam hakkında fetva verirse infazların önünde engel kalmayacak. Müftüden gelecek görüşün ardından mahkeme nihai kararını 2 Haziran’daki duruşmada açıklayacak. Ülke İhvan üyelerine yönelik idam kararının şokunu atlatamamışken, kararın ertesi günü de Ensar Beyt el-Makdis örgütüne mensup 6 kişi asılarak idam edildi.

•••
İdam kararları her muhalif sesin hükümet tarafından baskı altına alındığı Sisili Mısır için sürpriz değil. Son bir yıl içerisinde büyük çoğunluğu Müslüman Kardeşler üyesi olmak üzere yüzlerce kişi benzer cezalara çarptırıldı. Bunlardan bir kısmı infaz edildi. Mursi, Karadavi ve Bedii’nin de aralarında olduğu son idamların ise infaz edilmesi uzak bir ihtimal. Buna en büyük engel “darbeci firavun” Sisi’nin içinde bulunduğu bölgesel ve uluslararası ilişkiler ağı. Sisi aksi durumun kendi başına iş açacağının farkında. Seksen milyonluk Mısır sadece bölgenin değil Arap dünyasının da doğal lideri. Aynı zamanda Sünni İslam’ın da merkezi. İdamların yaratacağı karşı dalganın kendisini de yutma ihtimali yüksek.

•••
Mısır’daki idam kararları Mısır dışında en çok Türkiye’de yankı yarattı. Mahkeme kararı Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu ikilisi başta olmak üzere AKP’lilere yeni bir malzeme çıkarttı. Darbeci olarak ilan ettikleri, seçim meydanlarında yuhalattıkları Sisi ile bölge dizaynına yönelik her türlü senaryonun içerisinde yer almakta bir beis görmeyen neo-Osmanlıcılar idamlar üzerinden bir kez daha mağdur edebiyatına sarıldı. Kahire’de bir mahkemenin verdiği ve gerçekleşmeyeceği aşikâr kararı hızla oya devşirme yarışına girdiler. Tıpkı İhvan’ın işbaşından uzaklaştırıldığı Rabialı günlerde olduğu gibi.

•••
Ancak seçim meydanlarındaki efelenmeleri aldatmasın. AKP’nin Mursi’nin idam kararına tepkisi dostlar alışveriş de görsün misali. Tepki beylik, külhanbeyi açıklamaların ötesine geçmiyor. Suudilerle yakınlaşma kendini burada da hissettiriyor. AKP bölgesel ittifaka girdiği Suudilerle köprüleri atmayı göze alacak tıynette değil. Aksi durumda Batı’yı suçlayan Erdoğan’ın Sisi’nin arkasındaki en büyük güç olan Suudilere de söyleyecek bir çift sözü olurdu. Suudilerin öncülüğünde inşa edilen Sünni Cephe’nin önemli sacayaklarından birisi Türkiye. Sisili Mısır ise Suudi Arabistan’ın en yakın müttefiklerinden. Erdoğanlı Yeni Türkiye görünürde Sisi’nin en ateşli karşıtlarından. Suudi Kraliyet ailesi tüm gücüyle Sisi’nin arkasında. Kral Selman’ın dizinin dibinden ayrılmayan Erdoğanlı Türkiye, Kral’ın has adamlarından Sisili Mısır ile birlikte Yemen’de, Suriye’de, Lübnan ve Irak’ta aynı saflarda omuz omuza.

•••
Neo Osmanlıcıların, gericilerin, AKP’lilerin idam karşıtlığı bir ikiyüzlülük örneği. Bakanı, Başbakanı, Cumhurbaşkanı’yla her fırsatta idamın geri gelmesi için açıklamalar yapan AKP’nin fıtratında var idam. Daha düne kadar her platformda idamı savunan kendileri. Ancak biz, İslamcıların bu riyakârlığını bir tarafa bırakalım. Hiç kuşku yok ki her kime karşı uygulanırsa uygulansın idam bir insanlık suçudur. Bu ister bir dinci-gerici diktatör olsun isterse de bir faşist zorba. Modern dünyada bu ortaçağ kalıntısı uygulamanın yeri olamaz. Bu yola başvuranların amacı, referansı ne olursa olsun ölüm cezasını savunmak evrensel değerlerin geldiği nokta açısından kabul edilemez. Hangi dereden su getirilirse getirilsin, bu gerçek değişmez. Mısır’daki idamları bu perspektiften ele almakta yarar var.