Görmez - Dari buluşması Tehlikeli ilişkiler sürüyor
ERK ACARER ERK ACARER

Tehlikeli ilişkileri “görmez”den mi gelelim?

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in, Birleşmiş Milletler’in (BM), IŞİD’i finanse ettiği ve petrol kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle „ terör listesine aldığı Müsenna Haris Ed-Dari ile görüşmesi, aynı anda iki şeyi anlatıyor: Türkiye radikal İslamcılarla pervasız ilişkilerini sürdürürken ülkenin başı, cihatçılarla hiç olmadığı kadar belada.

Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin resmi internet sitesi heyetnet.org’da yer aldıktankısa bir süre sonra yayından kaldırılan 5 Mayıs 2017 tarihli haberde, Genel Sekreter Ed-Dari ve Görmez arasında geçen görüşmedeki ilginç başlıklar ön plana çıkıyor.

IŞİD ağzı: Fitne yollarını kapatalım

Siteden kaldırılan haberde; çatışmalı bölgelerdeki genel olayların değerlendirildiği ve buralarda yaşayanların ‘karşılaştıkları sorunların çözülmesi konusunda’ bir yol haritası belirlendiği aktarılıyor. Toplantının tutanaklarına yansıyan; ‘Fitne yollarının kapatılması’ ifadesinin ise „tam bir IŞİD’ ağzı“ olduğu görülüyor. Ancak dahası da var… Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, IŞİD’in finansörü için şu yorumda bulunuyor: “Ona muhalefet eden ve onun aşırı olduğunu düşünen birçok kimsenin bugün onun analiz ve teşhisinde haklı olduğunu itiraf etmektedir.”

Bu ne anlaşması?

‘Teşhis ve analizlerinde haklı olan” ve 25 Mart 2010’da BM’nin terör listesine eklenen Müsenna Haris Ed-Dari’nin suç kapsamı ve tanımı şu şekilde: IŞİD’e operasyonel rehberlik hizmeti sunmak, başta mali yardımlar olmak üzere destek vermek ve petrol kaçakçılığına karışmak…

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve Ed Dari arasında geçen görüşmeden ‘ortaklık’ çıkıyor. Söz konusu görüşmenin sonunda taraflar, iletişimin devam etmesi, iki müessese arasındaki hedeflerin ve genel maslahatın gerçekleşmesinin mümkün olduğu alanlarda yardımlaşma üzerine anlaşma sağlıyor. Tam bu noktada „bu ne anlaşması?“ sorusu önem kazanıyor.

İdlip’in geleceği…

Görüşmeden devletin resmi kurumlarının selefilerle ilişkilerinin tam gaz sürdürüldüğü anlaşılıyor. Öte yandan, bu ilişkilerin Türkiye’nin başınınasıl belalara sokacağını değerlendirmek gerekiyor.

Burada; Hatay’a komşu, olan Suriye’nin İdlip kentinde yakın gelecekte yaşanabilecekler oldukça önemli. Sadece Rusya değil, Amerika da ‘işi biten’ cihatçıları bölgeden atmak istiyor. ABD’nin stratejisi tanıdık. İdlip’te bulunan Nusra lideri, Muhammed El Gulan’ın başına konulan 10 milyon dolarlık ödül, bölgede ne olacağını kısa yoldan anlatıyor.

Yeter ki kontrol edebilelim, gerekirse kullanırız da!

İdlip’ten sökülüp atılması düşünülen cihatçıların geleceği yer ise belli… Başta Reyhanlı olmak üzere Hatay yeni misafirlerini bekliyor. Maalesef Suriye’nin batısındaki savaşın başka bir bölgeye kayacağı sinyalleri alınıyor, bunun sonucunda Türkiye’de belli can sıkıcı gelişmelerin yaşanması mümkün görünüyor:

» Cihatçıların Türkiye’yi kendi aralarındaki hesaplaşma noktasına çevirebilirler,

» Kendilerine verilen ancak tutulmayan sözler nedeniyle Türkiye’yi hedef alabilirler. Açıkçası; farklı İslam cephelerin IŞİD benzeri eylemler yapmaları şaşırtıcı olmaz.

» Şüphesiz ‘milis’ heveslisi iktidarın, cihatçılardan yararlanma fikri de her zaman cepte tutulacaktır.

Senaryo çok abartılı geldiyse; Gaziantep’te örgütlenen IŞİD’in Türkiye’nin başına açtığı belalara bakmak yeterli olacaktır. ‘Düğün katliamına’ ilişkin olarak, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nün, savcılığa sunduğu “tahkikat evraklarında“ yer alanlar, örgütün sadece 59 kişinin yaşamını yitirdiği düğün saldırısı üzerinde çalışmadığını, toplumun farklı kesimlerini de hedef aldığını gösteriyor. Aleviler her zamanki gibi odakta. Lüks oteller, spor müsabakaları da hedefte.

Evraklarda göze çarpan başka bir nokta da; Türkiye’nin gerçek anlamda bir cihatçı yatağına dönüştüğünü kanıtlar nitelikte; “…Uğur Plaza isimli yerin ve Alevi Kültür derneklerinin hedef olarak araştırıldığı, Uğur Plaza’da Özgür Suriye Ordusu mensuplarının kalması nedeni ile eylem için keşif yapıldığı…”

Buradan anlaşılacağı üzere IŞİD, Gaziantep’te ÖSO’ya eylem yapmayı planlıyor. Türkiye’nin pervasız ilişkilerine, Mehmet Görmez’in IŞİD’in finansörüyle yaptığı toplantıda kullanılan ifadelere bir kez daha dönelim. Buluşma, talepler ve işbirliği vurgusu sanki İdlib’i konu alıyor.

“Kaos çıkmasın, fitne olmasın, kontrol sağlansın.”

Pek çok istihbarat örgütünün devrede olduğu ortamda kolay mı? Hayır, çok zor!

CHP’li Bakan: Bu işbirliği ne?

Görmez’in Ed-Dari ile görüşmesine ilişkin, en çarpıcı raporu isi CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan hazırlıyor. Bakan’ın, Meclis Başkanlığı’na verdiği ve iki sorunun öne çıktığı önerge, şaibelere vurgu yapıyor:

Genel Sekreter Müsenna Haris Ed-Dari, BM Güvenlik Konseyi IŞİD-El Kaide Yaptırımları Komitesi’nin ‘teröre destek verdiği için yaptırım uygulanacaklar’ listesinde QDI.278 sırasında yer almaktadır.

BM’nin sitesinde yayımlanan listede Müsenna Haris Ed-Dari’nin (Muthanna Harith Al-Dari), Irak El Kaidesi olarak tanımlanan Irak-Şam İslam destek vermek ve petrol kaçakçılığıyla karışmakla suçlanmaktadır. Bu bağlamda;

» Diyanet İşleri başkanı Mehmet Görmez’in BM listesinde adı bulunan IŞİD destekçisi Müslüman Âlimler Heyeti’nin Genel Sekreteri Müsenna Haris Ed-Dari ile görüşmesinin nedeni ve amacı nedir?

» Haberde geçen “Söz konusu görüşmenin sonunda taraflar, iletişimin devam etmesi, iki müessese arasında ortak hedeflerin ve genel maslahatın gerçekleşmesini mümkün kılan alanlarda işbirliği üzerine anlaşma sağlandı” ifadelerinde geçen söz konusu ‘anlaşma’ nedir?