Anasayfa ARŞİV Giden bir yıl, yeni bir yıl

Giden bir yıl, yeni bir yıl

2009’u sakin bir şekilde, dansözsüz, Victoria’sız koltukta uyuyakalarak devirdikten sonra cuma sabahı uyandım. Sonunda 2009 bitti diye sevindim içimden. Nedense 2010’un harika bir yıl olacağına dair bir inanç pompalanıyor ya her yerde, onun tesiri altında kaldım galiba, dedim kendi kendime. Yeni demlenmiş tavşan kanı bir çay, kızarmış ekmek kokusu, nefis beyaz peynir ve zeytin var gibi önümüzde. Pespembe bahçe domatesi. Değil yemeye, çatalı uzatmaya doyamıyoruz. 2009 mu? Lezzetsiz bir pırasa yemeği sanki.
Oysa hakkını yememem gerekir 2009’un. BirGün’de köşe yazmaya 2009’da başladım. Beyaz yakalının hikâyesini anlatmamız için, İkiyaka sayfasını 2009’da yapmaya koyulduk birlikte. İlk kez 2009’da Karaburun kongresinde beyaz yakalıların hayatını bambaşka bir mercekten, yakası her renkten dostlarımıza anlattık. Anlattık anlatmasına da yeri geldi güvenlik gerekçesi ile IMF toplantısına alınmadım. Hiç de alınmadım doğrusu. Muzip sırıtış baki kaldı yüzümde.
2009 yılında sohbetlerde, mail gruplarında birçok yeni insan tanıdım. Tanıdıkça sağcılara has bir özellik sandığım muhafazakârlığın, tek tip düşüncenin, kategorize etmenin, kendisine solcu diyen insanlar arasında ne kadar yaygın olduğunu gördüm. Ekonomiye, Kürt sorununa,  Kıbrıs meselesine solcuların nasıl bakacağını, bakması gerektiğini acımasızca öğrendim. Ya da hâlâ öğrenemedim.
Dolayısıyla, tadı pırasaya benzese de dolu dolu bir yıl oldu 2009. Çok şey öğrendim, çok dinledim, az konuşmaya çalıştım. Tam olarak başaramadım hissi var yine de.
Şimdi 2010’a girdik. Bu yıl belli alanlara daha çok odaklanmak istediğim bir yıl. Özellikle ‘iş’ kavramındaki dönüşümün insan ve toplum üzerindeki etkileri, hepimizi içine alan zaman ve mekân kavramındaki değişimleri daha çok tartışmak istiyorum. Daha çok insanın BirGün almasını ve okumasını istiyorum. Yazdığım her satırın daha çok merak uyandırması, daha çok soru sordurmasıdır muradım.
Bu sabah yine pijamalarımız üzerimizde, saçımız başımız dağınık. Çok şükür gözlerimiz açık, burnumuzda kızarmış ekmek kokusu. Ey sevgili Radikal, Taraf, Hürriyet, Cumhuriyet okurları, 2010’da bir değişiklik yapın. Bir çarşamba soframıza buyrun. Pişman olmazsınız.

- Reklam -

SON HABERLER

‘Gerekçesi bilahare gönderilecek’

İstanbul BBB seçimlerini iptal ettiğini, ama “gerekçesi bilahare gönderilecek” dediği ve “kısa...

İmamoğlu, Kampanya Tanıtım Toplantısı’nı gerçekleştirdi: İBB bir avuç insanın malı mülkü değil

31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ancak AKP-YSK ortak girişimiyle...

Aman dikkat!

Parti başkanlarının 19 Mayıs günü, Atatürk’ün Samsun’a ilk adımını attığı iskelede çektirdikleri...

Halkın parasıyla yandaş kayırması

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup...

İBB’nin ihale cinliği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışının yol açtığı ve ihaleler yoluyla bazı şirketlere...

İktidara güveniyoruz!

Türkiye hakkında içte ve dışta yapılan araştırmaların vardığı ortak nokta “güvenilmez” durağında...

Zayıf gerekçe Sağlam şerh

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin...

Buldan’dan YSK’nin gerekçeli kararına ilişkin açıklama

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, YSK’nin gerekçeli kararına, “Gerekçesiz bir gerekçe...

Binali Yıldırım: Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, YSK'nin seçimlerin iptali ve yenilenmesine...

İmamoğlu: Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar

YSK'nin 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili verdiği iptal ve yenileme kararının...

Sonraki haber