Girift bir konuyu anlaşılır kılan bir çizgi roman...
08.03.2018 10:33 BİRGÜN KİTAP

Emre Yavuz

Karakarga Yayınları’nın kurgu dışı grafik romanlardan oluşan ve ufak boyutlarda bir serisi var. Bu seriden daha önce de Köpekbalıkları, Yapay Zeka, Kainat, Heavy Metal gibi grafik romanlar çıkardılar.

Bu serinin son kitabı, diğerlerinden daha farklı bir konuya, yakın tarihe ve adından da anlaşılacağı gibi özellikle İsrail-Filistin meselesine eğiliyor. Her ne kadar kitabın ismi oldukça spesifik bir konuya değiniyormuş gibi gözükse de aslında satır aralarında ve alt metinlerde, yıllarca dinlediğimiz savaş haberinin de kaynağına iniyor; yani, Ortadoğu’nun bitmek bilmez çilesine.

Evet, yıllardır gerek televizyonda gerekse gazetelerde bu konuyla ilgili haberler görmeye o kadar aşinayız ki… Üstelik konunun detayları hakkında çoğumuzun bilgisi, kahvehane muhabbetinden daha fazla değildir. Mutlaka konuya hâkim, okuyan, araştıran bir sürü insan da var ama genel izleyici kitlesi olarak tabir edebileceğimiz, gündelik hayatın hayhuyuna kapılmış birçok insan, yüzeysel bilgisiyle yaptığı sığ analizlerle, dost meclislerinde atıp tutmaktan geri kalmıyor.

İşte bu kitabın güzel tarafı, son derece sade, yalın, anlaşılır ve mümkün olduğunca tarafsız bir dille, bu bitmek tükenmek bilmez sürtüşmenin kökenini ve sebeplerini anlatıyor. Aslen Doğu ve Slav Tarihi üzerine uzman olan tarihçi Vladimir Grigorieff anlatıyor, ki kendisi kolay anlaşılır kitaplarıyla tanınan bir yazar; Fransız dergilerine yaptığı çizimlerle ve Brüksel’deki Cultures Maison çizgi roman festivalinin kurucularından olmasıyla tanınan Abdel de Bruxelles çiziyor. Abdel de Bruxelles [Brükselli Abdel] tabii ki takma ismi. Asıl adı Abdel Bouzbiba. Fas’ta doğmuş, Fransa’nın güneyinde büyümüş, Brüksel’e yerleşmiş.

Kitaba dönecek olursak, arka kapak yazısında iddia edildiği gibi gerçekten kolay bir anlatımı var. Hiçbir şey bilmeyen birine bile oldukça fazla bilgi sunuyor ve bunu hiç sıkmadan yapıyor. Ve daha önce de söylediğim gibi bunu olabilecek en tarafsız dille sunmaya özen gösterilmiş. Her iki tarafın artıları, eksileri, kayıpları, kazanımları vs masaya yatırılmış. Özellikle Filistinli ve İsrailli liderlerin ya da sıradan iki insanın birbirleriyle diyalog kurduğu tasvir edilerek sohbet şeklinde anlatılan bölümleri daha çok sevdim. Sadece bu kadar da değil, ayrıca diğer dünya devletlerinin konuya bakışı, hangi tarafa yakın oldukları ve yapmaya çalıştıkları politik ayak oyunları da yine açık yüreklilikle dile getirilmiş.

Çizimlerden bahsetmek gerekirse, Abdel de Bruxelles’in, tıpkı kitabın dili gibi oldukça net ve yalın bir çizgisi var ama kesinlikle basit ve sıradan bir çizgi değil. Bazen Fransız ekolüne bazen Belçika ekolüne göz kırpmış. Yer yer ciddi, yer yer karikatürize ederek hikâyenin dalgalanmalarına çok güzel ayak uydurmuş.

Son yılların yükselen değeri popüler tarih konusuna ilginiz varsa, konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyorsanız, bildiğiniz yanıldığınıza yetmiyorsa, bomboş analizler yapmaktan sıkıldıysanız, alın okuyun. Zaten bir çırpıda bitireceksiniz. Ve bu kadar ufak bir kitabın içine bu kadar bilginin nasıl sığdırıldığına hayret edeceksiniz. Son sayfalarda yer alan sözlük de konunun barındırdığı birçok politik, kültürel ve dini terime ışık tutuyor.

Bu grafik romanı Fransızcadan dilimize çeviren Tolga Üyken’in de ellerine sağlık.

Son bir not eklemek istiyorum. Kitabı okurken kafamda Megadeth’in 1990 tarihli Rust In Peace albümünde yer alan Holy Wars şarkısı dönüp durdu kafamın içinde. Çağrışımda kusur olmaz.