Haber-Sen: 'Tüm PTT çalışanlarının yanındayız'
06.12.2018 16:54 ÇALIŞMA YAŞAMI
KESK’e bağlı İzmir Haber-Sen ve Muğla Haber-Sen, bugün Muğla’da PTT Başmüdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi

BİRGÜN / İZMİR

KESK’e bağlı İzmir Haber-Sen ve Muğla Haber-Sen, bugün Muğla PTT Başmüdürlüğü önünde, PTT’deki sorunlar ve çalışanların talepleriyle ilgili ortaklaşa bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasına Haber-Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu ve sendikalı oldukları için işten atılıp 115 gündür direnişte olan TÜV Türk işçileri de katıldı. Haber-Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu’nun yaptığı basın açıklamasında, “Tüm PTT çalışanlarının yanındayız” dedi.

"CEZA VERİLMEKTEN SAKINILMAMAKTADIR"

Tüm PTT çalışanlarının yararına çözüm üretebilmek amacıyla PTT içinde var olan sorunları, yanlışları ve çalışanların taleplerini, kurum yetkililerinin ilgisizliği için basın açıklaması düzenlediklerini belirten Ustaoğlu, “PTT kurumunun A.Ş olması sonrası artan başıbozukluk ve vurdumduymazlık öyle bir noktaya gelmiştir ki, memurların sıkıntı ve sorunları ile kimse ilgilenmemektedir. PTT Başmüdürlük kadrosu vasıfsız ve yetersiz olduğundan yandaş oluşumun 3-4 temsilcisi idareyi yönetip yönlendirir hale gelmiştir. Yöneticiler, İHS kadrosuna geçtiklerinden ne memurunu ne de kendini savunabilmekte o sebeple hepsi müşteri memnuniyetinin arkasına sığınarak çalışanların üstündeki baskı ve zulmü artırmışlardır. İş çeşitliliği ve yoğunluğu karşısında personel yetersizliği ise olağan hale gelmiştir. Tıpkı yetkisi olmadığı halde kurumdaki taşeron personele tabligat ve koli dağıttırma, şubelerden para toplatma, pttmatikleri açtırma şeklindeki her türlü işi yaptırmak gibi. Durum öyle bir hal almıştır ki, bir merkezde taşeron temizlik işçisi hem havale kontrolü sorumlusu hem de arşiv sorumlusu gibi görevlendirilmektedir. PTT Şubelerinde tek memur çalıştırılmakta fakat iki kişilik iş beklenmekte olup takdir edilmek yerine birde oluşan kasıtsız hatalardan sorumlu tutularak ceza verilmekten sakınılmamaktadır” diye konuştu.

"BİZ SÖYLEDİK DİYE OLMAZ…"

PTT’de var olan sorunlar için çözümlerin basit olduğunu dile getiren Ustaoğlu, “Yeterli personel alınması, liyakata önem verilmesi ve sığ siyasetin kurumdan arındırılması. Tabi bunların gerçekleşmesi sadece biz söyledik diye olmaz. Her şeyin bilincinde olan memur arkadaşlarında güçlüden değil doğrudan yana tavır alarak emeğinin mücadelesini vermesi ile sorunların çözümü gerçekleşecektir. Oy verirken demokrat ama iş sendikaya üye olmaya gelince korkunun ve çıkarının arkasına sığınarak gerici ve faşist oluşumları desteklemekte beis görmemeleri çözümsüzlüğün ve kötü gidişatın kaynağıdır. Bu problem çözüldüğünde PTT’deki tüm sorunlar çözülmüş demektir. Peki bu kadar sorun varken kendilerine sendika diyen oluşumlar ne yapıyor derseniz. Koca bir hiç. Olaylar karşısında ya sessiz kalıyorlar ya da ‘bizim sendikaya geç istediğin yere tayin de olursun, soruşturmalardan ve cezadan da kurtulursun’ türünden rutin söylemlerine devam ediyorlar. Bizler bunlara konuşmalarımızda ve açıklamalarımızda yandaş diyoruz ya, aslında bunlar yandaş bile değil. Bunlar, dün ona bugün buna dönen insanlardır. Yani şu an desteklediklerine ve en önemlisi de çalışanlar başta olmak üzere topluma ve birliğimize zararı olanlardır” ifadelerini kullandı.

haber-sen-tum-ptt-calisanlarinin-yanindayiz-539204-1.

"SORUŞTURMALARDA KASITLI TUTUM NEYE VE KİME GÜVENEREK YAPILIYOR?"

Ustaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün bu yozlaşma öyle bir noktaya varmıştır ki; başıbozukluk ve ayrımcılık en çok da kurum içi soruşturmalarda kendini gösterir hale gelmiştir. Şöyle ki; mevcut Muğla Başmüdürlük Kontrolörü, aynı şekilde gerçekleşen suistimallerde bir PTT merkezinde tüm yöneticilere ceza verirken başka bir PTT merkezinde bazı yöneticileri kayırabilmektedir. Söylentiye ve kurum içi bir yazışmaya göre 'Gelinini taşeron olarak PTT’ye işe sokamadığından, o PTT merkezini denetlemeye gelip zorlama yorumlarla ve kimi delilsiz suçlamalarla memurlardan bazılarını haksız olarak açığa alıp yaz döneminde o yoğunlukta çalışanları perişan hale getirmiştir ve yaşanan aksaklıklar sebebiyle kurumun da itibarını zedelemiştir' şeklinde şikayetler mevcuttur. ‘Kör parmağım gözüne’ misali yine bahse konu merkezde ‘personel yetersizliği ve iş yoğunluğu gibi nedenlerle işlerin doğru ve düzgün yapılması ve kontrol görevinin sağlıklı yerine getirilmesi imkansızlaşmaktadır’ diyen şef arkadaşa çok yazışma yapıyorsun diye ceza veren ve maalesef şefin dedikleri olunca da kontrol yapmadın diye tekrar ceza veren de yine bu kontrolördür. Tüm bunların yanında kurumun ne kadar başıbozuk olduğunu gösteren en büyük ispat ise usulsüzlükleri soruşturmak ile görevli bu kontrolörün temsil gideri parası karşılığında kurumdaki dağıtıcılara dışarıdan fiş toplattığı iddiasıdır. Yani yapmadığı harcama için usulsüz olarak fiş toplatan bir kontrolörün soruşturmalarına kim, nasıl güvenir? Aslında bu kişinin neler yaptığını tüm PTT camiası bilmektedir. Bundan dolayı geçmişten bugüne yapmış olduğu tüm soruşturmalar ve aldığı harcırahlar gözden geçirilmelidir. Soruşturmalarda bu kadar bariz kasıtlı tutumu neye ve kime güvenerek yapabilmektedir?”

"15 TEMMUZ SONRASI KURUM İÇİNDE FETÖ’CÜ ARAŞTIRMASI YAPILMAMIŞTIR"

Ustaoğlu son olarak şunları ifade etti:

“Biliyoruz ki 15 Temmuz sonrası kurum içinde FETÖ’cü araştırması yapılmamıştır. İnsan merak ediyor bilerek ve isteyerek yapılan hataların ve usulsüzlüklerin cesareti nereden geliyor. Kimler var bu birlikteliğimizin bozulmasının ve emekçilerin mağdur edilmesinin ve yozlaşmanın arkasında? En son üyemiz iki şef ise bu türden kasıtlı ve taraflı verilen cezalar sebebiyle ya da yine bu kişinin gerçekleştirdiği kasıtlı ve taraflı soruşturmaları kıstas alarak oluşturulan önyargılarla eşi, çocukları, itibarı, onuru ve hayatları göz ardı edilerek haksız yere sürgün edilmişlerdir. Hukuk dışı bu uygulamaların derhal durdurulmasını istiyoruz. Bizzat sendikacı sıfatıyla çalışanlar arasında korku ve umutsuzluk pompalayanları, sendikal ayrım gözeterek yöneticilik yapan şef ve müdürleri, kasıtlı olarak soruşturmalarla çalışanları mağdur eden kontrolörleri ve bunları görmezden gelen liyakatsiz ve basiretsiz yöneticilerin ve bunların hamisi konumunda bulunan Genel Müdürlük’teki sorumluların görevlerinden alınmalarını talep ediyoruz. KESK Haber Sen olarak, bir kez daha tüm PTT çalışanlarının yanında olduğumuzu söylemek istiyoruz. Türlü manevralarla emekçileri bölerek ve bu türden haksız ve hukuksuz uygulamalarla bizleri sindirmeye ve korkutmaya çalışarak tüm emekçileri taşeron, İHS’li ve 399 gibi isimlerle ücretli köle haline getirip, ülkemizin bir değeri olan PTT kurumunu şirkete çevirip patron mantığıyla yönetip yok edilmesine karşı durmak için tüm PTT emekçilerini haklı mücadelemize desteğe ve sendikamıza üye olmaya davet ediyoruz. Unutulmamalı ki korkunun ecele faydası yoktur."