Fırtına esmeye devam ediyor
SERKAN FİDAN SERKAN FİDAN

Ligin boyu kısalmaya devam ediyor. 23. hafta geride kalırken haftanın takımı Gençlerbirliği, haftanın teknik direktörü ise lig arasında yaptığı dokunuşlarla 2017’nin en başarılı takımını yaratan Ersun Yanal oldu. Şapkasından iki kere tavşan çıkararak takımına Antalya deplasmanından 3 puan getiren Eren Derdiyok haftanın oyuncusu olurken genç forvetin ilk sihiri de haftanın en şık golüydü.

Haftanın açılış maçında Trabzonspor evinde Karabükspor’u Okay Yokuşlu’nun golüyle mağlup ederek yenilmezlik serisini sürdürdü. Bordo mavililerin baskılı ve tempolu oyunundan taraftarlar da keyif alıyor. Gelecek sezon için şampiyonluk şarkıları söylemeye şimdiden başladılar. Karabük’ün deplasman sorununa Zoran Barisic de çare olamadı. Batı Karadeniz temsilcisi bu sezon dış sahada oynadığı 11 maçın 9’unu kaybetti. Topladığı 4 puanla 3 puan toplayan Gaziantep’ten sonra ligin en kötüsü durumunda.

Bursaspor galibiyet hasretine cezası sebebiyle evinde seyircisiz oynadığı karşılaşmada Gaziantepspor’u 2-1 yenerek son verdi. Yine seyircisiyle ünlü bir kentte seyircisiz bir maç izledik ve yine hakem hataları sahadaki oyuncuların yaptığı hataların önüne geçti. Bu sorunları çözmesi gereken futbolun takım elbiseli aktörleri ise üç maymunu oynamaya devam ediyorlar. Zira mevcut delegasyon sistemi sorunları tespit edip çözecek değil, SüperLig kulüplerini idare etme becerisine sahip yönetimlere seçilme şansı veriyor. Hal böyle olunca da kurumların ve kurulların başkanları değişir ancak futbolumuzun kronik sorunları aynen kalır.

Beşiktaş evinde Rizespor’u zor da olsa 1 - 0 yenerek üçüncü yıldız için yoluna doludizgin devam etti. Queresma Beşiktaş’ın kıymetini bilmeli! Oynama arzusu anlaşılabilir ancak her oyundan alındığında tepki göstermeye devam ederse sonuçlarına da katlanır. Kişiler gelip geçici, kurumlar kalıcıdır. Rizespor için tehlike çanları çalıyor. Elbette Vodafone Arena’da Beşiktaş’tan puan almak değil Çaykur Rize, FC Barcelona için bile kolay değil ancak Doğu Karadeniz temsilcisinin lige tutunmak için artık ekstra işler yapması gerekiyor.

Lideri rahatsız etme görevini tek başına üstlenen Başakşehir Alanyaspor’u da yenerek takibi sürdürdü. Haftalar ilerledikçe Başakşehirli futbolcuları zirve yarışı psikolojisi olumsuz etkilemeye başlıyor. Zira makine gibi işleyen takımda baş gösteren organizasyon sorunlarını başka türlü açıklamak mümkün değil. Alanyaspor Hüseyin Kalpar döneminde lige renk katan bir takımdı, Safet Susic döneminde de durum değişmedi. Bu güzel takım küme düşerse yazık olacak.

4 maçtır kazanamayan Konyaspor, Adana deplasmanında kazanarak ilk 5 iddiasını sürdürdü. Konyaspor’un önümüzdeki üç maçta Başakşehir, Fenerbahçe ve Bursaspor karşılaşmaları bekliyor. 26. haftada oluşacak puan durumu Konya’nın ligin son çeyreğine hedefli mi hedefsiz mi gireceğini gösterecek. Şiddet ve öfke hiç bir takıma fayda sağlamadığı gibi Adanaspor’un da lige tutunmasını sağlamaz. Kaldı ki sahada iyi oynayan ve skoru değiştirmek için elinden geleni yapan bir oyuncu topluluğu vardı. Adanasporlular unutmamalı ki 2017’ye umutlu başlamalarının sebebi Levent Şahin yönetimindeki aynı oyuncu grubunun topladığı puanlardı.

Fenerbahçe sahasında Osmanlıspor’u Mehmet Topal’ın “Tanrı’nın eli” yardımıyla attığı golle mağlup ederek galibiyet hasretine son verse de sarı lacivertlilerin skor üretme sorunu devam ediyor. Fenerbahçe’nin orta sahada yaratıcı oyuncu sıkıntısı çektiğini artık sağır sultan biliyor ancak hücum hattında Lens, Van Persie, Fernandao, Sow, Chahechouhe ve hatta Emenike gibi alternatifleri olan bir takımın, sezonun ikinci yarısında oynadığı maçlarda birden fazla gol atamamasının faturası sadece kadro mühendislerine çıkmamalı. Osmanlıspor sadece Karcemarskas’ın performansıyla bile puan almayı hak ediyordu ancak mağlubiyetin faturasını hakeme kesmek de kolaya kaçmak olur. Zira oyun tam olarak istedikleri gibi gidiyordu. Üstelik son çeyrekte Fenerbahçe tüm riskleri alıp 4-2-4 gibi oynamaya başlamıştı. Mustafa Reşit Akçay’ın takımı en iyi yaptığı şeyi, rakibini önde yakalamışken hızlı ve etkili atağa çıkmayı başaramadı.

Kayserispor iki kere öne geçmesine rağmen evinde Kasımpaşa’yı mağlup edemedi. Alt taraftaki takımların haftayı puansız kapatması Kayseri’nin son dakikada köşe vuruşundan gol yiyerek puan kaybetmesinin üstünü örtse de ateş hattındaki bir takımın son dakikada köşe vuruşundan kalesinde gol görme lüksü yok! Son haftaların formda takımı Kasımpaşa’da oyuncular ne zaman rehavet belirtisi gösterse Kemal Özdeş onları uyararak takımını oyunda tuttu. Zaten genç teknik adam da maç sonunda “oyundan değil skordan memnun” olduğunu söyleyerek gerekli mesajı veriyordu.

Güzel futbol oynayarak iki haftadır herkesi şaşırtan Akhisar, Başkent deplasmanında etkisiz kalınca Gençlerbirliği’ne 2-0 kaybetti. Başkent temsilcisi maçın her anında rakibinden üstündü ve haklı bir galibiyet aldı. Teknik direktör Ümit Özat’ın maç sonunda “bizi bize bıraksınlar, yeter” demesi, İlhan Cavcav’ın ardından Gençlerbirliği’nde miras kavgalarının başladığını gösteriyor.

Galatasaray’ın ilk yarısını 2-0 önde kapattığı maçta puan kaybetme noktasına gelmesi ne kadar eleştirilmeye açıksa 10 kişi kalan takımın son dakikalarda dahi galibiyeti kovalaması ve galibiyet sayısını bulması da o kadar takdire şahan. Tudor’un Galatasaray’a en azından kazanma arzusu aşıladığı kesin. Yekta, Eto’o ve Motta gibi oyuncularının eksikliğini hissetmesine rağmen oyunu 2-0’dan geri çevirmeyi başaran Antalyaspor’da defansın bel kemiği Diego sakatlanmasa büyük olasılıkla Eren’e o son dakika kafa vuruşunu da yaptırmazdı.