Hasip Kaplan, geçici 15'inci maddeyi hatırlattı: Darbecileri koruyordu, şimdi siviller için geldi
31.12.2017 09:30 SİYASET

ZEYNEP KURAY [email protected] @zeynokuray

Eski HDP milletvekili hukukçu Hasip Kaplan, sivillere cezai sorumsuzluk getiren son KHK’yi, 12 Eylül darbe anayasasına eklenen ve Kenan Evren’in de içinde bulunduğu darbeci beş generalin cezai sorumsuzluğunun ömür boyu süreceğine hükmeden geçici 15’inci Madde’ye benzetti. Kaplan, kaldırılmış olan 15’inci maddenin bu KHK ile tekrar yürürlüğe girdiğini belirtti.

‘Göstermelik yargı’
KHK ile ilgili AKP’nin yaptığı hiçbir açıklamanın doğruyu yansıtmadığını vurgulayan Kaplan, düzenlemeleri BirGün’e değerlendirdi.

Geçici 15’inci Madde’nin kaldırılması için 23’üncü ve 24’üncü yasama döneminde Meclis’e önerge veren Kaplan, AKP hükümetinin bu maddeyi çok gecikerek kaldırdığını, Kenan Evren ve generalleri duruşmaya dahi getirmeyerek, göstermelik bir biçimde yargıladığını hatırlattı.

‘Ne polis tutar, ne savcı soruşturur’
Son çıkartılan 696 Sayılı KHK’nin de iddia edildiği gibi geriye değil, ileriye dönük olduğuna işaret eden Hasip Kaplan, AKP’nin darbe girişimi sonrası, 8 Kasım 2016 tarihinde o gece olaylara karışan sivillerin cezai sorumluluğunu ortadan kaldıran 6755 Sayılı kanunu çıkarttığını, hükümet yetkililerinin bu KHK’nin söz konusu kanuna ek olarak çıkartıldığı yönündeki açıklamalarının hiçbirinin doğru olmadığının altını çizdi.

“Bu maddede bir muğlaklık var. Gelecekte cinayet işleyenleri ne polis tutabilir, ne savcı soruşturma açabilir” diyen Kaplan, suç işleyecek şahısların “Ben bunu devlet için yaptım” demesinin aklanması için yeterli sayılacağını söyledi.

‘90’ların çete yapılanmasına dönüş’
KHK’nin büyük felaketlere yol açacağını 1990’lı yılları örnek göstererek vurgulayan Kaplan, o yıllarda ‘vatanseverlik’ adı altında kendini devlet yerine koyup cinayet işleyen çetelerin öne çıktığını hatırlattı.

Hasip Kaplan, “Bu çok tehlikeli, iç barışı sabote edecek, herkesin kendini devletin yerine koyabileceği bir yasa. Zaten bu ülkede yaklaşık 700 bine yakın TSK mensubu var, ayrıca kalabalık bir polis gücü var. Yine 200 bin üzerinde jandarma var, 470 bin özel güvenlik, 30 bin sahil güvenliği, 87 bin korucu var. Bunları topladığınız zaman 2 milyona yakın bir rakam çıkıyor ortaya. Bu kadar silahlı güvenlik gücünün olduğu bir devlette, bu tür bir milis örgütlenmesine ihtiyaç duyulması kaygı verici soru işaretleri doğuruyor” dedi.