Hakeme format!
ÖZLEM KÜÇÜK ÖZLEM KÜÇÜK

Hep söylüyorum sahanın en talihsiz adamları kaleciler ve hakemlerdir. Her ne şartta olursa olsun kalecilerin bir takımın üyesi olduğunu ve yalnız olmadığını düşünürsek hakemler günah keçileridir. Çocukluk yıllarımın meşhur tezahüratıdır: Hakeme gözlük, eline sözlük. Sonraki yıllarda hem bunun devamının hem de hakem hakında yapılan diğer tezahüratların bu kadar masum olmadığını gördük.

Saha içinde “Siz hepiniz ben tek” durumunda çalışan hakemin yapması gereken her şey “zaten”dir. Zaten görmesi, zaten çalması, zaten bitirmesi, zaten atması, zaten göstermesi gerekiyordur. Oldu da görmedi diyelim, vay haline! Önce hemen “Yeter Yıldırım Demirören” diye şikayet, ıslıklamalar, maç sonrası hocaların, başkanların ve hatta televizyon yorumcularının iğneleme ve hakaretleri… Rıdvan Dilmen’in “hakem hatalarına yayın yetmez” demesi konuyu biraz özetlese de birkaç yıl önce hakem Deniz Çoban’ın maç sonrasında yayına çıkıp verdiği yanlış karar için özür dilediğinde hakkında söylenenler konunun vahametini göz önüne sermişti. İlk kez bir hakem çıkıp yanlış karar verdiğini itiraf ediyordu ve bunun üzerine Erman Toroğlu “Deniz Çoban gidip çobanlık yapsın.” dedi. Engin Verel “Saç ektireceğine göz doktoruna gitseydi.” diye ekledi.

Yıllar içinde hakem hatalarını minimuma düşürmek adına çeşitli uygulamalar yapıldı. Çizgi hakemi uygulaması denendi mesela. Altıncı hakem olarak oyuna katılan bu hakemin yararlı olacağı sanılsa da olmadı, kaldırıldı. Hatta dünyada bu uygulama elektronik olarak da yapıldı. Profesyonel hakemliğe geçilmesinde bile hakemlerin işlerine odaklanmasını sağlamak ve verilecek eğitimlerle hakem hatalarının önüne geçmek vardı. Ama hatasız kul olmaz, hakem hataları devam etti. Onlar hata yaptı, biz tartıştık; onlar hata yapmadı, biz yaptıklarını sandık yine tartıştık.

Dünya futbolu her ne kadar hataları sıfırlamak istese de bunun en garanti yolu olan teknoloji kullanımına hep mesafeli yaklaştı. Futbolun teknolojiden yararlanması gerektiği hep tartışılsa da genel kanı teknolojisinin bu büyülü oyunun doğallığını kaybettireceği yönündeydi. Çoğu futbola damı teknolojik uygulamaların oyunun akıcılığına ve heyecanına sekte vuracağını söyledi.Sonunda geçtiğimiz günlerde FIFA da süngüsünü düşürdü ve ilk kez bir maçta VAR (Video Assistant Referees) uygulaması denendi. Dilimize “Video Hakem” olarak geçen bu uygulamada hakem gerek gördüğü anlarda video görüntülere başvurup karar tazeleyebilecekti. İspanya – Fransa arasında oynanan hazırlık maçında Griezmann topu İspanya ağlarına gönderdi. Fakat gol sevinci hakemin golü iptal etmesiyle yarım kaldı. Video hakemden gelen uyarıyla maç 0 – 0 devam etti. Maçın ikinci yarısında Gerard Deulofeu’nun Fransa ağlarına gönderdiği topa yardımcı hakem ofsayt bayrağı kaldırsa da video hakem golü verdi. Böylece İspanya belki de 1 - 0 yenileceği maçı 2 – 0 galibiyetle kapadı. Maç sonrası Mbappé kararların aleyhlerine olsa da adaleti sağladığını açıkladı.Futbol izleyicisi adına çok ilginç ve tarihi anlardı. Uygulama gelirse hakeme itiraz da tarihe mi karışacak diye düşündürdü.

Video Hakem uygulaması oldukça maliyetli olduğundan ülkemize ne zaman gelir bilinmez. Fakat eleştiremediğimiz, küfür edemediğimiz,TYF’ye şikayet edemediğimiz bir hakem ister miyiz emin değilim. Gerçi bizde bu azim varken “hakeme format” tezahüratlarının edilmesi kuvvetle muhtemel.