'Gazetecileri bırakın, IŞİD katilleri ile uğraşın'
25.12.2016 09:05 GÜNCEL

Maltepe'deki evi basılarak ters kelepçe takılıp gözaltına alınan BirGün gazetesi çalışanlarından Mahir Kanaat, gözaltında tutulduğu Vatan Emniyeti'nde kimseyle görüştürülmüyor. Beş günlük avukatlarıyla görüş yasağı getirilen Kanaat'in bırakılmasını isteyen basın meslek örgütleri bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Emniyet ve savcılık açıklama yapmazken, yandaş Sabah gazetesi, gözaltıları 'RedHack'le ilişkilendirdi. Sabah'ın iddiasına göre dün gözaltına alınan gazeteciler RedHack lehine sosyal medyada algı çalışması yapmakla suçlanıyor. İddialar arasında Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın maillerinin paylaşılması da yer alıyor

“Gazetecileri bırakın, IŞİD katilleri ile uğraşın”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan BirGün Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Barış İnce şunları söyledi: “Sosyal medya üzerinden gazetecilere her gün çeşitli yerlerden bilgi, belge ve istihbarat gelmekte, arkadaşlarımız çeşitli kişilerce çeşitli sosyal medya gruplarına eklenmektedir. Wikileaks gibi, RedHack gibi gruplar gazetecilere buldukları kimi yolsuzluk ve rüşvet yazışmalarını atmaktadırlar. Biz gazete olarak bu tarz belgeleri teyit edemediğimiz için kullanmamakta, kamuoyunda çok tartışılıyorsa da sadece iddia olarak vermekteyiz. Damat Berat beyin günlerce tartışılmış kimi yazışmaları üzerinden “tweet attı” diye gazetecilerin sabah kapılarının kırılarak ters kelepçe ile gözaltına alınması kabul edilemez. Hükümet bunlarla uğraşacağına IŞİD katilleri ile uğraşsa daha fazla canımızın gitmesini engeller. Mahir’in ve diğer gazeteci arkadaşların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.”

Avukat Güvercin: Saatlerce bilgi verilmedi

Kanaat'in gözaltına alınmasının ardından kendilerine saatlerce bilgi verilmediğini belirten Avukat Tolgay Güvercin, Çağlayan İstanbul Terör Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kanaat hakkında 5 günlük kısıtlama kararı verildiğini ve bu süre içinde avukatları ile görüşmesine izin verilmeyeceğini söyledi.

İstanbul ve Diyarbakır'da gözaltılar

Diken'in eski İnternet Sitesi editörü Tunca Öğreten ve gazeteci Metin Yoksu İstanbul'da, DI Haber editorü Ömer Çelik ise Diyarbakır'da, Yolculuk Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve imtiyaz sahibi Eray Saygın İstanbul'da dün gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınma gerekçelerinin ise henüz açıklanmadı.

TGS: Gazetecileri serbest bırakın

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), aralarında üyelerinin de bulunduğu gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin dört bir yanında bombalar patlarken, IŞİD Suriye’de Türk askerini öldürürken, gerçekleri gizlemek için gazetecileri hedef alan bir anlayışı kabul etmiyoruz. Gazetecilerin yaptığı şey gerçekleri halka ulaştırmaktır. Bu yüzden bir kez daha‘Gazetecilik suç değildir’ diyoruz. Gözaltındaki ve tutuklu tüm gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.”

Gazetecileri gözaltına alarak suçunuzu gizleyemeyeceksiniz

DİSK BASIN-İŞ de gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Yaptığı açıklamada 'Gazetecileri gözaltına alarak suçunuzu gizleyemeyeceksiniz' ifadelerine yer verildi. Gazeteciler bu sabaha yine meslektaşlarından kötü haberler alarak başladı. Kısa bir süre öncesine kadar Diken haber sitesinde editörlük yapan Tunca Öğreten Diyarbakır’da DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, İstanbul’da DİHA muhabiri Metin Yoksu ve BirGün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat sabah saatlerinde evlerine düzenlenen polis baskınlarıyla gözaltına alındılar. DİHA’nın haberine göre Ömer Çelik ve ailesi polis baskını sırasında darba ve hakarete maruz kaldı

Türkiye hem ülke sınırları içinde hem de sınır ötesinde bir ateş çemberi içinden geçiyor. Her gün ülkenin farklı kentlerinde savaşta, saldırılarda can veren gencecik insanların cenazelerinin kalktığı bir dönemde iktidarın gerçeklerin üstünü örtmek yaşanılan acıyı ve bu acıya sebep olan sorumluları görünmez kılmak için sansür ve baskının her türlüsünü denediği görülüyor. Gazetecilerin tutuklanması gözaltına alınması neredeyse rutin bir duruma dönüştü. Bu ağır baskıya birkaç gündür süren yavaşlatılmış internet sansürü de eklendi Bu koşullar altında kendi suçunu örtbas etmek için gazetecileri ve gazetecilik mesleğini suçmuş gibi gösterenlere sesleniyoruz: Ne yaparsanız yapın gerçekleri örtbas edemeyeceksiniz ne yaparsanız yapın özgür basını susturamayacaksınız.