Gösteri Toplumu’nda sosyal medya
28.10.2018 10:05 BİRGÜN PAZAR
Popüler kültür, kitle kültürünün en çok kullandığı ürünleri, bunların tüketilmesini ve tüketime teşvik edilmesini anlatmaktadır. Zevkler ve anlamlar popüler kültürde, toplum içerisinde üretilmekte ve dağıtılmaktadır

M. Utku Şentürk - Maltepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Doktora Öğrencisi [email protected]

Gösteri, Türk Dil Kurumu’na göre ‘Bir isteğin ya da tersi görüşün, halkın dikkatini çekecek şekilde açık ve topluca yapılması olarak tanımlanmakta. Gösteri, toplumun kendini sergilediği sektör ve nesnel dünyanın görüntüsü konumuna geldi. Gerçeklik algısını tersine çevirerek kendini asıl gerçekmiş gibi sunmakta. Yaşadığımız dünyanın doğrular, onaylar ve koşullarını yeniden üretmekte. Farklı gerçeklikteki olayları birleştirip bir araya getirmekte.

Bununla birlikte gösteri kavramı, sosyal etkileşim ve kültürel tüketim uygulamalarıyla dönüşüm geçirerek, “kendin yayınla” özelliği ile YouTube adeta gösterileşmenin merkezi haline dönüşmüştür. İnternette gösteri ve gözetim tüm yoğunluğuyla iç içe geçmiş durumdadır.

Guy Debord’a göre (Gösteri Toplumu ve Yorumlar, Ayrıntı Yayınları, sf. 113) gösteri ideolojidir. İdeolojik sistemlerin aslını sergiler, gösterir. Ona göre gösteri yoksulluk, kölelik ve gerçek hayatın yadsımasıdır. Gösteri bünyesinde var olan sahtekârlık gücünün temeli, ideoloji üretiminde yatmaktadır. Gösteri maddi olarak insanlar arası uzaklaşmayı ifade eder.

Debord’un gösteri tanımı ekonomik etkenlere dayanmaktadır. Ona göre gösteri pazarla iç içe geçmiş durumdadır ve pazarın ürünlerini sergilemektedir. Bugün küreselleşmenin hızla yayılmasıyla birlikte büyük kapitalist şirketlerin toplumlara sesini duyurma ihtiyacı önem kazanmıştır. İnternet teknolojileri bu şirketlerin sesi olmuş, şirketlere ilişkin tüm süreçlerin anlatılması ve anlaşılmasında önemli rol oynamıştır. Böylelikle eğlence toplumuna taşınan tekno-kapitalizm, medya şirketleri program ve reklamlara seyirci çekebilmek amacıyla ‘gösteriler’ üretmeye başlamıştır. Örneğin, şirketlerin herhangi bir televizyon programındaki reklam spotlarına ödediği fiyat; izleyiciyi kendine çekebilecek, hedef kitlenin çoğunluğuna hitap edebilecek ve tüketimle uyumlu bir görünüm çizebilecek gösteriler tarafından yönetilmektedir.

Dolayısıyla hedef kitlece tutulmayan bir programa reklam vermek çok da mantıklı görünmemektedir. Çünkü reklam, içeriğini çok sayıda kişiye ulaştırmayı ve bu kişilerce benimsenerek popüler kullanım haline getirmeyi, diğer toplumlara da yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır. Tüm bunlarında temelinde tüketime özendirmek, değer ve ideolojileri insanlara aşılamak yer almaktadır. Maddi ve manevi kültürel değerler kitle iletişim araçları sayesinde pazarlanmakta, böylelikle suni ihtiyaçlar yaratılmaktadır. Bu ihtiyaçlar da insanları ‘tüketimin kölesi’ haline getirerek, toplumu tek tipleştirmektedir.

Böylelikle toplum bireyleri ihtiyaç duymadığı halde tüketime yönelmekte, pazarın amacına hizmet etmektedir.

Gösteri toplumunu popüler kültürden ayrı düşünmek pek olası değil. Popüler kültür, kültüre ait değer ve özelliklerin teknolojik araçlar tarafından üretilmesi, pazarlanması, dağıtılması ve tüketilme biçimlerine dayanan kültür olarak ifade edilmekte. Biçim olmadığında yani televizyon ve basın olmadığında böyle bir kültürden söz edilemez.

Popüler kültür, kitle kültürünün somut halidir. Kitle kültürü, kapitalizmin tekelci bir yapıya bürünmesiyle birlikte, pazarın ihtiyaçlarına göre şekillenen, önceden hazırlanmış ve sunulmuş bir kültür olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda popüler kültür, kitle kültürünün en çok kullandığı ürünleri, bunların tüketilmesini ve tüketime teşvik edilmesini anlatmaktadır.

Zevkler ve anlamlar popüler kültürde, toplum içerisinde üretilmekte ve dağıtılmaktadır. Popüler kültür, kitle iletişim araçlarını kullanarak dünya genelinde tekel oluşturmayı ve bu araçları kullanarak amacına ulaşmayı hedeflemektedir.

Kitle iletişim araçları değerlendirildiğinde, popüler kültürü ‘en hızlı’ ve ‘etkin’ sunan araç televizyondur. Kültür ürünlerinin bireyin hayal dünyasına sokmada televizyonun rolü çok büyüktür. Televizyon ayrıca kültür ürünleriyle bireyde kaçış ve doyum hissi yaratarak; bireyin egosunu tatmin etmektedir. Ancak günümüzde kitle kültürünün yaygınlaştırılması bakımından internet teknolojileri, televizyonun yerini almıştır.

İnternet sayesinde bir mesaj pek çok kişiye anında ulaşabilmekte ve etkide bulunabilmekte; Duygu, düşünce ve mesaj aktarımının kolaylaşması; küresel etkileşimi de hızlandırmakta. Kitle kültürü, küresel kültür, kültürel değerler ve yaşam biçimleri internet aracılığıyla hızlı bir şekilde yayılmakta. Medya gösterilerinde internet, kullanıcılara etkileşimin olduğu her alana katılabilme imkânı sağlayarak gösteri, sosyal medyada farklı bir boyut kazanmaktadır. Sosyal medyanın yaygın kullanımıyla birlikte kültür endüstrisi, ‘kültür ürünlerinin gösterisini’ çok daha ucuz ve rahat içeriklerle yapabilir hale gelmekte. Bu gösteri alanı, geleneksel medyanın tüm sınırlılıklarından uzak; yeniliklere açık, özgür, çeşitli ve ucuzdur. Üreticiler ve tüketiciler aynı kişilerdir, böylelikle herkes gösterinin yapımcısı olabilmekte…