Halkın oyu, otuz yılda eskir mi?
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
İsveç geri adım atıyor. Hükümeti oluşturan 4 parti önceki hafta açıkladıkları enerji planıyla nükleer santrallara yeşil ışık yaktı. Dünyada nükleer santralı bulunan 30 ülke var. Bunlardan...

İsveç geri adım atıyor. Hükümeti oluşturan 4 parti önceki hafta açıkladıkları enerji planıyla nükleer santrallara yeşil ışık yaktı. Dünyada nükleer santralı bulunan 30 ülke var. Bunlardan sadece üçü nükleer santrallerini kapatma kararı almış durumda. Almanya, Belçika ve İsveç. Şimdi İsveç, hükümetin çalışmalarıyla bu karardan vazgeçmek üzere. Hükümet, enerji planını açıkladı ve açıklamayla küçük bir şok yaşandı. Çünkü hükümet, otuz yıl önce halk oylamasıyla 2010 yılına kadar kapatılması kararlaştırılan ve şimdiye kadar da biri kapatılan dört nükleer santralla ilgili olarak yürürlükte olan yasayı değiştirmek istediğini duyurdu.

İsveç, 10 reaktörü bulunan 3 nükleer santralla elektrik enerjisinin yüzde ellisini karşılıyor. Bu santralların kapatılmasına 1980’de yapılan bir referandumla karar verilmiş. O tarihte mecliste bulunan tüm partiler, nükleer enerjinin geleceği hakkında, halk oylamasına gidilmesi konusunda hem fikir olmuşlar. Halkın, nükleer santrallerin kapatılıp kapatılmamasına karar vermesini isteyen siyasiler, halk oylamasına açtıkları konuda “nükleer enerjiye evet” ya da “nükleer enerjiye hayır” seçeneklerini koyamamışlar.

Halk oylamasında 3 öneri sunulmuş. İlginç olan, üç seçeneğin de biraz farklı nüanslarla da olsa, İsveç’te nükleer santrallarin kapatılması ve nükleer enerjinin devreden çıkartılmasını içeriyor olması. Referandum öncesi İsveç’te nükleer enerji karşıtı bir kamuoyu oluşmuş. ABD’de 79 yılında yaşanan nükleer santral sızıntısı kamuoyunun oluşmasında oldukça etkili olmuş.  Meclisteki hiç bir parti, böyle bir baskının altında ve seçmen kaybetme korkusuyla “Nükleer enerjiyle yola devam konusunu da oylayalım” diyememiş.

Oylamanın sonucunda diğer iki maddeden daha fazla, 39,1 oy alan ikinci madde kabul edilmiş. Buna göre 2010’da santrallerin kapatılması kararı alınmış. Bu süreye kadar da nükleer santralların devlet kontrolünde işletilmesi karara bağlanmış.

Yıllar çabuk geçmiş ve İsveç’te başa gelip giden iktidarlar, nükleer enerjinin yerine şunu koyalım politikasını geliştirememiş. Rüzgâr enerjisinin kullanılmasına yönelik yatırımlar göstermelik kalmış. Şimdiki koalisyon hükümeti, otuz yıl önce halk oylamasıyla kapatılmasına karar verilen santrallarla yola devam etmek istiyor. Bunun için mecliste oylama yapılacak ve yasa değişikliği için aralarında Yeşiller Partisi’nin de bulunduğu muhalefetin tam desteği şart.

Hükümet, İsveç’te en fazla 10 reaktör bulunmasını ve yenilerinin, devreden çıkartılan eskilerinin yerine açılmasını istiyor. Devletin, nükleer santral açmak için hazine yardımı yapmasını kabul etmiyor. Santralların özel teşebbüsler tarafından açılması isteniyor. Hükümet planına göre, 2020’ye kadar ülke çapında karbondioksit gazı çıkışı yüzde 40 indirilecek. Isınmada fosil yakıtlar kullanılmayacak. İsveç’teki araçların petrol ve petrol ürünleriyle çalışması engellenecek. Rüzgâr enerjisine yatırımlar artacak.

Yasa değişikliği meclisten geçerse dünyada “Nükleer santrallarımı kapatacağım” diyen ülkelerden biri daha safını değiştirmiş olacak. Muhalefet kanadı, hükümetle görüşmelerin olumlu geçtiğini açıkladı. İsveç’te 2010 yılında nükleer santralların kapatılıp kapatılmayacağına dair yasa değişikliği bir süre daha tartışılacaktır. Ama tartışmasız bir gerçek var ki 2010’da İsveç’te genel seçimlerin yapılacağı. Enerji planı görüşmelerinde muhalefet, hükümete görevini hatırlatıp “Senin işin, İsveçlilerin otuz yıl önce oyladığı gibi santralları kapatmak, işini yap” derse seçimlerde cezalandırılan kim olur acaba?