Havuz, bunların iktidarına sevindi: Yeşiller: “Türkiye’ye gitmeyin” FDP: “15 Temmuz tiyatro”
Bülent Mumay Bülent Mumay

Almanya seçimlerinde hükümeti oluşturan büyük koalisyonun (CDU/CSU-SPD), yaklaşık yüzde 16 kayıp yaşaması, iktidar medyasında büyük coşkuyla kutlandı. “Erdoğan’ın oy vermeyin” diye işaret ettiği 3 partiden bu 2’sinin birlikte yeniden hükümet kuramayacak olmasının, memleketimiz açısından hayırlı olacağını düşünüyorlar herhalde.

Eski koalisyon yerine; Erdoğan’ın 1 numaralı hedefi olan Merkel, “oy vermeyin” dediği 3. parti olan Yeşiller ve 15 Temmuz darbesinin tiyatro olduğunu söyleyen Hür Demokratlar’ın (FDP) kuracağı 3’lü koalisyona mı umut bağlıyor acaba yandaş medyamız?

Buyrun, memleketimiz açısından nasıl “hayırlı” bir sonuç var ortada, hep birlikte inceleyelim:

Merkel’in Türkiye’ye son dönemdeki bakışını zaten biliyoruz… Bu 3 partinin renklerinden dolayı Jamaika denen olası koalisyonun diğer ortaklarına yakından bakalım… Ermeni Soykırımı tasarısını Alman Meclisi’ne getiren Cem Özdemir, Dışişleri Bakanı olarak Türk heyetlerinin karşısına oturabilir çok yakında. Erdoğan’ın “Çocuk o çocuk” dediği, Türklüğünü kan testiyle ölçmek istediği Cem Özdemir’den söz ediyoruz. Seçimden birkaç gün önce “İktidara gelirsek Türkiye’ye seyahat uyarısı yayınlayacağız” demecinden haberin var mı sevgili yandaş medya? Erdoğan’ı “Türkiye’ye otoriter bir rejim getirmek isteyen rehineci” olarak nitelendirdiğinden?

Peki… Olası koalisyonun ekonomi ve enerji politikalarını etkilemesi beklenen liberal FDP’nin lideri Christian Lindner’in 15 Temmuz için ne dediğini hatırlıyor musunuz? 15 Temmuz darbesini, Hitler’in Almanya’da özgürlükleri ortadan kaldırmak için çıkardığı Reichstag yangınına benzetmişti. Yani “tiyatro” diyordu geçen yıl yaşadıklarımız için.

Hani yıkılmasına sevindiğiniz koalisyonun yerine gelecekler bunlar… Memleketimize “hayırlı” olsun!

***

“Nazi” diye diye Nazileri getirmek

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357042-1.havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357043-1.

Türkiye’de iktidar da, yandaş medyası da Almanya’da sosyal demokratların (SPD), Merkel’in CDU/CSU’sunun tarihi bir darbe almasını coşkuyla kutluyor. Hem Erdoğan’a hem de dünkü havuz gazetelerine göre Türk düşmanlığının faturasını ödediler… Peki, neredeyse bütün partilerin Türkiye karşıtı politikalar uygulamasında Türkiye’nin hiç mi etkisi yok? Başta Deniz Yücel olmak üzere Alman vatandaşlarını peş peşe tutuklamanın mesela...

Oy patlaması yapan ırkçı AfD’ye göz atsak mı? Yüzde 13’lere dayanarak parlamentoya girmesinde, Ankara’nın ateşe attığı odunların hiç payı yok mu? Neredeyse her ay Almanya’yı Nazi dönemi uygulamalarıyla suçlamak, Neo-Nazi’lerin ekmeğine yağ sürmedi mi? Kaybeden, Almanya’da yaşayan Türkler olmayacak mı? En ufak bir hak talepleri artık daha büyük bir dirençle karşılanmayacak mı? Yaşayıp, göreceğiz.

***

Erdoğan: “Bir gece ansızın gelebiliriz”
Yıldırım: “Rahat olun, savaşa girmeyiz”

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357047-1.

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357048-1.

BirGün gibi birkaç gazete hariç, dün neredeyse tüm gazetelerin manşeti aynıydı. Erdoğan’ın ağzından “Bir gece ansızın gelebiliriz” manşet başlığıyla çıkmışlardı. Hani eskiden okuduğumuz, ortak çıkarılan Bayram Gazetesi tadındaydı.

Çok sesli medyamızın tek tip manşetinde Erdoğan, Barzani’yi referandum nedeniyle operasyon yapmakla tehdit ediyordu. Silahlı bir müdahaleden söz ediyoruz elbette. 1. sayfalarda Erdoğan’a hep tanklar zemin yapılmıştı.

Aynı gazetelerin çoğunda küçük bir kutu daha vardı altlarda. Yıldırım’ın ağzından verilen başlık da aynen şöyleydi: “Vatandaş rahat olsun, savaşa girmiyoruz.”

Hani Türkiye kamuoyu bir tarafa, Barzani bu iki haberi görünce ne düşündü acaba?

***

Aydınlık’ın Nazi kaynaklı ‘Avrasya’ sevinci

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357049-1.

Aydınlık Gazetesi’nin her meseleyi eğip büküp “Atlantikçiler yenildi, Avrasya kazandı”ya getirmesi hakikaten takdire şayan. Almanya’da geçen pazar yapılan seçimleri de öyle yorumlamışlar. Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Mercan imzalı habere göre “Almanya’da ibre Avrasya’ya döndü. Amerikan hegemonyası yenildi.”

Nasıl mı? Aydınlık meseleyi, oy patlaması yapan ırkçı parti AfD’ye umut bağlayarak açıklamış: “AfD’nin programındaki en önemli başlıklar, Almanya’nın Atlantik’ten uzaklaşıp Avrasya’ya yaklaşmasını temsil ediyor.” Yanlış aktarmadım, siz de yanlış okumadınız. Nazi olarak nitelenen ırkçı partinin yüzde 13’e dayanmasına sevinmiş Aydınlıkçılar. Almanya’nın böylece Avrasya’ya yanaştığını düşünüyorlar.

Almanya’nın 90’lı yıllardan bu yana Çin’in dörtbir tarafında fabrikalar kurduğunu, sadece geçen yıl Çin’e 76 milyar Euro’luk ihracat yaptığını, karşılığında da Çin’den 94 milyar Euro’luk mal aldığını bilmiyor olamazlar. En çok mal aldığı 4, en çok ithalat yaptığı 1. ülke olduğunu da… Elbette her şey ticaret değil. Ama biz yine de yine de dalgayı bozmayalım. Nazilerin yükselmesiyle yaşadıkları Avrasya sevincine darbe vurmayalım.

***

Tribüne çıkan yazarlar

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357050-1.havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357051-1.

Geçen yazıda, Hürriyet yazarı Mehmet Yılmaz’ın çıktığı ucu açık tatilden söz etmiştim. Hâlâ “yıllık” izinde. Ama belli ki iznini sadece “politik” yazıları için kullanıyor. Ya da kullanması isteniyor.

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinden sonra spor sayfalarında gördük kendisini. Ama göbek sayfadaki köşesinde yeller esiyor hâlâ.
Geçen sene köşesine veda eden Habertürk yazarı Umur Talu’yu da spor sayfalarında yakalayabildik. Bir yıl önce çarpıcı bir yazıyla kepenk indirdiğini açıklayan Talu da, derbi için kepengi açmıştı yeniden.

Belli ki bu iki ismin “Maksat spor olsun” tadında yazılarına izin var bu dönem. Bakalım devlet büyüklerimizin sık sık “Dünyadaki tüm ülkelerden daha özgür” dediği basınımızda başka hangi yazarlar “tribüne çıkmak” zorunda kalacak.

***

İki Ahmet krizi: Biri gitti, diğeri?

havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357052-1.havuz-bunlarin-iktidarina-sevindi-yesiller-turkiye-ye-gitmeyin-fdp-15-temmuz-tiyatro-357053-1.

Malum, Star’daki iki Ahmet kavgasında koltuğunu kaybeden Ahmet Taşgetiren olmuştu. Ahmet Kekeç’in, ibrikçibaşı Hüseyin Gülerce ile birlikte arka arkaya yazılarla saldırdığı Taşgetiren, Star’dan ayrılmak zorunda kalmıştı.

“Racon” mağduru olan Taşgetiren, basılmayan son yazısını internette yayınlayarak istifasını açıkladı. Yalnız hemen ertesinde Ahmet Kekeç’in de sesi soluğu kesildi. Köşesinde yıllık izne çıktığını falan da duyurmadı. Haftada 6 gün, hem de 1. sayfa anonslu yazan Kekeç, Taşgetiren’in ayrılmasından sonra hiç yazmadı. Kokusu çıkar yakında.