Gericilik, AKP, IŞİD
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Ünlü Sloven düşünür Slavoj Zizek geçen yıl bu vakitler yazdığı bir yazıda dikkat çekmişti; Balkanlar’dan İskandinavya’ya, ABD’den İsrail’e, Orta Afrika’dan Hindistan’a aydınlanma değerlerinin gerilediği, etnik, dinsel ihtirasların yükseldiği yeni bir karanlık çağ üzerimize çöküyor. Zizek’e göre bu ihtiraslar arka planda her zaman vardı, yeni olan şey, bunların günümüzde düpedüz ve utanmaksızın dışa vurulabilir hale gelmesidir. Maalesef ki bu dışavurumun ve utanmazlığın en çarpıcı şekilde, hayâsızca yaşandığı bir ülke ve coğrafyadayız.

• • •

Dinsel ihtirasların şaha kalktığı, mezhepçi faşizmin yollarının itinayla döşendiği, ülkenin ortaçağ gericiliğine mahkûm edilmeye çalışıldığı bir siyasal mühendislik çalışması sistemli bir şekilde hayata geçirildi. Gerici değerler adım adım toplumsal ve siyasal yaşama şırınga edildi. Hem iç hem de dış politika bu yeni dönemin değerleri üzerinden inşa edilirken, “aydınlanma değerleri”nin tasfiyesine yönelik yapılan her türlü itiraz “cumhuriyetçi teyze refleksi” denilerek küçümsenmeye çalışıldı. İslamcı restorasyon tüm hızıyla sürerken, bu değerleri dillendirmek alay konusu yapıldı.

• • •

Deniz bitti kara göründü. İslamcı restorasyon da neo-Osmanlıcılık da ellerinde patladı. Her türden gericiliğin pompalandığı, karanlık dönem parça parça dökülüyor. İçeride olduğu kadar “gerici değerler” üzerine inşa ettikleri dış politikaları da çuvalladı. Bu iflası “değerli yalnızlık” olarak yamamaya çalışsalar da dikiş tutmuyor. İçeride olduğu kadar dış politikada da gericiliğe yapılan yatırımın meyveleri çıkmaya başladı. Neo-Osmanlıcılık’tan Pan İslamizme evrilen bir dış politika mühendisliğinin yol göstericiliğinde ülke hızla Pakistanlaşma yolunda. Çankaya’ya terfi ettirilen Ahmet Davutoğlu’nun insanları rahatsız eden ağır Pan İslamist söylemlerinin dozunun her geçen gün artması tesadüfi değil bu nedenle.

• • •

Gericilikte sınır tanımıyorlar. İnsanoğlunun yüzlerce yıllık mücadelesinin birikimi olan “aydınlanma değerleri” ortaçağ zihniyetinin kuşatması altında. AKP Türkiyesi’nde, Ortadoğu’da, Müslüman Arap coğrafyasında işbaşındalar. ‘Yeni Türkiye’de günbegün yeni bir gerici uygulamaya imza atılırken, IŞİD ve El Kaide uzantılı radikal İslamcı gruplar da Afrika’dan Uzak Doğu’ya, Ortadoğu’dan Kafkasya’ya kadar her tarafta kanlı vahşetlere imza atıyorlar. Bu ülkenin dümenine oturmuş zihniyet ise bölgesel ittifaklarını bu unsurlar üzerinden şekillendiriyor, bu gruplarla dostluklar kuruyor. Nijerya El Kaidesi Boko Haram’a Türk Hava Yolları aracılığıyla silah gönderilirken de, Suriye El Kaidesi El Nusra’ya MİT tır’larıyla silah yollanırken de tek referansları İslam kardeşliği.

• • •

Adını koymanın zamanı geldi. İslamcı gericiliğin aldığı son biçim “mezhepçi faşizm.” Toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında “mezhepçi faşizm”in karanlık yüzüyle karşılaşıyoruz. Bu faşizm ülkenin kafa kesen, kendilerinden başkasına yaşama şansı vermeyen radikal İslamcılarla yapılan ittifakları sorgulamayı yasaklarken, içeride ise her türlü itirazı kolluk kuvvetleriyle bastırıyor.

• • •

Ancak bir noktaya dikkat çekmekte fayda var. Bu coğrafyada yoğunlaşsa da gerici dalga sadece bu topraklarda değil, Batı’da da yükseliyor. Doğu’da İslamcı iktidarlar ve IŞİD benzeri örgütler üzerinden yükselen dalga, Batı’da da aşırı sağcı gruplar ve faşist yönetimler eliyle büyüyor. Ukrayna, Macaristan, Pegida, Ku Klux Klan derken açıkça faşizmin ayak sesleri duyuluyor. ABD’deki neocon ırkçıların icraatları ise saymakla bitmez. Batı’da yükselen ırkçılıkla Ortadoğu’daki dinsel gericilik birbirilerine paralel şekilde yol alıyor.

• • •

Etnik ve dinci gericilik temel demokratik değerleri tehdit etmeye başladığında ne yapmalı? Zizek’in buna da yanıtı var. Ancak biz kendi yanıtımızı verelim. Her türden gericiliğe karşı durmaksızın ileri. Birleşik Haziran Hareketi’nin eğitim boykotu bu konuda izlenmesi gereken yönteme dair çok başarılı bir örnek oldu. Yüzyıllar önce büyük bedellerle kazanılan değerler için bugün yeniden kavga veriliyor olması, yüz yıl öncesini talep eder duruma gelmek ne hazin.