Gökçeada Belgeseli’nde görsele dair-3
MURAT YAYKIN MURAT YAYKIN

Fotoğrafların çekimi üzerinden geçen beş yıl içerisinde, görüntülenen birçok kişi bugün yaşamıyor. Onlardan arda kalan fotoğraflar bugünden geleceğe yazılı metin ve belgelere ek olarak bireylerin gündelik yaşamı ve öznelliği başka bir dille taşıyorlar. Görsel tarih araştırması olarak düşünülebilecek bu görüntüler, ikinci bir çalışma yapmama da yol açtı. Yalnızca kişileri değil mekânları da beş yıl sonrasında yeniden görüntülemeye başladım. Beş yıl önce eski bir Rum Okulu olan binanın otel, restore edilmesi gereken kilisenin daha da yıpranmış olması ve beş yıl önce yaşayanların mezar taşlarıyla üzüntülü bir karşılaştırma yapmama rağmen... Bir taraftan da evlilik ve doğum vaftiz görüntüleri gerçekte göç etmiş ikinci kuşak gençlerin Yunanistan’dan gelerek geçmiş belleklerine sahip çıkma çabalarının belgesiydi. (Aslında adada genç Rum nüfus olmadığı için evlilik ve dolayısıyla doğum da yoktur.) Geleneklere uygun olarak gerçekleştirilen bu törenlerde elde ettiğim fotoğraflar geçmiş kültürlerini yeniden yaşatıyordu.

gokceada-belgeseli-nde-gorsele-dair-3-258903-1.

Sonuç olarak; adadaki yaşanmışlığa, geçmiş tarihine, kaybedilmeye zorlanan kültürüne ve yerel halkın bugün içinde bulunduğu sorunlara kimsenin yabancı kalamayacağı isteği ve iradesi, bu çalışmanın doğuşuna neden olmuştur. Görsellerle birlikte adaya dair halihazırda orada olan yaşamsal gerçeği yansıtmaya çalıştığım gibi görsellerin ada hakkında onu temsil ederek insanlığa dair anlamlar/sorgulamalar üretmesi de benim için önemliydi. Bu anlamda benim için sorulması gereken şudur... Bugün ülkemizde yok sayılan/azınlık olarak bakılan halkların yitip gittiklerini mi düşünüyoruz? O yüzden mi onların fotoğraflarını çekerken adanın sosyal ve politik yapısını dikkate almıyoruz? Nedenselliklerine değinen görüntüler üretmiyoruz?

gokceada-belgeseli-nde-gorsele-dair-3-258904-1.

Onlar yalnızca bir kimlik değiller, onlar varlar! Varoluşun sürekli hareket halinde olduğunu biliyoruz.Yaşlı olmaları/ölüme yakın olmaları bir şeyi değiştirmez. Ve onlar bir nesne hiç değiller. Adadaki yaşam her şeye rağmen sürüyor ve o yaşamdan fotoğraflara yansıyan izler, bizi adanın bu günü ile geçmişi arasında çoktandır umursamadığımız köprüleri kurmamız, toplumsal belleğimizi yeniden sorgulamamız için uyarıyor. Fotoğraflar yok sayılanların görsellerine dönüşüyor...

Üç bölümlük yazı dizisi burada sona eriyor. Umarım okurlardan gelen belgesel fotoğraf üzerine sorulara yanıt oluşturabilmişimdir. Fotoğrafların bir kısmını fotoğrafya.gen.tr adresinden İmbros yazıp görseller bölümüne girerseniz görebilirsiniz.

gokceada-belgeseli-nde-gorsele-dair-3-258905-1.