Günübirlik ağıtlar
ZAFER DİPER ZAFER DİPER

Ölünce “oyuncu”, ondan şöyle söz etmede basın genelde; dizilerden tanınıyorsa ünlü oyuncu, sahnelerden biliniyorsa usta oyuncu gibi. Ne var ki bu ikili anılma da unutulur gider hemencecik; hani sanatçı kök salmayı, duyumsallıklarla, düşünselliklerle bir iz bırakmış olmayı ve o izi sürmeyi istese de. Beyinlerden yüreklerden bu denli hızla ıraklaşmak sanatçının yazgısıdır neredeyse. Bu da Camus’nün saçmalığına(absurdism) değil, uğraşın(mesleğin) anlamsızlığına vurgu yapar belki de...

Hiç değilse yazsam? Belki bir süreliğine daha canlı tutarım bellekleri?! Ne yapayım, buncacık, elimden gelen...

Söyleşmelerimizden anımsadığımca bunların bilincinde olanlardan biriydi, aldırışsız(kalender) hoşgörülü Ercü(Ercüment Balakoğlu). Oyunculuğu yanı sıra önemli bir seslendirmeciydi. İlk birlikteliğimiz 1974 yılı, Komprador Oyunu ile oldu. Oyun neydi, ben neyi, Ercü neyi oynamıştı bilemiyorum, silinmiş kafamdan. Ara ara görüştür olduk sonra. Kopmadık. Yine aynı sahneyi paylaştığımız yıla gelince: 1990-91 dönemi. Bizim Tiyatro yapımı, Oriana Fallaci’nin Bir İnsan adlı yapıtından esinlenerek oyunlaştırılan Suikast. Sahneye boylu boyunca sığamayan biz oyuncular, sirtaki ile bir yay çizerek yaklaşırdık izleyiciye alkışlarda. Hapishane yöneticisi işkenceci Zakarakis’i sıradışı bir yetkinlikle yorumlamıştı Ercü; kimi, insanları sinirsel kahkahalara boğarak, kimi ağlatarak acımasızlıklarına.

“Gerçek yaşamöyküsünden esinlenen oyun, 1967 darbesiyle işbaşı­na geçen askeri cuntanın başkanı Papadopulos’a yapılan suikastla başlar. Panagoulis, cunta geldiğinde askerdir. “Diktatörün ordu­sunda görev yapmak vatana ihanettir” diyerek firar eder. 68’de,Yunan Direniş Örgütü’nün kurucularındandır. Papadopulos’un öldürülmesini üstlenir. Başarısız suikastten sonra yakala­nan Panagoulis, inanılmaz işkencelerden geçer. Hakkında verilen idam kararı, müebbet hapse dönüştürülür. 1973 genel affıy­la çıktıktan sonra yeniden giriştiği silahlı direniş örgütü çabaları so­nuç vermez. Seçimlerde Merkez Birliği Partisi’nden adaylığını ko­yar ve milletvekili seçilir. Bazı subayların Nazilerle, sivil politikacıların da cuntacılarla ve CIA ile ilişkilerini ortaya koyacak Merkezi İstihbarat Örgütü’nün(KYP) bazı belgelerini bir görevliden alacağı sırada öldürülür. (Cumhuriyet)...

Suikast, ülkemizin yakın siyasal tarihine damgasını vuran askeri darbeyle, her yönüyle ilişkilendirilebilecek bir içeriğe sahip. (Funda Öz)...

Yer yer katı ve bıçak gibi keskin, yer yer duygulandırıcı-yakıcı. (Tahir Özçelik)...
Bizim Tiyatro ekibinin çalış­masını izlemek yürek istiyor. İşkenceyi, zulmü ve insanoğlunun çektiği acılara karşı direnişini, polis mezbahalarında-zindanlarda yaşananların öyküsünü sahnede böylesine yaşatmak büyük başarı. (Füsun Özbilgen)...

Suikast, 1991 Türkiye’si için güncel ve önemli. (Emre Koyuncuoğlu)...
Yunanistan’da 1967 cunta darbesiyle ortaya çıkan olaylar dünya­nın pek çok ülkesindeki cuntaların bir kopyası. Oyun, kanıksamaya, şiddetin tehditiyle özgürlüğünden vazgeçen günümüz eğilimlerine karşı bir saldırı, bir suikast! (Oya Ayman)...”

Yaptığın işin içeriğini sevmiştin önce, “Yaşamımda en unutamayacağım roldü Zakarakis” demiştin. Oyun(çeşitli engellenmelere karşın), büyük ses getirmişti yadsınamaz katkılarınla, ama ölümünün ardından kimse söz etmedi bundan, tiyatrodan; onlar yanınca önemli olan hangi dizide yer aldığındı falan...
Ancak sen takılmazsın, aldırmazsın böyle şeylere.
Bilirsin çünkü, “ölünce yok olmak kısacık bir sürede” sonuçta, günübirlik yakılan ağıtlarda yer aldıktan sonra...