Halifelik kaptırıldı!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Sadece Ortadoğu değil, Türkiye de son derece vahim günlerden geçiyor!..

Sadece Ortadoğu değil, Türkiye de son derece vahim günlerden geçiyor!..
IŞİD bölgeyi kıskaca aldı.Katliamları dayanılmaz hale geldi!
SSCB’nin Afganistan’ı işgali sonrası görülen insanlık dramı, şimdi bu bölgede daha yoğun yaşanıyor.
Nihayet dünya tehlikenin boyutunu anladı!..
Önemli gelişmeler kapımızın önünde duruyor...
Ancak, hükümet duyarsız!..
Sanki “işi idare eden” bir tutum içinde!
• • •
IŞİD bugüne kadar görülen en vahşi terör örgütü olarak varlığını sürdürüyor.
Yaptıkları, Talibanların sürdürdüğü vahşetin de ilerisinde!..
IŞİD kafa kesiyor!..
Erkekleri asıyor...
Kadınlara tecavüz edip öldürüyor...
Çocukları kullanıyor...
Genç kızları satıyor...
Kısaca, kendisi dışındaki mezhep ve ırklara karşı bu yüzyılın görülmemiş soykırımını uyguluyor!...
• • •
IŞİD bunları İslam adına yapıyor...
Oysa, ele geçirdiği yerlerdeki camileri, türbeleri yıkıyor ve Müslümanları katlediyor!..
Halifelik ilan eden bu vahşi örgütün İslamla ilgisi olmadığı açık!!..
Haraç alıyor, petrolu satıyor!..
Savaşın ve şiddetin rantını alıyor!..
• • •
IŞİD öyle birden ortaya çıkmadı!..
Şöyle bir hatırlayalım;
Arap Baharı’nın bir demokratikleşme başkaldırısı olmadığı, yeni yeni tiranlara müsaade eden bir proje olduğu anlaşıldığı an boşlukta kalanlar, komşuların da tahrikleriyle yeni yönetim biçimlerine yöneldiler...
Başta Türkiye’nin desteklediği, Katar ve Suudi Arabistan’ın içinde olduğu” siyasal İslamla yönetilme” zorlaması,yeni çatışma ortamları hazırladı...
RTE’nin Mısır için,” Mürsi,Rabia, Darbe ve Sisi” dörtlemesinde ki çığırtkanlık,” Müslüman Kardeşler iktidarının” yaygınlaştırma hedefinin dışavurumuydu...
Yapılanlar, aslında “Müslüman ülkeler” arasındaki kaosu tırmandırıyordu...
Ayrıca, 2000’li yılların başından beri Ortadoğu petroluna göz dikmiş emperyal güçlerin, kendi hırsları nedeniyle bölgede kurmaya çalıştıkları hegemon düzen, halklar arasında çatışmalara neden oluyordu...
• • •
IŞİD; özellikle Irak ve Suriye üzerinde bu sömürgeci güçlerin oynadıkları çıkar odaklı politikalarının sonucu ötekileştirilen insanların tepkisi ile büyüdü...
IŞİD; mezhepsel farklılıklara yönelik kayırmalar ve tercih edilen ırka dayandırılan korumacı davranışların ortaya çıkardığı bunalımı kullanarak, şiddeti körükledi...
Ayrıca, “cihat çağrısının” büyüsünü kullandı!
Ve “sanal dünyada şiddet oyunlarıyla büyümüş gençlere” yeni heyecanlar sunarak gelişti...
• • •
Özellikle Irak’ta oluşturulan ayrımcı yönetimler, farklı inanç ve beklenti içinde olan katmanların dağılmasına neden oldular...
Yönetim iradesini kaybeden yerel siyasiler, egemen güçlerin bu bölgeden çekilmesiyle birlikte devletlerini teröre teslim ettiler...
• • •
IŞİD’in palazlanmasında AKP iktidarının katkısı çoktur...
Başbakan Davutoğlu’nun Dışişleri bakanı iken uyguladığı yanlış politikalar, sınırlarımızda terörün güçlenmesine neden olmuştur.
Esad karşıtlığı hırsı ile kurdurulan “Özgür Suriye Ordusu,” dünyanın en vahşi teröristlerinin eline silah verilmesine neden olmuştur!..
Bu vahim yanlışlar özellikle Suriye’deki karşılıklı şiddeti, daha da kanlı hale getirmiştir!..
• • •
Biliyoruz ki;
AKP seçim kazanmak adına, salt kendi geleceklerini düşünerek ülke çıkarlarını bir yana koyan tehlikeli oyunların içine girmekten  geri durmamış...
Yerel seçimler sırasında ortaya çıkan tapelerin birisinde; iç politikada rant elde etmek için “ “Süleyman Şah Türbesine” saldırı düzenleme planları bile yapmış...
Halkı galeyana getirmek adına tehlikeli ve ikiyüzlü davranış içine girmekten çekinmemiş...
AKP iktidarının kendi çıkarı için uygulamaya çalıştığı küçük düşürücü teşebbüsler duyuldukça, ülkemizin bölgedeki saygınlığı azalmıştır...
• • •
Son zamanlarda, IŞİD’in sınırlarımızı rahatlıkla kullanması, ülke içinde gösteriler yapması, bazı yurttaşların IŞİD’a katılması, iktidarın onları el altından teşvik etmesi çok manidardır.
İstanbul’da Caferi Camisi yakan IŞİD militanlarının hâlâ bulunamamış olması da ayrı bir kuşku vesilesidir.
Dünkü taraf gazetesindeki “IŞİD’in halifesi Bağdadi’nin sağ kolu Ahmet El H.ve  adamları Şanlıurfa’da tedavi edildi” haberi ise, iktidarın üzerine yapışacak önemli bir şaibedir...
• • •
Bugüne kadar hükümetin rehinelerle ilgili davranışı ve çalışmasını gördükçe, “49  rehinenin varlığı, IŞİD’a karşı oluşacak siyasal ve askeri hareketin içinde Türkiye’nin etkin bir şekilde yer almasını engelliyor” değerlendirmesinin geçerli olmadığı görülüyor...
İlk bakışta bazı sorular akla geliyor...
Hükümet neden rehinelerle ilgili yayın yasağı koydu?..
Neden kamuoyunu bu konuda bilgilendirmiyor?.Niçin susuyor?
Geçen günler içinde CHP Milletvekili Ensar Öğüt’ün konsolosumuzun ailesiyle birlikte yaptığı “Öldüklerine dair bilgiler var” açıklamasına neden yanıt verilmiyor?..
Hükümet bu sorulara doyurucu cevap vermediği sürece inandırıcı olması mümkün olamaz!..
• • •
Ayrıca daha önceki yazılarımda da dile getirmiştim.
AKP iktidarı IŞİD’i bir terör örgütü olarak görmüyor.
Hatta, İslami terör örgütü olarak hiç değerlendirmiyor!..
Terör örgütleri listesine dahi almadı!..
İnsanların kafalarını kesmesini bile kınamadı!..
• • •
Sanırım ki iktidar katliamları görmüyor, IŞİD’i, İslamiyet’in yayılması için hidayete ermiş bir güç olarak değerlendiriyor...
Onlar Uhrevi bir bakış içindeyken(!)  bu arada halifeliği de IŞİD’e kaptırdıklarının farkında değiller herhalde!..