Gençler eğitime değer veriyor ancak eğitimden memnun değiller
07.12.2017 12:56 YAŞAM

British Council’ın yeni araştırmasına göre; Türkiye’deki gençler, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bireysel benlikleri ve bağımsızlıkları ile içinde yaşadıkları topluluklara, aile, eğitim ve evlilik gibi sabit kurumlara duydukları bağlılık arasında sürekli olarak denge kurmaya çalışıyor. Araştırmada dikkat çeken unsurlardan biri gençlerin eğitim sistemine dair duyduğu memnuniyetsizlik.

Next Generation Türkiye araştırması, British Council tarafından Yaşama Dair Vakıf (YADA) ve Gelecek Daha Net (GDN) Gençlik Platformu işbirlikleriyle gerçekleştirildi. Araştırmanın öne çıkan bulguları ise şöyle;

  • Türkiye’deki gençler gelecekleri konusunda iyimser. Çoğunluk yaşam şartlarının gelecekte daha iyi olacağını düşünüyor
  • Gençlerin yarısı, WhatsApp ve diğer sosyal medya iletişim araçlarına günde iki saatten fazla vakit ayırıyor. Instagram, yüzde 29 ile gençlerin en çok kullandıkları üç sosyal medya kanalının başında gelirken; bunu yüzde 27 ile WhatsApp, yüzde 26 ile Facebook takip ediyor.
  • Gençlerin yüzde 70'i müzik aleti çalma, çizim ya da resim yapma gibi sanatsal aktivitelere zaman ayırmıyor; yarısı ise spor ya da herhangi bir egzersiz yapmıyor.
  • Gençlerin yarısından fazlası iş piyasasındaki deneyimlerine dayanarak, hayatta başarı elde etmek için “tanıdıkları” olmasının okul başarısından daha önemli olduğunu düşünüyor.
  • Gençlerin yüzde 26'sı ne okuyor, ne çalışıyor, ne de eğitim görüyor. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 17 iken, genç kadınlarda yüzde 36’ya yükseliyor.

Araştırma ayrıca aşağıdaki bulguları da ortaya koyuyor:

Gençler, evliliği hem bağımsızlık hem de güvenlik için anahtar olarak görüyor. Evliliği; aşık olmak, bir hayat arkadaşına sahip olmak ve sağlam bir gelecek kurmak gibi alışılagelmiş sebeplerle tercih etmenin yanı sıra kendi evlerine sahip olmak, hayallerinin peşinden gitmek ve yaşamlarını kendi tercihlerine göre sürdürmek için bir çıkış yolu olarak da görüyor.

Gençlerin sosyal çevrelerinde farklı etnik, dini ve siyasi kimliklere sahip insanlardan oluşan geniş bir çeşitlilik bulunuyor. Fakat bazılarının Suriyeli mülteciler, Müslüman olmayanlar ve LGBT bireylerin bulunduğu gruplarla yakın ilişki kurmama eğiliminde olduklarına dair bazı işaretler de mevcut.

Gençlerin sanata ya da spora vakitleri yok. En yaygın aktiviteler arasında arkadaşlar, akrabalar ve komşularla ev, kafe, restoran veya parklarda buluşmak yer alırken müze, sanat galerisi veya tarihi mekanları ziyaret etmek, konsere veya tiyatroya gitmek gibi aktiviteler gençler tarafından pek tercih edilmiyor.

Gençler eğitime değer veriyor; ancak mevcut eğitim sisteminden memnun değil!. 1'den 10'a kadar puanların yer aldığı bir ölçekte (1 en az memnun ve 10 çok memnun) eğitim sisteminin neredeyse tüm unsurları 5'in altında puanlanırken, sınav sistemi ise en az beğenilen unsur olarak ortaya çıkıyor.

Gençlerin yarısı iyi bir eğitim almak için Batı ülkelerine gitmeleri gerektiğini düşünüyor. Yarısından çoğu gerek ulusal gerekse küresel iş piyasasında öne çıkmak için iyi derecede İngilizce bilmeleri gerektiğine inanıyor.

Araştırmanın tanıtım etkinliği 5 Aralık 2017 tarihinde İstanbul’daki Birleşik Krallık Başkonsolosluğu’nda gerçekleşti. British Council Türkiye Ülke Direktörü Cherry Gough ev sahipliğini üstlenirken Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül, Reçel Blog Kurucu Ortağı Rümeysa Çamdereli, Yaşama Dair Vakıf Kurucusu Mehmet Ali Çalışkan, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Özel Sektör Program Yöneticisi Hansın Doğan, SPoD üyesi Mehmet Akın ve Türkiye Aile Sağlığı Ve Planlaması Vakfı Genel Koordinatör Yardımcısı Murat Çekiç, Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi’nde Araştırmacı Burcu Oy ve GDN Kurucusu, sosyal girişimci Serra Titiz panelistler arasında yer aldı. Açılış konuşması Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Judith Slater tarafından yapıldı.

Araştırmanın akademik danışmanlarından Doç. Dr. Gülden Demet Lüküslü, “Bu bakış açısını değiştirmekle birlikte yalnızca toplumun ve gençlerin geleceğine değil, şimdiye - yani gençlerin gerçekten yaşamakta olduğu deneyimlere - odaklanmak da önemli. Gerçekten de, kendilerini yalnızca ailelerine değil, diğer yetişkinlere ve akranlarına da kanıtlamaları gerektiği için hayatlarındaki bu dönemin ne kadar zor ve stresli olduğu, gençlerin günlük yaşamları yakından incelenerek görülebilir.” dedi.

Bu bulgulara dayanarak rapor şunları öneriyor:

  • Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olmak.
  • Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar hâline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmelerine destek olmak.
  • Tüm gençliğe hoşgörüyle bakan ve saygı duyan kapsayıcı bir toplumu desteklemek.