Fotoğrafa yalan söyletmek
UĞUR KUTAY UĞUR KUTAY

Kuzey Kore sokaklarında sıradan bir gün. Sokakta bebek arabası süren bir kadın ve etrafında diğer yayalar ve çocuklar kareye böyle yansıyor.”

Bu güzel fotoğrafın yer aldığı Youtube videosunun adı şöyle: Kuzey Kore'de Gizlice Çekilmiş ve Sızdırılmış 37 Yasaklı Fotoğraf… ‘Gizli’ ve ‘sızdırılmış’ olduğuna göre fani gözlerimizi dehşete düşürecek fotoğraflarla karşılaşmalıyız, ama işte görüntü ortada! Aslında bu video ‘tıklanma sayısı’nın en önemli ölçü haline geldiği internet dünyasında ‘clickbait’ (tıklama tuzağı) denilen dezenformatif video parçalarından biri sadece... Tek amaçları başlıkla ilgi çekmek; bu yüzden Pyongyang sokaklarına dair her kareyi bir korku filmi sahnesi gibi sunarken gerçekliğe ve insanlık kültürüne nasıl zarar verdiklerini hiç önemsemiyorlar.

Video devam ediyor, insanların uyuklamasına bakılırsa sabahın erken saatlerinde çekildiği anlaşılan bir kare için şu yorumu duyuyoruz: “Fotoğrafçının yakaladığı karelerden bir tanesi de şehir içi seyahat eden Kuzey Korelilerin bu pozu. Yüzlerindeki mutsuzluk kolaylıkla okunabiliyor.” Tabii insan metrobüste sürekli gülümseyen mutlu mesut bir halkın üyesi olunca Korelilerin yüzündeki mutsuzluğu daha kolay okuyabiliyor!

“Bir grup kadın zaten tertemiz olan başkentin sokaklarını süpürüyorlar.” Fotoğraftakilerin yetişkin kadınlar değil öğrenci izciler olduğu gerçeği bir yana, sadece 80 saniye önce, bir köprünün ayaklarının dibinde işeyen bir erkek görüntüsü şöyle sunuluyordu: “Başkent baştan aşağı temiz görünüyor olsa da, çekilen bu fotoğraf kent sakinlerinin yaşamı konusunda daha gerçekçi bir fikir veriyor.”

İktidarın 1946’dan bu yana babadan oğula geçtiği Kuzey Kore baskıcı bir yeni-monarşiyle yönetiliyor tabii, ama bu videodaki fotoğrafların bir teki bile aslında bu gerçeği yansıtmıyor. Örneğin fotoğraflardan birinde genç bir kadın garsonun servis yaptığı bir restoran görüyoruz, açık televizyonda siyah-beyaz bir görüntü var. Dış ses şöyle diyor: “Bir restoranda servis yapan garson kızın görüntülendiği bu fotoğrafta, diğer yanda televizyonda gün boyu yapılan propaganda yayınlarından bir kare göze çarpıyor.” Burada en az iki katmanlı bir dezenformasyon süreci var: 1. Fotoğraftaki TV’den uydurulan anlam. TV yayınının içeriğini bilmiyoruz; ülke sinemasının bir örneği olabileceği gibi bir belgesel veya gerçekten propaganda filmi olabilir. 2. Bunları söyleyen dış sesin sahibi, başta devlet televizyonu olmak üzere neredeyse tüm yayın organlarının durmaksızın iktidar ve AKP’li başganın propagandasını yaptığı, ülkenin en yetkili yöneticilerinin ‘Kabataş’ta taciz edilip üzerine işenen türbanlı bacı’ yalanını abartısız yüzlerce kez dile getirmekten utanmadığı, FETÖ’yü iktidar ortağı yapanların iktidar partisinde FETÖcü bulunmadığını söyleyebildiği, anayasa profesörü milletvekillerinin fotoşoplu fotoları gerçekmiş gibi yaydığı bir ülkede yaşıyor!

Kuzey Kore’yle ilgili videoyu yapanlar AKP’li midir bilemem ama, yansıttıkları bire bir AKP Türkiyesidir; birçok yönden Kuzey Kore’yi mumla aratmaya başlayan bir ülke...