Fırsat tepiliyor, vebali büyüktür…
MUSTAFA SÖNMEZ MUSTAFA SÖNMEZ

Bir ayı dolduran 7 Haziran seçimlerinin ilk haftası, büyük bir zafer sarhoşluğu ile geçti. RTE, üç gün Kaçak Saray’ından, ya da nereye saklandıysa, oradan çıkamadı. Müthiş bir demoralizasyon yaşadı Ak faşizm.

Ancak izleyen günlerde, şokla yüzleşmeye başladılar. Yeni B planları oluşturmaya koyuldular. Tek başlarına iktidar olamayacaklardı, ama kuyruğu kıstırmamak için ne yapılmalıydı? Bu B planının ipuçları Kaçak Saray’a yakın Binali Yıldırım tarafından verilmiş ve seçim öncesinde, koalisyona mecbur değiliz, azınlık hükümeti kurar, seçimlere gideriz, demişti Yıldırım…

Bu senaryo halen geçerli…

Kuşku, korku…
Davutoğlu’na hükümet kurma görevi vermesi kaçınılmaz RTE’nin. Bundan da kaçınırsa meşruiyetsizliği AKP’liler tarafından da tastiklenir. Ne var ki, Davutoğlu’na bile tam güveni olduğu söylenemez. Onun bile kontrolünden çıkabileceğine ilişkin büyük korkuları var. Hakan Fidan’ın istifası ve dönüşüyle ilgili neler yaşandığını hatırlayın… En büyük korkusu Gülen Cemaati. Onların yargıda, emniyette, hatta AKP içinde çok iyi kamufle olmuş kadroları ile her an kendisine bir “komplo” kurulacağından endişeli. Tek başına Fuat Avni gibi fenomen bile RTE’nin sinirlerini laçkalaştırmaya yetiyor işte…

Çoğunluk, RTE’nin, AKP’nin tartışmasız lideri olmaya devam ettiğini, Davutoğlu arzulasa bile, bu koşullarda bir hükümet kuramayacağı konusunda hemfikir. Bu da arzuladığı yeni bir seçim, erken seçim senaryosuna hızla gidileceği demek. Belki de kasım ayında…

Artı 3 puan için
Yeni bir seçimde AKP’nin tek başına Meclis çoğunluğunu elde etme şansı ne kadar? AKP’nin 275’in üzerinde milletvekili elde etmesi için yüzde 44 civarında oy alması gerekiyor. Mümkün mü? Yapılan, “Bugün seçim yapılsa kime oy verirsiniz?” anket sonuçlarını açıklayan araştırma şirketleri, sonuç pek değişmiyor, ya da AKP hatta geriliyor gibi, ihtiyatla yaklaşılması gereken ifadelerde bulunuyorlar. Bunlara inanmak muhalefet için bir tuzak olur.

Baştan uyarmalıyız: Seçmenin olası bir erken seçimde tercihlerine her türlü etki yapmaya kararlı bir Ak faşizm var ve hatta yapamadığı hileleri, Diyarbakır’da akim kalan katliam-kaos senaryolarını yenileme azmi olan gözü dönmüşler var. Bunları unutmamak gerekiyor. Bütün, “Nerede yanlış yaptık?” hesaplarının ardından yeni bir seçim taarruzu için yığınak yapıldığı söylenebilir.

Ak faşizmin 7 Haziran’a kıyasla ihtiyacı 3 artı puan oy… Bu kolay değil ama olanaksız da değil. Bu kumar oynanmaya değer bulunuyor. Çünkü artı 3 puan kazanılırsa ipten dönecekler, kaybederlerse de en kötü ihtimalle yeni seçimden, bugünkü durum çıkar.

MHP oyları…
Nereye oynayacak Ak faşizm artı 3 puan için? Kürtlerden fazla umut yok. Oynayacağı yer MHP oyları ve hile hurdalar… Muhafazakâr seçmenin ağırlıklı olduğu İç Anadolu ve bazı Kuzeydoğu Anadolu Bölgeleri’nde tepki oylarının MHP’ye gittiği saptanmış durumda. Bu oyların nasıl geri alınacağına yönelik bölge-il odaklı çalışmalar yapılıyor, yakın markajlar söz konusu.

Bazı illerde AKP 5 bin oy ile milletvekili kaybetmiş. Bayburt, Kastamonu gibi seçmen sayısı düşük olan birçok ilde bu böyle… Bu illerde kaybedilen vekilliklerin yeniden AKP’ye kazandırılması için çalışmalar yapılıyor. TBMM Başkanlığı seçimleri Ak faşizmi yüreklendirdi. Artı 20 vekille ilgili hesaplar güncellendi. MHP’ye giden oylara yönelik çalışmalar hızlandırıldı. Başarılamayan hile-hurdalar için de yeni kumpaslar hazırlanıyordur, bundan emin olun.

Ekonomi tuzağı…
Yeni bir seçimde, ekonomideki gidişat yüzünden AKP’nin oy kaybedeceği türü analizler de yer alıyor medyada. Bu, bir başka tuzak…

Bir kere ekonomi, bildik tür bir krizde değil. Tıkırında değil işler, ama kriz hali de yok, bu bir… İkincisi, ortada gürül gürül akan bir ekonomi, hızlı büyüme süreci yoksa bile, yaşanan tatsız-tuzsuzluğun seçmen davranışına hemen yansımasını kimse beklemesin. Ekonomideki memnuniyetsizliklerin seçmen oyuna yansıması için ya 2001 krizinde yaşandığı gibi can yakan sonuçları olması gerekir ki, bugün öyle bir durum yok, ya da şikâyetlere çözüm üretilmeyeceğine dair kanaatlerin yükselmesi gerekir. Bu da söz konusu değil.

AKP, her an şapkadan tavşan çıkarma illüzyonuna tav olmuş önemli bir seçmen kitlesini elinde tutuyor. Dahâsı, borçlu, iyi-kötü tutunduğunu sanan seçmeni “istikrarsızlık”la tehdit etmeye de devam ediyor. O nedenle yüzde 2’yi ancak bulacak bir büyüme, yüzde 10’da kemikleşmiş resmi işsizlik ve yüzde 8’i aşabilecek bir enflasyondan dolayı, AKP seçmenin erken seçimde AKP’yi terk edeceğine inanmak, saflık olur. Burada da büyük bir tuzak var, dikkatli olmalı…

Fırsat tepiliyor…
7 Haziran seçimleri, Ak faşizme sarsıcı bir yumruk oldu ama nakavt edemedi. Yüzde 60 oylu muhalefet “blok” olamadı. MHP, HDP’nin zaferini hazmedebilmiş değil ve yükselmesinden endişeli. Misyonu HDP’yi geriletmekle sınırlı bir dar kafalılık içinde. Son 1 ayda defalarca yazmış olduğum gibi, iyice tanımlı bir dar protokol ile muhalefetin “hukuk devletinin işler hale getirilmesi” hedefli ve AKP’yi tarafsız ve bağımsız yargı önüne çıkarmaya odaklı bir işbirliğinin potansiyel imkanları varken, bu yapılmıyor. Tarih önünde bu fırsat tepiliyor. Bu günleri çok arar muhalefet partileri. Meclis başkanlık seçimleri ilk ikazdı, kaçırılan fırsat açısından.

Yasama gücünün yönetimini AKP’nin elinden alma fırsatı tepildi. Şimdi, bundan moral kazanan Ak faşizm, baskın bir seçim ile artı 3 puan elde edip tek başına yeniden iktidar olursa, bunu önleyemeyen muhalefet, büyük bir beceriksizlik ve sorumsuzluk pratiği ile tarihe geçer. Vebali görünen ve yazılandan da büyüktür bunun. Henüz vakit varken herkes avuçlarının içinden neyin kayıp gitmekte olduğunun farkında olmalı…